Bölüm II: HTML’in Temel Unsurları
HTML sayfanın temel taşı nedir, diye sorarlarsa, çekinmeden “Metinlerdir,” diye cevap verebilirsiniz. Günümüzde birçok Internet alanında sayfalarında hiç yazı bulunmasa, sayfanın bütün içeriği sadece grafikten ibaret olsa ve HTML’den sadece grafik unsurları bir arada tutmak ve ziyaretçinin bilgisayarına aktarmak için yararlanılsa da, bütün grafik unsurların ziyaretçiyi götürüp bırakacağı son nokta, bir bilgi kümesidir, metindir. Bu bölümde HTML’in temel yapı unsuru olan metne nasıl yer verileceğini ve metnin nasıl biçimlendirileceğini ele alacağız. Bunu yapmak için de bir HTML sayfası oluşturacağız ve bunu beğendiğimiz bir tarayıcı ile açıp, bakacağız. Bu suretle Web tasarımının metinle ilgili araçlarını, metin şekillendirmek etiketlerini tanımış olacağız. Daha sonra HTML sayfa tasarımında kullanacağımız elemanları, stil sayfaları, tablo, ve çerçeve, grafik ve çoklu-ortam (multimedya) unsurlarını tanıyacağız.
Etiketler (Tag)
HTML komutları içeren ve tayarıcıların tanıyabildiği dosya, aslında içinde ASCII karakterlerden başka unsur olmayan, düz yazı dosyalarıdır. Tarayıcıya, sayfayı ekranda oluştururken vermesini istediğimiz biçimle ilgili komutları bir dizi özel işaretleme etiketlerini kullanarak veririz. Başka bir deyişle, tarayıcı bir paragrafın, cümlenin, satırın, kelimenin ya da harfin önünde, onun ekranda nasıl gösterileceğine ilişkin etiketi görür ve bu etiketin gerektiği işlemi icra eder.
Siz, Web sayfasının mimarı olarak, Server’a koyacağınız HTML metninin içinde, bir anlamda, “Netscape veya Internet Explorer: Buraya bir etiket koyuyorum. Bu etiket, büyük başlık etiketidir. Ben sana bu etiketin kapsadığı kelimelerin bittiğini söyleyinceye kadar, vereceğim bütün kelimeleri büyük başlık olarak sun!” demiş oluyorsunuz. Dolayısyla, HTML’de ilke, önünde etiketi olmayan herhangi metne yer vermemektir. Önünde etiketi olmayan herhangi bir metin parçası, tarayıcı tarafından temel paragraf olarak nitelenir.
HTML, içinde kontrol kodu olmayan metin dosyasıdır. Bu, söz gelimi WordPerfect veya Microsoft Word ile yazdığınız ve uzatması “.wp” veya “.doc” olan bir isimle ve WordPerfect veya Word biçiminde kaydettirdiğiniz bir belge, HTML etiketleri içerse bile, HTML dosyası sayılamaz. Çünkü kelime-işlem programınız, bu dosyanın içinde kendi kontrol kodlarını koymuştur. Böyle bir dosyanın adındaki uzantıyı silerek, yerine “.htm” uzantısını verin ve tarayıcınıza açtırmaya kalkın!
