Yeşil gözleri ışıl ışıl parlarken anlatıyordu küçük masum çocuk bir onun kadar masum arkadaşına
-Dün ne olduğunu anlatsam kesin inanmazsın bana
- Niye inanmayayım? Biz kan kardeşi değil miyiz? Gerçi kestiğimiz parmağım hala acıyor ama Dur Dur Aslında ben sana küsüm Sen kandırdın beni Neden sadece benim parmağımı kestikte senin canın acımadı? Ben gördüm televizyonda
- Televizyonda gördüğün her şeye inanma se n Hem ona bakarsan orda parmağını değil, kollarını kesiyorlardı Senin kolunu kessek daha mı iyiydi? Ya Ne haber
- O zaman daha çok acırdı değil mi?
- Acırdı tabi Hem bir dakika ya Ne kadar çok konuştun dır dır kafamı ütüledin be
- Ana! Babam da anneme böyle diyor bazen
- Beni dinle artık Çok önemli bir şey anlatacağım diyorum Yok yine dinlemeyeceksen ben de gider Tayfun’a anlatırım Sen bilirsin
- Tayfun’u bulursan anlatırsın O bir hafta parka falan çıkamaz artık
- Nedenmiş o?
- Dün gidip annesine top oynadıktan sonra terli terli su içtiğini söyledim de ondan
- İspiyoncu!
- O ne be?
- Takma isim oğlum Hiç duymadın mı televizyonda?
- Babama küçükken taktıkları takma ismi öğrendim dün Çok komik
- Neymiş?
- Kaba g t Hayri
- Şimdi ben de gidip seni annene küfür ediyor diye ispiliyeyim mi?
- Ben küfür etmedim ki küfür eden babamın arkadaşları Bana ne
- İyi iyi Hem artık yeter be, dinlesene beni Bak gerçekten çok şaşıracaksın Hem kıskanırsın bile belki
- Merak ettim şimdi Hadi anlat bakalım
- Dün yağmur yağdı ya, işte ben hiç uyuyamadım korkudan Bir de biri fotoğraf çekiyormuş gibi bir ışık yansıdıkça Sanki annemin izlediği sırlar dünyasındaki gibi Annemlerin odasına gidecektim ama onuda yapamadım Çünkü geçenlerde babam çok kızmıştı yine böyle bir gecede onların odasına sığındığımda Oğlum, eşek kadar oldun artık sen (Bunlar böyle işte işine gelince sen eşek kadarsın artık, işine gelmeyince sus bakayım sıpa ) Hiç insan su damlasından korkar mı,demişti Bende gözlerimi tavana dikmiş, yagmurun özellikle de o yanmasıyla sönmesi bir olan ışığın dinmesi için dua ederken birden bir ses geldi pencereden sanki biri taş atmış gibi Böyle pat diye
- Çok güzel anlatıyorsun Sen büyüyünce hikayeci olsana
- karıştırma yine lafı, dinle Sonra ben daha çok korktum tabi Babam ne derse desin gideceğim yanlarına Tam ayaklandım kapıyı açıp çıkacağım dışarıya yine aynı gürültü ama ilk seferkinden daha nazikçe Bana yardım eder misin der gibi sanki
- Yok Yok vallahi sen hikayeci ol
- Sonra, korkarak da olsa gidip açtım pencereyi Pencereyi açar açmaz sanki ışık hızıyla bir şey daldı içeriye Ben sadece önümden kırmızı bir bezin geçtiğini gördüm o kadar Şimdide korkudan önüme dönemiyorum Derin derin alınıp verilen soluk sesleri geliyor arkamdan
- Rüzgar bir bez parçası uçurmuş diyeceğim ama, nasıl soluk alıp vercek ki o bez parçası?
- Dahası da var Bir süre sonra konuşmaya da başladı bizim bez parçası Benden korkmana gerek yok Sana zarar vermem Gerçi ben hiç kimseye zarar vermem hadi dön önüne,dedi
- Sen dün uyurken poponu açıkta mı bıraktın?
- Gerçekten doğru Sonra ben ,tabi yine korkaraktan, döndüm önüme Birde ne göreyim; tam karşımda Süpermen

