zedrh+ adlı üyeden alıntı:
sen kimsin taniyamadim? bozacı kendine şıracı arkadaş mı tuttu?
Sana cevap vermek istemiyorum, Kim olduğumu sorarsan söylerler...

Şahan kardeşiminde bir iki cümle ile kafasındaki griliği almak isterim; Geçmiş tarihlerde yaşayan tarihi kişiliklerin diğer bir deyişle tarihe yön vermiş insanların bir birlerinden elbetteki farklı tarafları olmuştur ve gelecektede olacaktır. Bu kişiliklerin başarıları gibi hatalarıda tarih sayfalarına kayıt edilmiştir. Bunlardan biri olan Sultan Mehmed'i biz torunları çağ kapayıp çağ açan biri olarak biliriz, öyleki muhtemelen senin yaşlarında iken kokuşmuş ve çürümüş Bizansı tarih sayfasından silmeyi başarmış çağının en ileri alimlerinden (Molla Hüsrev, Molla Gürani, Akşemşeddin) ders alarak yetişmiş, birkaç dili birden şiir yazacak kadar bilen aynı zamanda ve en önemlisi olan kainatın efendisinin takdirine mazhar olmuş (İstanbul elbet feth olunacaktır, onu fetheden komutan ne güzel komutan askeri ne güzel askerdir) bir lider, asker ve velidir. Bu yüzden ki adının önüne Fetheden anlamına gelen Fatih ünvanı konmuştur. Ömrü yetmiş olsa idi yaradıcı izin verseydi belkide sen şu an Florentina'da yaşıyan bir türk evladı olurdun...

Atatürk ise yine tarihe yön veren insanların başında gelir, yakın tarihimiz olduğu için ve ders kitaplarında Fatih Sultan Mehmed'den daha çok yer verilidği için onu anlatmaya gerek dahi yok. İkisinin yaşadağı konjektürler birbirinden farklı olduğu için kim daha büyük yada kim daha hayırlıydı tartışması yapmak son derece yersiz bir tartışmadır. İkiside kainatının efendisi ile adaştır ben en azından bunun için birini diğerinden üstün göremem.

Ayasofya'ya gelince o sıradan bir klise yada cami değildir. O ki yapıldığı yıllarda yine kainatın efendisinin nazarı ile ayakta duran kubbeye sahiptir. O eser ki fethin sembolüdür ve ona sahip olan milletlerin gurur kaynağıdır, onu efes harabeleri yada herhangi bir 5000 yıllık tarihi eserle bir tutamayız, ona o değeri veren bizzat İstanbul şehri ve kainatın efendisinin ta kendisidir. Ona taş yığınymış gibi yada rasgele bir padişah namaz kıldığı için korumak gözetmek için sahiplenemeyiz. Bu sebeple ki Ayasofya'nın gemişte kapısına asılan kararla Türkiye'de yaşayan azınlıkların gönlünü almak için müzeye çevrilmesine kayıtısz kaldığımız gibi tekrar klise olmasına asla ve asla kayıtsız kalamayız. Eğer bunada izin verirsek senin de dediğin gibi Kıbrısıda, oniki adayıda verir oh be deriz. Konu ile ilgili değişik kaynaklardan bilgi edeinmek isteyen varsa buyursun linke http://haberim.com/ic.php?id=40505&g=1

Kalın sağlıcakla üzmeyin birbirinizi...