Düz yazı biçiminde kaydedilmemiş bir metni tarayıcıya açtırma denemesini, burada birlikte yapalım. Yandaki paragrafı içeren bir metni, örneğin HTML.DOC adıyla, Word dosyası olarak kaydedelim ve sabit diskte bu dosyayı bulup, adını “HTML.HTM” olarak değiştirilim. Bilgisayarlarımızda, “.htm” uzatması ile bağlantılı tarayıcı Netscape Navigator veya Internet Explorer olarak. Adını değiştirdiğimiz bu dosyayı iki kere tıkladığımızda, sistemin varsaydığı tarayıcı açılacak ve karşımıza şuna benzer bir tablo çıkacaktır:
Bu kargaşanın nedeni, tarayıcı programın, uzantısı “.htm” veya “.html” olan bir dosyayı, içinde kontrol kodu olmayan, düz yazı dosyası sanması ve Word belgesindeki kontrol kodlarını da metin olarak ekranda göstermesidir. Belgemizin içinde hiç bir HTML etiketi yer almadığı için de, tarayıcımız bu yazıyı, düz paragram olarak gösteriyor. Aynı yazıyı, bu kez Word programına düz yazı olarak kaydettirelim. Word bu dosyaya, “HTML.txt” adını verecektir. Şimdi de bu dosyanın adını “HTML.htm” olarak değiştirelim ve iki kere tıklayalım. Tarayıcıda karşımıza şöyle bir görüntü çıkacaktır:
Bu dosyanın içinde kelime işlemcinin kontrol kodları bulunmadığı ve dosyada metnin dışında başka bir unsur olmadığı için, tarayıcı metni yorumlamakta güçlük çekmeyecektir. Ne var ki, kelime-işlemci metni ASCII olarak kaydederken, metnin Türkçe karakterlerini en yakın ASCII koduna çevirdiği için, yazıdaki Türkçe harfleri kaybetmiş olduk.
Aynı paragrafı HTML dosyası olarak (ilerde değineceğimiz bir programın yardımıyla) ve sayfanın kodlama dili olarak Türkçe’yi seçerek kaydettiğimiz zaman, tarayıcımız, sayfayı hem kolayca açıp ekranda gösterebiliyor; hem de Türkçe karakterlerin kodları, tarayıcı tarafından tanınabiliyor:
HTML düz yazı olduğuna göre, bir HTML dosyası oluşturmak için, tabii HTML kodlarını kendiniz yazacaksanız, herhangi bir kelime-işlem yazılımını kullanabilirsiniz, ama kaydettirirken “Sadece metin olarak,” “Text only,” “ASCII dosyası,” “ANSI Dosyası” gibi, programın kendi kontrol kodlarını koymayacağı bir biçim seçmek zorundasınız.
HTML mi, HTM mi?
Windows ortamında HTML etiketlerini kendiniz vererek HTML dosyası oluşturmak ya da bir HTML dosyasında değişiklikler ve düzeltmeler yapmak istiyorsanız, kullanabileceğiniz en uygun program Not Defteri‘dir (NotePad). DOS ortamında Edlin veya Edit, Macintosh’da ise SimpleText’i kullanabilirsiniz. HTML kodunuzu Microsoft Word, Corel WordPerfect veya beğendiğiniz herhangi bir kelime işlemcisi ile oluşturduğunuz taktirde, Dosya menüsünden Adıyla Kaydet maddesini seçin ve Biçim olarak Düz Yazı Olarak, ASCII Metin gibi bir biçimi seçin. HTML dosyalarının adlarının uzantısı, “.htm” veya “.html” olabilir. İşletme sisteminiz üç harften fazla uzatmaya izin vermiyorsa (DOS veya Windows 3.x gibi) “.htm”i tercih edin.
İlerde, yaygın kelime işlem programlarının HTML yeteneklerinden ve yapacağınız sayfaların HTML kodunu otomatik olarak oluşturacak programlardan sözedeceğiz. Ama şimdi, herhangi bir kelime işlem programını açın ve aşağıdaki örneği birlikte yapalım:
HTML için markup (işaretleme) dili dediğimizi hatırlıyor olmalısınız. Yani, bir HTML dosyasında, Internet alanımızı ziyaret edecek kişinin bilgisayar ekranında belirlemesini istediğimiz metinlerimiz, grafik unsurlarımız ve diğerleri ile bunların nasıl belirmesini istiyorsak onu belirten işaretlerimiz. Bu işaretlere, HTML etiketi dediğimizi de hatırlıyor olmalısınız. HTML dosyası oluştururken, aslında yaptığımız iş, belirli metnin önüne, o metnin tarayıcı tarafından tanınacak ve gereği yapılacak bir etiket koymaktan ibaret. Tarayıcıya, etiketle, gerçek metni birbirinden ayırt etmesi için etiketlerimizi ‘küçüktür’ (<) ve ‘büyüktür’ (>) dediğimiz iki işaretin arasına alırız. Bu işaretlere, kimi İngilizce kaynaklardan doğrudan çevirerek ‘köşeli parantez’ dendiğine de tanık oluyoruz. Oysa köşeli parantez adını ‘[‘ ve ‘]’ işaretleri için kullanmak daha doğrudur. Sadece Web tarayıcınız değil, HTML dilini anlayan her program, bu işaretlerin arasındaki kelime veya kelimelerin ekranda gösterilmek üzere değil, gereği icra edilmek üzere verildiğini anlayacaktır. HTML’i geliştiren uzmanların etiket olarak üzerinde anlaştıkları kelimelerin büyük harfle veya küçük harfle yazılması arasında fark yoktur. Bir etiket kelimeyi büyük harfle de yazsanız, küçük harfle de yazsanız, hatta büyük harflerle küçük harfleri gelişi-güzel bile kullansanız, tarayıcı tarafından anlaşılacaktır. Bir başka deyişle, tarayıcı için “OKU” ile “Oku,” “oKu,” “okU” ve “oku” aynı emirlerdir.
