gnydgn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
******, şiirin düzyazı kıvamında olmuş. Serbest nazım olarak yazmışsın, iyi de yapmışsın ancak düzyazı havasını bir şekilde şiirlerinden kaldırman gerektiğini düşünüyorum. Mesela senin şiirini düzyazıya çevirelim:

Ben öldüğümde arkadaşlarım gülüyordu, cesedim bile yıkanmadı, imam yoktu. Tabutumu 3 sokak serserisi taşıdı, kim gömdü onu bilmiyorum, telefon çalmadı; mesaj bile yoktu sevgiliden büyük olasılık yine uyuya kalmıştır ya da bitmiştir şarjı. Ben öldüğümde arkadaşlarım gülüyordu ve sokakta bile değişen hiçbirşey yoktu Nebahat ablanın çamaşır asımlık sularını başımdan aşağı dökmemesi dışında. Ben öldüğümde kimse ağlamadı, annem dışında; o da günleri takip etmediğindendir. Ben öldüğümde 1 nisandı. Nasıl bilirdiniz dediler; ses çıkmadı, şaka gibiydi.

Bu türün en büyük örneğini Nazım Hikmet veriyordu ancak onun şiirini bu şekilde düzyazı haline getirsek bu denli oturmazdı çünkü onun şiirini şiir yapan başka şeyler vardı. Sen da yakalarsın umuyorum o başka şeyleri, büyüyü.

Şimdiden başarılar, kitabın çıkınca haberimiz olur zaten.
Senin demek istediğin şeyi çok iyi anlıyorum.Aslında düz yazıyı çok nadir kullanırım.Dikkat edersen yorumumda "farklı bir deneme" diye belirtmiştim.Genelde devrik ve benzetme tarzlar kullanırım.Ama ben bir şiirin tarzının olması gerektiğini düşünmüyorum.Daha doğrusu şöyle söyleyeyim bir şiire yakışan tarz vardır.O tarz o şiire o şekilde yakışır.Onu bir kalıba uydurmaya çalıştığında çirkin durur.Bu yüzden şiirlerim genelde denemeler üstünedir.Entellektüel olmak adına çokta boğmam şiirleri hernekadar devrik bir tarzda yazsam açıkcası düz yazı şekline bazen dönmüyorda değilim.böyle mutlu oluyorum şiirlerimi kalıplaştırıp akademik bir düzene sokmak istemiyorum.bu arada bir romanda yazıyorum.yorumun için teşekkür ederim.