2004'den bu yana, ilk kez Türkçe olmadan birkaç ay öncesine dayanan bir geçmişim var Adsense ile, bu analize eklemek istediklerim var..

Öncelikle Türkçe sitelerimizden çok iyi paralar kazandığımız dönem bir defa istisnadır. Evet, ben de çeşitli yollardan binlerce dolar kazananların içerisindeydim, fakat bunun Google'ın o dönem Türkiye üzerindeki talebi karşılayacak yönde bir kontrol mekanizmasının olmadığı gerçeği ile birlikte düşünmek lazım. Yani son 1/2 senedir, düşen kazançlar yüzünden Google şöyle yaptı, böyle gitti demek kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. En kaliteli, en üst düzey ziyaretçilerin bulunduğu Türkçe ziyaretçi odaklı siteler bile, o dönem tıklama başına verilen ücretlerin ancak % 20 / % 30'unu hak ediyordu, herkes bunu kendi durumuna göre düşündüğünde görülmesi gerekeni görecektir diye düşünüyorum..


Türkiye'de de reklamverenler bu potansiyeli fark ettiği anda, ringofonlar eşeğin bir tarafına su kaçırmakla beraber, piyasayı normalde olması gerektiğinden de aşağı çektiler, sonuçta bugün piyasa ortada.

Birkaç senedir bu işlerin içinde olup, hala değer yaratma anlamında, içerik anlamında bir adım öteye gidememiş webmasterlar, büyük bür oranda var olduğu sürece Türkçe reklamların çok da ileri gideceğini sanmam. Hoş, gitse bile ne kadar iyi olabilir bu da ayrı bir tartışma konusu...

Sözün özü, iğneyi ve çuvaldızı yanlış yerlere batırıyor, sonucu yanlış bağlıyoruz. Türkçe sitelerimin vs. bulunduğu serverlar, hatta Godaddy hesapları vb. dahil her şeyi değiştirip, soyutlayıp, tamamen yabancı diller üzerine çalışmaya başladığım günden bu yana çok memnunum, ilk bir sene zarar etmeyi göze almama rağmen, pazardan çok ufak da olsa pay alabildiğimde ihya olacağımı biliyordum, öyle de yaptım sabrettim.


Hala yapmamış olanlara kesinlikle tavsiye ederim.

Google Adsense'in düştüğü, gelir azaldığı, tıklamanın düştüğü falan yok, yanlış olan burada yapılan değerlendirme. Ki bu dönem içerisinde, o kadar çok Adsense alternatifi türedi ki, bence Türkiye'deki webmasterlar büyük düşünüp, çok çalışabilseydi çok daha fazla başarı hikayemiz olabilirdi.


Alıntı
"macgunu" arkadaşlarım yazdıklarına katılmıyorum. Türkiye online alışverişte şu an birçok ülkeyi sollamış durumdadır. Bunu internette araştırırsan bulursun zaten. Arkadaşlar Türk insanı hazırı sever ve teknoloji şu an evimize ayağımıza kadar geldi. Kimin kredi kartı yok bana söylermisiniz? Veya artık kim internet kullanmayı bilmiyor? Ben kendim bile çoğu alışverişimi ( sinema cd, saat, kitap vs. vs. internetten alıyorum. Ev arkadaşım nete girme sebeblerinden birisi sırf alışveriş yapmak ) internetten yapıyorum. Türk insanının 2008 yılı itibariyle sanıyorumki 200milyar$ gibi bir kredi kartı borcu, kredi borcu var bankalara. Bu rakam 2000 yıllarında 20milyar$ idi. Dediğim gibi diğer bir istatistikte Türk insanı kredi kartıyla internetten alışverişi çok seviyor ve birçok avrupa ülkesini sollamış vaziyettedir.
Evet, Türkiye'de kreti kartı borçları ve bu borçların ödenme oranı, ödenme zamanı performansı çok kötüdür, hatta Amerika'da krize yol açan oranları katlamaktadır. Bunları burada tartışacak olursak sayfalar alır, fakat Türkiye'de kredi kartı olan neslin %80'i hala internetten alışveriş yapmış değil ve kalan % 20'nin de yarısı bu işe ters bakıyor. Bakış açısı, yetiştirilmeye göre değişir bu, bir sonraki nesilde böyle olmayacağı açık mesela.

Yine de Türkiye'de e-ticaret, inanılmaz bir hızla büyüyor, bu büyümenin baş rol oyuncusuda, o % 20'ye olan katılımın ve ilginin gittikçe artması..