Bir kaç istisnası dışında, bütün HTML etiketlerinin kapsadığı alanın bittiği aynı kelimenin önüne bölü işareti (/) konularak oluşturulan ikinci etiketle belirtilir. Yani, diyelim ki <Oku> komutuyla başlattığınız işi, </Oku> komutuyla bitirirsiniz.
Büyük Harf, Küçük Harf?
Oluşturacağınız Web sayfaları, ilerde bu görevi devralacak başkaları tarafından düzeltilebilir, değiştirilebilir, kısmen kullanılabilir. İyi bir mimarın planlarının başka bütün mimarlar tarafından hiç tereddütsüz anlaşılabileceği gibi, sizin sayfalarınızın da başka Web alan yöneticileri ya da sayfa tasarımcıları tarafından kolaylıkla okunabilmesi şarttır. Nasıl bir yöntem izlerseniz izleyin; ama bir alanda yer alan bütün sayfalarınızda aynı yöntemi izleyin: kodlarınız ya tümüyle büyük harf olsun, ya da tümüyle küçük harf. HTML tarayıcıların okuduğu ama gereğini yerine getirmediği yorum/açıklama tarzındaki etiketleri kullanarak, sayfalarınızın bölümlerinin insan gözüyle okunulup anlaşılabilmesini sağlayın.
HTML Dosyasının Bölümleri
HTML dosyasının bir tarayıcı tarafından tanınması, yorumlanması ve gereğinin ekranda yapılabilmesi için, belgenin bir HTML belgesi olduğunun bildirilmesi şarttır. Bu bildirimi dosyanın tümünün etiketi anlamına gelen <HTML> etiketi, bir HTML belgesinin ilk kelimesi olarak yazılır. Tarayıcıya, HTML dosyasının bittiği de </HTML> etiketiyle bildirilir.
Açtığınızı Kapatmayı Unutmamak İçin
İyi bir tasarımcı olarak, HTML belgesini oluştururken, yazdığınız her etiketi bitiş etiketi ile birlikte yazın: <HTML></HTML> gibi. Sonra, iki etiketin arasına ilgili komutları ya da metinleri koyun.
HTML belgesi, iki bölüme ayrılır: Baş taraf (başlangıç) (<HEAD>) ve gövde (<Body>) bölümleri. Web tarayıcılar, bir belgeyi sizin arzu ettiğiniz tarzda yorumlayabilmek için, HTML etiketini gördükten sonra derhal HEAD ve BODY etiketlerini arar ve ekrandaki sayfayı buna göre biçimlendirirler. Sayfanın “baş tarafı” sayfanın en üstünde, örneğin bir gazetenin başlığı gibi gösterilen bir metin olmayıp, ilerde ele alacağımız belge hakkında genel bilgileri kapsayan bölümdür. Burada yer alabilecek genel etiketleri (meta tag) ayrıntıları ile inceleyinceye ve ne işe yaradıklarını görünceye kadar, şimdilik örnek sayfalarımızda baş tarafı başlatan ve bitiren etiketleri koyup, aralarına, HTML sayfalarının İngilizce metinlerden oluştuğunu varsayan tarayıcıya, sayfamızın Türkçe olduğunu bildirmek için—şimdilik anlamının üzerinde durmadan—bir genel etiket koyacağız. Şimdi herhangi bir kelime işlemcisinde, örneğin Windows ortamında Not Defteri’nde, Macintosh’ta SimpleText’te şu örneği aynen yazın ve dosyayı düz yazı dosyası olarak kaydedin.
