Alkol kullananlar yazımı okursa faydalı olacağına inanmaktayım.
Pek çok kişinin üniversite yıllarında başlayıp veya heveslendiği pek çok şeye küçük yaşta başladım, bağlandım ve sıkıldım. Gerek at yarışı , gerek alkol , gerek sigara , gerek bilardo , gerek kahve oyunları , gerek futbol maçları , gerek basket maçları , gerekse sokaklar. 24 yaşındayım ve geçen seneye kadar alkol bağımlısıydım. Alkol almadan mutlu olamıyordum ve beni davet eden buluşalım diyen herkezle içerdim. Evden dışarı çıktığım anda ilk yaptığım şey tekelden veya evde bir bira açıp cebime koymak olurdu. Üniversitedeykende pek farklı olmadı.
Real hayatta örnek aldığım, kopyasıyım diyebileceğim tek kişi var, o da dayım.
Geçen sene dayımla çalışırken bana dediki, bu iş böyle kuru kuru gitmez 3 er bira bide sigara al neşemiz yerine gelsin. Biraları içtik bitti. Dedik 2 şer daha alalım.
Aldık içerken dayım bana birşey sordu.
Alkolmü seni yönetiyor, sen mi alkolü yönetiyorsun?
Düşündüm. Ben alkolü yönetiyorum dedim. Halbuki öyle değildi.
Dayımda bana : "Eğerki sen alkolü yönetiyorsan tamam. Ama alkol seni yönetmeye ve zevk için değil, içmek zorunda olduğundan içiyorsan herşey bitmiş demektir" dedi.
Dayım alkol bağımlısıydı ve tedavi görüyordu ama bırakamıyordu. Dayımın sözlerini çok düşündüm ve geçen sene alkolü sadece özel anlamı olan günlerde içme kararı aldım. Artık her zaman içmiyorum. Kahvaltıda alkol almıyorum. Evde hiç içmiyorum. Ayda 1 kere belki arkadaşlarla buluştuğumda içiyorum. Tadımlık sadece.
Aradan zaman geçti. Dayımın ölüm haberini aldım. Otobanda, geceleyin karşıdan karşıya geçerken bomboş yolda bir araba çarpıyor, durmuyor, bedenini parçalayıp kaçıyor. Dayım o gün gecenin o vakti 2 büyük rakı devirip eve dönüyormuş.
Keşke dayım bana söylediklerini kendiside uygulayabilseydi.
Şu anda çok çalışmam lazımken böyle bir yazı gördüm ve içimden geçenleri paylaşmak istedim. Sizlere faydalı olacağını düşündüm. Boşuna bu kadar yazı okudum, zamanımı çaldın diyenlerdende özür diliyom.