DeliciousA adlı üyeden alıntı:
olaya geç müdahale edip de hala yanıbaşlarında devam eden tacize izleyici kalan polisi de gözlerinden öpüyoruz.
Öncelikle yapılan hareketi kınıyor ve cezalarını hem adli hem ilahi olarak bulmalarını arzuluyorum.

Arkadaşım yukarıdaki cümle hariç sonuna kadar haklısın. Ancak bir polis oğlu olarak söylediklerine katılmıyorum. Polislerin ne şartlarda çalıştığını bu forumdaki pek çok kişiden iyi biliyorum. Kimlerle muhattap olduklarını, ne kadar maaş alıpta ne kadar saat çalıştıklarını, nerelerde görev yaptıklarını... Bu yüzden bilmediğiniz konularda basından duyulan şeylerle polise karşı hiddetlenmeyin lütfen. Ancak, haklısınız ki, İstanbulda görev yapan bazı polislerimiz (her ilde var ancak konu İstanbulda geçiyor) aldığı maaşı beğenmiyor, bu nedenle ek gelirler elde ediyor kendince ve sırf bu yüzdendir ki bu tarz "iğrenç" davranışlara "göz yumarak" ağır hareketlerde bulunuyor. Mesleğini seven kimse böyle yapmaz ve bu tarz insanlara resmen rahat batmaktadır... Haksız olduğunuz (benim öyle düşündüğüm) taraf ise; bu tarz "polis elbiseli" insanların dışında gerçekten polis olan insanlardan biraz bahsetmek istiyorum. Konu dışı ancak okumanızda ve bilmenizde fayda olduğunu düşünüyorum.
Özellikle doğuda çalışmak (şark görevi) bir polis için resmen askerliktir. Diğer illere nazaran 270YTL daha fazla maaş ödenir orada çalıştığınızda. Hayat o şehirlerde çok daha ucuzdur ve belkide en önemlisi gasp, kap-kaç yok denecek kadar azdır. Ne kadar güzel geliyor değil mi kulağa? Ancak bu davulun sesi misali sadece... Aşağıda anlatılan olaylar bizzat yaşadığım deneyimlerdir.
Geçen kurban bayramında Elazığdaydım. Memleketi ailecek ziyarete gittik. Orada, babamın (babam Emniyet Müdür Yardımcısıdır) eski iş arkadaşı bir Emniyet Amiri ile görüşecektik. Kendileri Dİyarbakır'ın Hani ilçesinde çalışmaktadır. Elazığdan çıkıp Sivrice kavşağında buluştuk. Geldiklerinde epey konuştuk. Geçmişe dair olaylardan, Diyarbakırdan, Haniden, terörden... Lojmanlarına roket yediler. Doğuda sıkça yaşanan bir olaydır bu. Asker ve Polis Lojmanları roketlenir. Genelde isabet etmez. Ancak bu sefer etmiş... Eskiden çok neşeli olan bu çift artık gülmüyordu... Nasıl bir psikoloji altında yaşadıklarını tahmin edebilirsiniz sanırım... İlk şark yıllarında biz de Mardinde görev yapmıştık. O yılları sadece kulaktan dolma bilgilerle anlatabilirim, çünkü yalnız 4 yaşındaydım. Babamın 2 hafta eve gelmediği, bazen sadece şehit cenazesi getirmek için geldikleri, sayısız kez ölümden döndükleri, çatışmalara girip şehit olan can yoldaşlarınının her birini omuzlarında taşıyarak karısı ve çocuklarına nasıl getirdikleri,... Bunların her biri ayrı ayrı ve dinlenmesi gereken hikayelerdir.
Bu yüzden lütfen o "polis elbiseli" insanlarla, polisleri karıştırmayınız. Lütfen... Okuduğunuz için teşekkür ederim, saygılarımla