Bir süredir özel nedenlerimle Bulgaristanda yaşıyorum. Aslında burda doğmuşum ancak yaklaşık 19 yıldır buraya gelmemiştim. Benim aklımda kalan yer burası değildi korkunç değişim geçirmiş. Ormanlar dehşet verici bir şekilde gelişmiş ve her yer yağmur ormanlarını andıracak şekilde olmuş. Bunun nedeni burada yaşayan insanların azalmasından kaynaklanıyor. Bir süre önce AB ye girmeleriyle birlikte çok fazla yatırım yapılmaya başlanmış. Bu yatırımların büyük bölümü Türk iş adamları tarafından yapılıyor. Ancak bu bence çok akıllıca bir iş değil. Burada çalışacak insan bulmak çok zor. Bulgarlar çok tembel ve yılda 2-3 ay bi AB ülkesine gidip 5-10K $ para kazanıp sonra onu yiyorlar.
Buradan pek gidesim yok ancak kısa bir süre sonra dönmek zorundayım. Türkiyede hiç bir zaman görmediğim bir doğaya sahip. Hatta şuan kaldığım evin önü resmen bir orman. Gece olunca dışarı çıkmaya korkuyorum karanlıkta. Adamlar Türkiyeye elektrik satıyorlar ama kendileri kullanmıyor.
Benim dikkatimi çeken iyi veya kötü bir takım izlenimlerim:
Bir alışveriş merkezinden veya herhangi bir yerden alışveriş yaptığınızda size asla poşet veya aldıklarınızı taşımanız için bir şey vermiyorlar bazen çok sinir bozucu olabiliyor bu

Benim param var ve ben burda istediğim gibi saltanat sürerim diyemezsiniz! Burdaki insanlar için paradan çok sorunsuz ve rahat bir yaşam önemli.
Hastanelerde tedavi olmak isteyeceğinizi hiç zannetmiyorum. Doktorunuz elinde paslı bir neşterle gelirse şaşırmamalısınız.
Adidas marka çılgınlığı almış başını gitmiş ancak orjinal Adidas satan yer bulmak imkansız gibi hepsi sahte.
Yemekler bana çok ağır geldi zira 2-3 ay içinde en az 20 kilo aldım.
Et çok ucuz 6.5 ytl ye geliyor kilosu o nedenle bol bol son derece kaliteli et yersiniz. Ancak beyaz et kırmızı etten daha pahalı!
Arabalar çok ucuz Türkiyedeki fiyatların yarısından ucuz. Başkent Sofya daki polis araçlarının pek çoğu porşe (nasıl yazıldığını bilmiyorum). Ama Türklerin yaşadığı yerlerdekiler 30 yaşında Lada.
Türkleri hiç sevmiyorlar. Bulgarların yoğunluk gösterdiği yerlerde duvarlarda Türkler dışarı ve Türklere ölüm gibi yazılarla çok sık rastlanıyor.
Türklerin çoğunluk gösterdiği Kırcali şehri taşdevrinden kalma bi yer. Hiç yatırım yapılmıyor. Sanayi adına hiç bir şey yok. İş yok parada yok. Bu bölgedeki köylerin pek çoğunda elektrik, telefon ve su yok. Hatta cep telefonu bile çekmiyor. (benim doğduğum köy dahil)
Türklere ikinci sınıf muamelesi oldukça fazla bir şekilde yapılıyor.
Rüşvet diz boyu. Bulgarların sık kullandığı bir sözleri var!
"Bir işi parayla yapamıyorsan daha çok parayla yapmayı dene!"
Pizza ısmarladığınızda gelen pizzanın yanında çatal, bıçak, tuz, mayanoz, ketçap vs bulunmuyor hatta peçete dahi vermiyorlar. Pizzanın konulduğu karton kutu için ekstra ücret vermeniz gerekiyor (25 ykr)
Taksiler bedava desem yeri vardır. İzmirde 75 ytl ye gittiğim mesafe kadar bir mesafeye burada 3 ytl ye gidebilirsiniz!
Mazot benzinden daha pahalı.
Her ailenin ortalama 2 arabası var ve bunlar son derece lüks araçlar. (Audi, mersedes, BMW, Ferrari vs)
Kimse doğru düzgün vergi vermiyor.
Genelde insanlar paralarını başka ülkelerdeki bankalara yatırıyor.
Kumar oynamak serbest her yerde bol bol Casino var.
Cafelerde alkollü içki satışı serbest! Satmayanların müşterisi yok zaten.
Taksiciler çok ukala. Arka koltuğa oturduğunuzda baya sıkışıyorsunuz çünkü hemen hemen tümü koltuklarını sonuna kadar geri çekmiştir. Elinde sigara vardır. Hatta dün gördüm taksici gömleğinin tüm düğmelerini açmış altında da atlet yoktu!
Taksicilere gideceğiniz adresi bir kere söylemeniz yeterli. (Sokak ve ev numarasını) Bir daha başka birşey sormuyorlar ama kararınızı değiştirdiğinizde çok fena kızıyorlar.
Sokaklar her sabah yıkanıyor. (sadece bulgarların yaşadığı yerlerde)
Pazarlık yapmak diye birşey yok. Satıcı bir fiyat söyler işine gelirse alırsın gelmezse gidersin. Asla müşteriye saygı gösterilmez. Kimse sizinle ilgilenmez.
Beyaz eşya Türkiyedeki fiyatların yarısına satılıyor ancak mobilya Türkiyeden geliyor bizdekinin 3 katı fiyata rahatlıkla satılıyor.
Son yıllarda çok fazla kürt öğrenci okumak için buraya geliyor ve hepside tıp öğrencisi.
Orta okul, lise veya üniversite bitirildiğinde mezun olan kişi için düğün gibi bir şey yapılıyor.
Gece yarısı bayanlar dahi sokaklarda rahatlıkla gezebiliyor. Kimse çantasını çalmak için veya başka bir amaç için saldırmıyor.
Bulgarların soy isimleri pek çoğunun Türk ismi.
Pek çok sokak ve bölgenin ismi Türkçe. (lüle burgaz sokak gibi)
Emekli mağşı 60 leva (60 ytl)
Kadınlar çok açık giyiniyor ve hiç bir erkeğin umrunda bile değil.
Internet bizden çok daha hızlı ve stabil. Buna rağmen bizdeki fiyatın yarısına.
Tuvaletlerde taharetlenme diye birşey yok. Pet şişeyle yanınıza su alarak girmeniz gerekiyor.
Üretim adına pek birşey yok (bira ve rakı fabrikaları dışında).
Dondurmaları gerçekten güzel ama öğrendiğim kadarıyla italyadan geliyormuş. (Invoker yazınca hatırladım)
Meyve suyuna
sok deniyor. (
Bulgaristandan Türkiyeye göçetmiş bir amca bakkala geldiğinde bakkalcıya "bana bir sok ver oğlum" demiş 
)
Benim görüşüme göre Türkiyeden en az 30 yıl daha geri kalmış bir ülke. Ancak bazı konularda bunun tam tersi olduğunu söyleyebilirim. Rahat bir hayat için çok uygun bir ülke. Benim burada kimliğim çıktı artık istediğim AB ülkesine vize almadan gidebilirim

.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Sorusu olan arkadaşlara yardımcı olabilirim.