echo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
haluk levent gayet iyi bir sanatçıdır. yakından görmüş ve konuşmuş biri olarak söyliyebilrimki çok canayakın birisi. tanımadğınız adamlar hakkında niye atıp tutarsınız anlamam.
Ben de yakından gördüm ve konuştum...defalarca. Şimdi onun hakkında sizin yürüttüğünüz fikir değil benim yürüttüğüm neden atıp tutmak oluyor ? Atıp tutmak resmen bu işte.

İçeri giren kim olursa olsun mal beyanı ile ilgili hükümler kesinlikle adalete aykırıdır.

Ayrıca avukatlar bu hükümleri çok rahatlıkla hukuka aykırı kullanabilmekte ve hakimler genellikle şikayete göre karar vermektedir.

İİK hükümleri adli mercilerin sırtında kambur oldukça bu böyle devam edecektir.

İnşeallah kısa zamanda gerekli düzenlemeler yapılarak, alacaklı-borçlu ilişkisi ile doğrudan alakalı olmayan ve kanundaki genel düzenlemelerin yapılamaması sebebiyle infazına engel kalmaması için Disiplin Hapsine çevrilen bu cezalar bir an evvel hukuka daha uygun hale getirilir.


Hiç bir alacak-borç ilişkisi hapsen tazyikle ödenemediği gibi hapis ile de cezalandırılamıyor normalde. Ancak Disiplin Cezası ya da Disiplin Hapsi dediğimiz bu uygulama kişilerarası hukukun oyutunu kişi ile hukuk ilişkiseine çeviriyor.

Bu ceza, bir borç sebebiyle alacaklı tarafın devletten borçlu olan kişinin malvarlığının tesbitini istemesi neticesinde devletin araya girmesi ve yerine getirilmediği ya da usule uygun bulunmadığı halde devlete karşı disiplinel bir eksiklik ortaya çıkması mantığıyla veriliyor. Halbu ki bu ceza borcu kaldırmadığı gibi cezayı yatan ya da borcu ödeyen de malbeyanında bulunmuş bir vatandaş hükmüne bürünüyor. Mantıksızlık zaten burada. Hatta bu ceza infaz edilemezse 18 ay sonra düşüyor.

Bu hükmün yürütülmesi daha çok borçluyu sıkıştırmak için alacaklı vekili tarafından bir silah olarak kullanılıyor.

Hakimler çaresiz...dosya yükü bu tür davaların yeteri kadar incelenmeden hükme bağlanmasına sebep olurken alacaklı vekilleri bundan sonuna kadar faydalanıyor.