<HTML>
<HEAD>
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
</HEAD>
<BODY>
Web Tasarım Rehberi’ne Hoş Geldiniz!
</BODY>
</HTML>
Gördüğünüz gibi ilk HTML sayfamız, tarayıcıya bu dosyanın bir HTML dosyası olduğu beyanıyla başlıyor. İlerde anlamını öğrenmek üzere baş taraf etiketlerinin arasına sayfamızın Türkçe olduğunu belirten genel etiketi koyuyoruz; ve gövde bölümünde, ziyaretçilerimize hoşgeldiniz, diyoruz. Bu dosyayı, örneğin “hosgeld.htm” adıyla kaydedin. Kelime işlemcinizi kapatmayın; bir kenarda dursun. Kaydettiğiniz dosyanın simgesini bulunduğu yerde iki kere tıklayın; “.htm” uzantısı ile bağlantılı tarayıcınız hangisi ise, o açılarak, sayfayı yükleyecektir.
“Open” mı, “Browse” mı?
Internet Explorer’ın 4’ncü sürümünde programı başlattıktan sonra, Dosya (File) menüsünden Aç (Open) maddesini seçerek, ve açılacak diyalog kutusunda Araştır (Browse) düğmesine basarak oluşturduğunuz dosyayı bulabilirsiniz. Netscape Navigator’da ise yine File (Dosya) menüsünden Open Page (Sayfa Aç) maddesini seçerek, ve gelecek dilayog kutusunda Choose File (Dosya Seç) kutusunu tıklayarak oluşturduğunuz dosyayı arayabilir ve yükleyebilirsiniz. İşini kolaylaştırmak için, “.htm” ve “.html” uzantılarını en beğendiğiniz tarayıcı ile ilişkilendirirseniz, herhangi bir HTML dosyasını iki kere (Internet Explorer 4.x’ün masaüstü unsurlarını koymuş iseniz, bir kere) tıklayınca, tercih ettiğiniz tarayıcı dosyayı otomatik olarak açacaktır.
İlk HTML sayfanız şimdi karşınızda. HTML etiketleri arasına yazdığınız mesaj ekranda, tarayıcının varsayılan fontu ile ve yine varsayılan büyüklükte, gösteriliyor.
Şimdi, tarayıcının program adının yazılı olduğu üst çerçeveye dikkat edin: “F:\hosgeld.htm – Microsoft Internet Explorer” ya da sadece “Netscape” kelimelerini göreceksiniz.
Şimdi, hala açıksa, “hosgeld.htm” dosyasını yazdığınız kelime işlemcisini ön plana getirin ve üçüncü satıra “<Web Tasarım Rehberi</TITLE>” kelimelerini yazın. Dosyanızın tümü şu şekli almış olacaktır:
<HTML>
<HEAD>
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
</HEAD>
<TITLE>Web Tasarım Rehberi</TITLE>
<BODY>
Web Tasarım Rehberi’ne Hoş Geldiniz!
</BODY>
</HTML>
Burada yaptığımız, sayfamıza bir başlık vermekten ibarettir. Title/Başlık etiketi, tarayıcıya, bu etiketin, programın adıyla birlikte, çerçevede gösterilmesi talimatını verecektir.
Şimdi bu sayfayı aynı isimle bir kere daha kaydedin; ve oluşan dosyayı iki kere tıklayın. Açılan tarayıcıya, en üstteki çerçevenin üzerindeki başlığı okuyun:
Title/Başlık komutu, IE’de, dosya adı yerine sayfanıza verdiğiniz Benim Sayfam başlığının tarıyıcı programının adıyla birlikte, programın çerçevesinde gösterilmesini sağladı. Netscape de şimdi program başlığında sadece kendi adını değil, bizim sayfamızın başlığını da göstermektedir. Yani, Title komutu ile, HTML sayfamızın içinde bir iş yapmış olmuyoruz, sadece tarayıcıya, kendi başlık alanında sayfamızı bilgisayar kullanıcısına hangi başlıkla sunmasını istediğimi söylemiş oluyoruz.
