dün biraz konuştuk arkadaşla. ona daha ayrıntılı anlattım burada yazmama gerek yok ama yine de biraz yazayım.
1 yıldan biraz fazla bir ilişkim ki gerçekten neredeyse herşeyi çok rahat paylaşıyorduk. artık ben onun evine gidip annesi babasıyla oturuyordum o evde olmasa bile o da aynısını yapabiliyordu. ama en sonunda ne oldu, benim geçirdiğim salak bir hastalık yüzünden beni bırakıp gitti. ha belki bu hastalığım devam edip o çok acı çekecekti.(sinir patlaması gibi bir şeydi, sinirlenince bir şeyler yapıyorum ama ne yaptığımı ben hatırlamıyorum) ufak kavgaların üzerine bu gelince bırakıp gitti.
ben resmen hayatı bıraktım. en sonunda ne oldu? hap içmeden bilmem kaç gün yoğun bakım. ve sonra ne yaptı o bana? ben normal servise geçtikten sonra sadece aradı ve "geçmiş olsun" dedi... sadece "geçmiş olsun"... ayrıca orada başka bir şey daha beni bundan daha çok yıktı. ben bu durumdayken annem babam yanımda değildi... evet babamla aramız eskiden beri iyi değildir ama... sadece getirdi ve götürdü babam. annem de arada geldi. onlardan çok selen diye bir arkadaşım benim yanımdaydı.
düşünün annem ev hanımı ve benim yanımda refakatçi olarak kalan selen... kız okuluna gitmedi, bizimkiler rahat... ama dedim madem duygu böyle, ailem böyle demek ki onlara önem vermeye değmez. bana değer verenler bana yeter. ki o hastanede arkadaşlarım beni hiç yalnız bırakmadı... ailem böyle yapmasına rağmen... o zaman anladım ama, hiç kimse ama hiç kimse için bırak intihar etmeyi, tek bir göz yaşı dökmeye bile değmez.
ha ben hala ağlıyorum o duygu için. komedi filmindeki en ufak bir ayrılık sahnesinde bile ağlıyorum, değmediğini biliyorum. çünkü o ben karşısında ağlarken(ben ondan önce en son küçükken ağladım) o benim karşımda güldü... değmez ama işte...