Okokok'un mesajında çok güzel anlatılmış.

Çarşı, farklı bir oluşum.



Avatarımda gördüklerinde, aa sendemi Beşiktaşlısın diye insanların kafasına kazındığı, yolda yürürken duvarda görüldüğünde Beşiktaş işaretini yapmışlar burayada denildiği ve ülkemizde insanların kafasına böyle kazındığı bir oluşum. Çoğu eylem, miting, gösteri, festival v.s etkinliklere komple katılmasada içinden bir grubun orda bulunması anlamında olan ruh. 1 Mayıs alanında elinde Beşiktaş bayrağıyla dolaşan; Çarşı , Savaşa Karşı diyerek etrafı inleten; 2000 kişiyle Alisamiyen Stadyumunda ve Ahmet Cömert Salonunda hiç susmadan takımını destekleyip beni büyüleyen; gündemi takip eden ve görüşlerini hiç bir zaman gizlemeden delikanlı gibi ortaya koyan, tüm herkezin birilerinin kıçını yaladığı dönemlerde veya taraf tuttuğu dönemlerde yine tepkisini ortaya koyan, 6-0 yenik olduğu maçta dahi dakika 85'de "Yenilsende yensende taraftarın senle, sevincinle üzüntünle seninle birlikte" diyebilen, günün büyük kısmı kafası güzel ve bu nedenle çok güzel şeyler üretebilen bir oluşum. Böyle bir oluşumun kendini sonlandırması, sadece taraftar anlamında Beşiktaş'ın kaybetmesi değil, genel alanda da büyük bir kayıptır.

Galatasarayımızın maçlarında pek çok kez Ali Samiyen ve Ahmet Cömert'te izledim; fakat, İnönü'de kendi evinde de izlemek isterdim ama izleyemedim.

Yazıldığı gibi; takıma değil, renklere aşık olmak böyle birşey..

Bana göre dünyanın bir numaralı oluşumu.