Herkesin başına geliyor demekki.

Bu satırlar çok tanıdık.

Şimdi sana kendi hikayemden bahsedeyim.

Bütün bu yazdıklarını tekrar yazmaya gerek yok. Tam 1 yıl önce ayrıldığım 3 senedir sözlüm olan bir kız.. Bacağımda hala ona laf gelmesin diye yediğim bıcağın izi var. Tam 1 yıl önce sessiz ama severek ayrılmıştık. 1 ay önce bir davetiye geldi elime. Evleniyoruz.. Hayatının ilklerini yaşadığı insanı hayatındaki son aşkı ile olan düğüne çağırıyordu. Ne mantık ne kalp ne beden beni o düğüne götürebilirdi. Ama gittim. Onu benim yanımda görmek isterim beyazlar içinde ama olmadı. Uzaktan görebildim. 1 yıl boyunca bana bir duvar uzaklığındaydı. Her ağladığında sesini duydum içim burkuldu. Başı sıkışsa her zaman yardımına koştum. Bir duvar mesafedeydi hayatımı değiştiren insan ama bazen öyle şeyler engel oluyorki insana bedeninden beden koparmak istiyorsun. Çünkü canından can gidiyor. O evlendi. Artık duvarın öteki tarafı boş. Ne sevdiğimiz müzikleri çalıyor, ne de özlem duyduğum o ses var. O gitti ya bende gidiyorum buralardan.

Şimdi dua et bence haline. Ya o hep bir duvar uzaklığında olsaydı? Ya o hep gözünün önünde olsaydı ayrı kaldınız sürede?

Yaklaşık 4 ay hayalet gibi yaşadım. Nete verdim kendimi. 3 gün uyumadığım günleri bilirim. Yemeden içmeden. Hayattan vazgeçmek kendinen vazgeçmek. Ondan vazgeçmek ise yepyeni başlangıç

Her bitiş aslında yeni bir başlangıç diye boşuna dememişler. Hayat güzel yaşamaya devam etmek herşeyin keyfini çıkarmak gerek.