Bloguma yazmıştım buraya da kopyalayayım ...
Recep İvedik filmi vizyona girer girmez hemen aldık biletimizi salona doluştuk. Gerek Şahan’ın uzun süredir ortalarda görünmüyor olmasından gerekse yapılan fragmandan ve verilen röportajlardaki kendinden emin ifadelerden dolayı merakla bekliyordum.
Filmin ilk saniyeleri oldukça heyecanlı bir şekilde koltukta otururken sahneler akmaya başladı ve heyecanımız gittikçe hayal kırıklığına dönüşmeye başladı. Zira yaratılan karakterin bütün sempatikliği yok olmuştu. Tamamen şiddet, kötü espiriler ve maganda kültürsüzlüğüne dayalı berbat bir film perdede oynuyordu. Bir ara içim geçmiş ve film arası sesiyle uyandım. Arkadaşlarım bir ara horladığımı bile söylediler, onlar da filmden sıkılmış dönüp benim horlamamı izleyerek eğlenmeye başlamışlar.
Film arasında herkes homurdanıyordu. Saygısızlık olmaması için filmin devamını da izlemeye karar verdik. İlk bölümle kıyaslanırsa daha hareketli ve daha eğlenceli sayılabilirdi. Fakat bu filmin vasatın üzerine çıkmasına yetmedi.
Sonuç olarak yönetmen koltuğundaki Gökbakar ikinci filmiyle de hayal kırıklığı yaratmıştı ve ikinci kez boşu boşuna bilet parası ödememe sebep olmuştu, perdedeki Gökbakar ise televizyondaki performansının üstüne çıkmadı. E biz bunu zaten para vermeden izliyorduk…
Hem Türk sineması adına üzüldüm, hem Gökbakar kardeşler adına, bence şanslarını başka alanlarda denemeliler, böylece insanlara para kaybettirmekten daha iyi bir iş yapabilirler.