Tabi ki hepsine söylediğini iddaa etmiyorum. Ki asla böyle birşeyi söylemeye ne sen ne de başkası cesaret edebilir. Söylemesi-eleştirmesi kolay. Durumu kesinlikle tasvip etmiyorum. Davulun sesi uzaktan hoş gelir. Tabi ki yapıcı eleştirilerde bulunacağız. Ama olayın ana nedenlerini de irdelemek gerek. Konuyu sadece yukarıdaki haberle sınırlandırmamak gerek. Hanginiz doğudaki bir köy okuluna gitti ve oradaki durumu gözlemledi. Devlet bütçe ayırmıyor işte. Müdür de çaresiz şekilde katkı payı adı verilen zorla yaptırılan bağışlara yöneliyor maalesef. Aksi takdirde inanılmaz sorunlar çıkacak. Mesela okullarda hizmetli yok. Çok basit bir örnek vereyim. Abimin okulunda ne öğretmen var ne hademe ne de müdür. Allahın dağında bir köyde tek başına. Hem hademe, hem öğretmen hem de yetkili müdür. Sobayı bile kendisi yakıyor. Devletten tek kuruş destek yok. Aileler duyarsız. Ne maddi ne manevi yardım yapmıyorlar. Abimin maaşının yarısı okul masraflarına gidiyor. (tebeşir parası-temizlik malzemeleri vs) Abim parasına acımıyor ve okula harcıyor. Abim cimri biri olsa okulun ihtiyaçları için öğrencilerden zorla para toplamak zorunda kalacaktı. Böyle bir durumda kim abimi suçlayabilir. Para toplamasa temizlik yapılamayacak. Lavabolardan mikrop yayılacak. Tüm öğrenciler hasta olacak. Böylesi daha mı iyi?