HTML Editörleri
HTML kodunu kendisi oluşturan ve tasarımcıya görsel araçlar kullanma imkanı veren bir çok program çıktı. Kısaca HTML editörü denen bu programların bir özelliği WYSIWYG imkanına sahip olmalarıdır. İngilizce “Ne Görüyorsan, Onu Alırsın” kelimelerinin başharflerinden oluşan bu terim, yaptığınız tasarımın ekranda nasıl görülüyorsa aynen o şekilde HTML dosyasına haline dönüştürüleceğini ifade ediyor. Bu tür programların bir özelliği, oluşturduğunuz sayfaya hemen “Untitled” (Başlıksız) başlığını vermektir. Sayfalarınızı böyle bir program yardımıyla oluşturuyorsanız, ilk işiniz sayfa özellikleri (Page Properties) kutusunu açıp, sayfanın başlığını vermek olmalıdır.İlk HTML sayfamızı yazmış ve incelemiş olduk. Bundan sonrası, sayfalarımıza daha çok içerik koymak ve onları biçimlendirmekten ibaret. Bunun için ilk adım olarak Style Sheet (Stil Sayfaları) denilen, tarayıcıya toplu biçimlendirme komutları veren etiketleri inceleyeceğiz.
Web Sayfasının Biçimlendirilmesi
Bir anlamda, HTML etiketlerinin yarısından fazlası metin biçimlerdirme komutlarıdır. Ama bu komutlar, HTML etiketlerini geliştirenlerle, ürettikleri tarayıcı programların bunları nasıl yorumlayacağına karar veren uzmanların belirlediği biçimlerden ibarettir. Örneğin, HTML, temel metin unsuru oharak paragraf (<p>..</p>) ve altı ayrı büyüklükte başlık (Heading) kodu içerir (H1, H2, H3, H4, H5, ve H6). Ne var ki, temel metin harfleri ile başlıkların gerçekten ne kadar büyük olacağına, tarayıcı program karar verir. Bir programda H1, 16 punto olabilir; bir diğerinde 14. Ayrıca kullanıcı, kendi tarayıcısında bazı seçenekleri değiştirmiş, varsayılan metin yazısı ölçüsünü azaltmış ya da arttırmış olabilir. Bu durumda, ölçüsünü göreceli olarak normal paragraf harfi büyüklüğünden alan diğer bütün başlıkların da ölçüsü değişecektir. Bu değişiklik, sizin sayfalarınızın kullanıcının ekranında arzu ettiğiniz görsel etkiyi oluşturacak şekilde canlandırılmasını önleyebilir. Ayrıca HTML etiketlerini benimseyip, kullanmak, tarayıcı programlarını üreten firmalara kalmış bir tutum olduğuna göre, bütün HTML etiketlerinden yazı biçimlendirmede yararlanamayabilirsiniz. Örneğin, metin biçimlendirmede kullanılan bir diğer, alıntıları belirten Q (quotation) etiketidir. Netscape, bu etiketi taşıyan metni sabit genişlikteki fonta çevirirken, Internet Explorer, bu etiketin sonucu olarak metinde hiç bir biçim değişikliği yapmayacaktır.
Harf Genişliği
Eski daktilolarda, kağıdı hareket ettiren mekanizma, her harfin genişliğine göre farklı hareket edemediği için “i” harfi gibi sadece bir çizgiden olan harf de, içine üç adet “i” harfi alabilecek olan “m” harfi de aynı genişlikte bir alana yazılırdı. Zamanla dizgi makinalarının “akıllı” hale gelmeleri ile, her harf, “m” harfinin kaçta kaçı kadar bir alan kapladığına bakarak, farklı yere yazılır hale geldi. Harfleri büyüklüklerine göre göreli genişlikte olan fontlarla bütün harfleri aynı genişlikte olan fontların farkı buradan kaynaklanır. Günümüzde, eski daktilo metinlerin sağladığı görsel etkiyi sağlamak üzere, bilgisayar fontları arasında da her harfinin alanı eşit, fontlar var.
