buldummmm

ama bunu buldum
TADIMLIK
O ilk yazı asla unutmadım. Çocukluğumun en büyüleyici yazıydı. Çünkü ondan öncekileri anımsamıyordum. Geçmiştekileri, büyüklerim sonraki yıllarda anlatacaklardı bana. Onlar benim yazlarım sayılmazlardı ki. İçimde kalacak günlerin en uzunlarının yaşandığı, sıcak öğlelerde tüm görüntülerin eriyerek dalgalandığı, büyüklerin gölge yerlere çekildiği, epeydir eski görkemini yitirdiği söylenen sokağımızın içten içe uykulu bir keyfi yaşadığı yazlardan biriydi. O yaz sonunda artık okula yazılacağımı söylemişlerdi bana. Bu ÔartıkÕla neyi vurguladıklarını anlamamıştım. Çok mu yaramazdım acaba? Okula hiç heveslendiğimi sanmıyordum. Gidince okulu görürdüm, beğenmesem de gitmezdim. Annemle küçük teyzem istemezsem zorlamazlardı diyordum, beni çok severlerdi çünkü. Başka teyzem yoktu; ona küçük teyze demek yaraşıyordu. O, on sekiz yaşına o yaz girmişti. Anneannemle dedemin çocuklarına taktıkları gösterişli adlardan ötürü daha on yedisini bir hafta önce arkasında bırakan küçük teyzemin yeniyetme kız yüzüne, Cezayir menekşesi mavisi gözlerindeki şaşkınlık dolu bakışlarına en yakışanı küçük teyze olmasıydı.