- Yok artık
- Hayır, var artık Hem de tam karşımda Soluk soluğa kalmış, suratı çizikler içinde, kolundan kan geliyor Çok teşekkür ederim, dedi İyi ki pencereyi açtın bana Gücüm dermanım kalmamıştı artık
- İyi de Babam bana gerçekte Süpermen, örümcek adam gibi şeylerin olmadığını söylemişti Onlar sadece film kahramanıymış
- Zaten onlara bakarsan televizyonda gördüklerimizden bir tek Noel Baba gerçek Ama bu güne kadar bize hiç uğramadı Hem bir kere bizim evde baca yok ki Noel Baba olsun
- Neyse Devam etsene meraklandım iyice sonra ne oldu
- Annemler uyanmasın diye ayaklarımın ucunda ecza dolabına gidip; pamuk, tentirdiyot falan alıp geldim tekrar odaya Yarasını sarıp, temizledim Meğer birinin yardımına koşarken,aman uçarken, yağmur çok şiddetlendiğinden önünü göremeyip bir duvara çarpmış
- Bu dediklerine inanayım mı ,inanmayayım mı Bilemedim ki Hem gerçek gibi hem yalan
- Yalan değil Hem ben sana hiç yalan söyler miyim? Yalan olsaydı gider Tayfun�a anlatırdım
- Tamam o zaman Hadi gidelim size göster bana da Süpermeni
- Hiç kimseye söylemeyeceksin ama bu sırrımızı
- Merak etme Benim ispiyonculuk alanındaki uzmanlığım sadece Tayfun�la sınırlı
- Hani sen ispiyoncu neydi bilmiyordun?
- Az önce öğrendim ya senden
- Tamam Tamam Hadi gidelim ama önce bana söz ver
- Söz Erkek sözü
- Aaaa Çocuklar, hoş geldiniz Canınız mı sıkıldı parkta? Ama yeni sildim halıyı üzerinde gezinmeyin fazla, iz kalıyor sonra Hadi oğlum odana geçin siz arkadaşınla Bende birazdan size kek meyve suyu falan getiririm Yok yok keki dökersiniz siz halıy ben size sadece meyve suyu getiririm Haydi bakalım
- Tamam anne
- Annenlerden nasıl sakladın ki onu, nasıl görmediler?
- Görürsün şimdi Gel hadi İşte burada Süpermen yatağımın altında
- Nasıl sığdı ki oraya? Neyse, hadi kaldır şu çarşafı çatlayacağım şimdi merakımdan
- Tamam açtım
- Bu ne be? Kuş bu
- Evet, bir kırlangıç Babam öyle dedi
- Yalancı Bir daha seninle arkadaşlık etmeyeceğim Bundan sonra seninle arkadaşlık edeceğime Tayfunla arkadaşlık ederim daha iyi be
- Gerçekten yalan değil
- Bak hala yalan söylüyor
- Yalan değil Ben kuşun adını Süpermen koydum
- Adını Süpermen koymuş Peki, kırmızı pez parçası?
- Kuşun kanatlarına kırmızı bir kurdele dolanmıştı Hem ondan uçamamış her halde
- Peki, bana yardım et haykırışları, teşekkür etmeler?
- İlle biriyle konuşabilmek yada anlaşabilmek için her iki tarafında insan olması mı gerekiyor?Biz onunla aramızda duygusal bir bag kurduk
- Ne dersen de bundan böyle benim gözümde bir yalancısın artık Yalancı çoban
- Bunlar yalan değil, yaratıcılık Hem sen demedin mi büyüyünce hikayeci ol diye? Hikayeci olmanın baş koşulu bu
- Yok Sen yine kandırıyorsun beni, yalan söylüyorsun yine
- Gerçekten yalan değil, yaratıcılık..

İÇİNDEKİ ÇOCUĞU HİÇ ÖLDÜRMEYENLERE



Çok hoşuma gitmese yapmazdım böyle bi' alıntı ama mükemmel bi' şey , hele bi' de bugün ufaklıklar karne alıyor aksın duygular şelale olup (;

Alıntıdır.