Ne var ki, HTML 4 ile, etkisi duragan ve niteliği bir anlamda kullanıyıca bağlı olan bu etiketleri kullanma yerine, artık her paragrafı, hen cümleyi, hatta her harfi arzu ettiğiniz gibi biçimlendirebilirsiniz. Artık duragan etiketleri de, tarayıcının değil, kendi ettiğiniz biçimde kullanma imkanınız var. Dahası, bir tek dosyada bir tek kelimeyi değiştirerek, yüzlerce sayfadan oluşan bir Internet alanınında söz gelimi bütün başlıkları maviden turuncuya çevirebilir; bütün alıntıları italikten siyah harfe, Times’dan Arial’a çevirebilirsiniz.
HTML sayfada metin stili dediğimiz zaman, metnin Internet alanımızı ziyaret eden kişinin bilgisayar ekranında hangi tür harfle (Arial, Times, Verdana, Helvetica, vd.), bu harfin normal türüyle mi, ya da siyah (bold) veya italik tarzıyla mı, hangi büyüklükte (12 punto, 18 punto, 24 punto), ve ne renk gösterileceğini, sayfanın ya da içinde bulunduğu tablo hücresinin sağına mı, soluna mı, ortasına mı bloklanacağını kasdediyoruz. HTML 4’de, metin stil unsurları arasında, geri plan rengi gibi, daha başka unsurlar da vardır. Bunları, daha sonra ele alacağız. Şimdi sadece sayfa tasarımında kullanabileceğimiz unsurlardan biri olarak, stillerin HTML sayfasında nasıl yer aldığına bakalım.
HTML 4, üç ayrı stil imkanına sahiptir. Bir paragrafın (paragraf, bir kelime, hatta bir harf bile olabilir), ya da bir paragrafın bir bölümünün stili, hemen önüne konulacak bir stil komutu ile belirlenebilir. Buna in-line (aynı satırda) biçimlendirme komutları denilir. Burada bu tür biçimlendirmeyi biraz ayrıntılı ele alacağız ve bir iki örnekle nasıl kullanıldığına değineceğiz. Diğer iki biçimlendirme yöntemi olan HTML sayfasının başlangıç bölümüne gömülmüş ve gövde bölümünden buraya atıf yapılan “Embedded” stil etiketleri ile HTML dosyasının tamamen dışında, dosya adı uzantısı “.css,” içeriği düz yazı dosyası biçiminde olan Cascading Style Sheets (Yığılma Stil Sayfaları) tarzındaki stil olanaklarını Dinamik HTML bölümünde ayrıntılı ele alacağız. Burada kısaca söz etmek gerekirse, Gömülmüş (Embedded) stil bölümü, biraz sonra ayrıntılı olarak ele alacağımız yerel biçimlerdirme kodlarını HTML dosyasının başlangıç bölümüne toplu halde koymaktan ibarettir. Böylece dosyanın gövde bölümünden toplu stil kodlarıyla tanımlanmış etiketleri kullanarak her seferinde yerel biçimlendirme kodları girmekten kurtulmuş oluruz, Ancak bu yöntemi uygulamak için, Internet alanınızdaki her sayfanın baş tarafına bu kodları girmek zorundasınız. Oysa toplu biçimlendirme kodlarınızı ayrı bir düz yazı dosyası halinde saklamanız ve Internet alanınızda yer vereceğiniz bütün sayfaları bu stil dosyası ile bağlantılandırmanız mümkündür. Buna bağlı (linked) stil dosyası denir. Bu yöntem, tasarımcıya bu dosyada yapacağı değişiklikle, bütün sayfalarda değişiklik yapma imkanı verir.
