6 Kasım sabahı bu rakam sıfırlandı. Anne Havva Kum, oğluyla yaşadığı son günü şu sözlerle anlatmıştı: “Kalktı, bilgisayara baktı. ’Tamam anne, merak etme sen’ dedi. Gitti, yine yattı. Sonra ’Kaloriferler yanmıyor mu, niye ben titriyorum’ dedi. ’Yok oğlum yanıyor, uykunu alamadın ondan’ dedim. Çay içtik, sohbet ettik, güldük. Sonra gittim kapıya, ’Barış’ dedim. İçeriden bir hırıltı sesi geliyordu. ’Barış!’ diye bağırdım. Barış, eline tabanca almış bir çocuk değildi. Girdik içeri ki, kanlar içinde yatıyor yavrum!..”