HTML 4’ün tanıdığı bu üç stil yöntemini kullanarak Web alanındaki bütün sayfalar baştan sona tutarlı bir görünüme kavuşabilir. Web tasarımcıları, stil belgeleri sayesinde, adeta gazete, dergi ve diğer basılı yayınları hazırlamakta kullanılar masaüstü yayıncılık programlarını kullananlara yakın bir tasarım esnekliği ve kalite düzeyine ulaşmış bulunuyorlar. HTML ile henüz herhangi bir masaüstü yayıncılık programında yapılan bütün tasarım incelikleri uygulanamaz; ama stil belgelerinin dikkatli ve titiz şekilde kullanan ve bu alandaki gelişmeleri takip eden bir tasarımcı, herhangi bir gazete sayfası tasarımcısını bile kıskandıracak sayfalar hazırlayabilir.
Stil etiketlerini yorumlama ve özellikle yukarıda değindiğimiz son iki yöntemin kullanılma açısından bütün tarayıcıların eşit düzeyde olmadığını söylememiz gerekir. Internet Explorer’ın 4’ncü sürümü HTML 4’ün bütün etiketlerini tanırken, Netscape’in 4’ncü sürümü HTML 3.2’nin etiketlerinin tümünü, HTML 4’ün de bir kısmını tanıyor. Web sayfasını tasarımcısı olarak, tarayıcıların hangi stil etiketlerini tanıdıklarını, hangisini tanımadıklarını izlemeniz ve sayfalarınızın bütün kullanıcıların bilgisayarında hemen hemen aynı tarzda gösterilmesini sağlamak için bunlardan hangisini kullanacağınıza, hangisini kullanmayacağınıza karar vermeniz gerekir. Başvuru bölümünde bazı etiketlerin tarayıcıların hangi sürümü tarafından tanındığına bakabilirsiniz.
Şimdi yerel biçimlendirme yöntemine ayrıntılı olarak bakalım.
Yerel Biçimlendirme
Diyelim ki, Web’de sayfa tasarımı konularını bir araya getiren, karşınıza çıktığında beğendiğiniz sayfaların adreslerini, bir yerlerde okuduğunuz bir makalenin ana mesajını aktaran ve Web tasarımcılarının birbirleriyle fikir alışverişi yaptıkları bir Internet alanı oluşturmak istiyorsunuz. Sayfanıza şu metni koymak istiyorsunuz:
“Bizler, inandığımız için ve bilinçli olarak harf tasarımcısıyız, harf dökümcüsüyüz, sayfa dizgicisiyiz.. Yoksa, yeteneğimiz daha yüksek şeyler için elverişsiz olduğu için değil. Biz inanıyoruz ki, en yüksek düzeyde beceri gerektiren şey, bizim sanatımıza en yakın olanıdır.
Rudolf Koch - Alman harf dökümcüsü, kaligraf
Dikkat ederseniz, metinde bir cümle siyah harflerle dizilmiş ve kaynak italik harflerle gösterilmiş bulunuyor. Şimdi bu paragrafı, biraz önce oluşturduğumuz Hoşgeldiniz sayfasına alalım ve siyah harflerle italikleri oluşturmaya çalışalım. Yukarıdaki örnekte kaydettiğiniz HTML dosyasını açın ve “Benim Web Sayfama hoş geldiniz!” kelimelerini silip, yerine yukarıdaki paragrafı yazın:
Bitirdiğinizde ekranınızdaki HTML kodu şöyle olmalıdır:
<HTML>
<HEAD>
<meta http-equiv="Content-Type" content="text/html; charset=windows-1254">
</HEAD>
<TITLE>Web Tasarım Rehberi</TITLE>
<BODY>
<p>Bizler, inandığımız için ve bilinçli olarak harf tasarımcısıyız, harf dökümcüsüyüz, sayfa dizgicisiyiz.. <b>Yoksa, yeteneğimiz daha yüksek şeyler için elverişsiz olduğu için değil.</b> Biz inanıyoruz ki, en yüksek düzeyde beceri gerektiren şey, bizim sanatımıza en yakın olanıdır.</p>
<p>Rudolf Koch - <i>Alman harf dökümcüsü, kaligraf</i></p>
</BODY>
</HTML>