Şimdi çoğumuzun yanlış bildiği bir şeyi düzeltmek istiyorum. Forumda diğer başlıklar altında bahsedilen, paketlerinizin gözünüzün önünde açılıp kontrol edildiği yer Gümrük değil, PTT Paket Müdürlükleri'dir. Buralara gelen paketler her zaman için gümrükten geçip dağıtım esnasında ya koli boyutundan ya da ağırlıklarından dolayı (ki bunun PTT'nin yetersiz dağıtım kapasite ve kabiliyetinden kaynaklandığını söyleyebiliriz) Paket Müdürlüklerine aktarılırlar.
Orası bir gümrük değildir, ve ürününüz orada gümrükten geçmiş kabul edilir. Ancak açılan bir paketin değeri gümrük mevzuatında belirtilmiş bedelsiz giriş tutarından büyükse gümrük bedeli sizden orada tahsil edilebilir. O yüzden bu yerden korkmayın (neden korkmamanız gerektiğini de aşağıda anlatacağım).
Ancak, PTT paket müdürlüğü değil de yurda giremeden gerçek bir gümrük'te takılma durumu varsa, size o paketi orada bırakmanızı tavsiye ediyorum. Zira o paketi oradan çekmek için ödeyeceğiniz maddi ve manevi bedel, aldığınız ürünün 3 4 misli daha olacaktır.
Şimdi gelelim PTT Paket Müdürlükleri'nden neden çekinmemeniz gerektiğine;
eBay'den 6 ay kadar önce 4 adet farklı numaralarda converse ayakkabı aldım, ve elbette ki paket müdürlüğünden paketi 1 hafta içinde almam gerektiğini bildiren yazı geldi. Vakit kaybetmeden Davutpaşa'daki paket müdürlüğüne gittim. Tabi ilk tecrübem olduğundan tamamen hazırlıksız yakalandım.
Fazla detaya girmeden anlatmak istiyorum. Detaylı anlatımı izlenimlerim başlığı altında anlatacağım. Önce gelen yazıyı bir banko'ya verdim, ardından senin adını söyleyeceğiz ve o zaman işlemine başlayacağız dendi. Aradan 5 10 dakika geçtikten sonra adım okundu ve seperatörlerle oda yapılmış bir mekana girdim, kolim geldi ve bir memur koliyi açmaya başladı, öteki bayan memure de içinde ne olduğunu, ne amaçla getirttiğimi falan sorguladı. Kutu açılınca ayakkabıları gördüler ve fatura istendi. Hediye olduğunu belirttim ancak 4 ayakkabı hediye olmaz dediler. Yanımda (ve gerçekte) olmadığı için yok dedim ve faturası olmadan gelmemem gerektiğini söylediler, gerçek meblağını görmek istediklerini söylediler, internetten çıktı alıp gelsem diye sorduğumda işi yokuşa sürerek "o fatura olmaz orijinali kaşelisi lazım" dediler.
Oradan ayrıldım ve eve gidip eBay'den gelen faturadan renkli çıktı aldım. Paypal'dan ödeme yaptığıma dair ekstreyi ve hatta yetmeyip banka kartımın ekstresini de temin ettim. 3 4 gün sonra tekrar Davutpaşa Paket Müdürlüğü'ne gittim, aynı memur ve memure yerindeydi. Beni hatırladılar ve bu sefer faturayı görünce "Bedel 100 euro'yu aştığından gümrük beyannamesiyle çekmen lazım bunları" dediler. Uygun bir dille bunu yapamayacağımı ilettikten sonra pes ettiler ve "vergisini öde al" dediler. 25 lira vergi ödeyip ürünleri aldım hala da giyiyorum.
Şimdi izlenimlerim ve size verebileceğim tüyolar;
-Birincisi, satıcınıza paket üzerindeki deklerasyon belgesine muhakkak "gift" yazmasını (Eğer pahalı bir ürünse 2 3 sefer) tembihleyin. Çoğu satıcı zaten uyarmaya gerek kalmadan öyle yolluyor ancak daha çok yerel çalışanlar bu noktayı es geçebiliyorlar. Asyalı satıcılar genellikle bu işlerden iyi anlıyorlar, uyarıya bile gerek kalmıyor. Ancak Amerikalılar gerçekten çok kuş beyinliler ve kolay unutuyorlar. Onlarla alışverişte hatırlatmakta fayda var.
-Gift yazdırdınız ve yine de ürün Paket Müdürlüğü'nü buldu. O zaman giyin en şık gömlek ve pantolonuzu, eBay faturanızın çıktısını alın (gerekirse miktarlarla da oynayın) doğru gidin ilgili yere, bu ürün yakın arkadaşımdan hediyeydi, niye buraya geldi numarası yapın. İsterlerse de 100 euro'yu geçmeyen faturayı gösterin, yalnız inandırıcı olun. Örnek; Son model cep telefonu getirtip 100 euro altı yazmayın. Makul olun.
-Eğer hakikaten gümrük vergisi ödeme niyetindeyseniz, faturanızı alın gösterin ve paşa paşa ödeyin. CFR, yani mal ve taşıma bedeli üzerinden vergilendirilirsiniz, haberiniz olsun. Zaten 25 lirayı geçmez, geçse de mutlaka çok daha fazla karda olduğunuz bir ürün olduğu için önünüze getirilen gümrük vergisi miktarına itiraz etmeyin.
-Kontrol edemeyeceğiniz bir faktör olarak Gümrük memurlarına (ve özellikle memurelerine) dikkat edin. Bu insanlar orada size zorluk çıkartmak için varlar. İstisna görmedim. Erkekler nispeten daha nötr iken kadınlar inanılmaz derecede saldırgan olabiliyorlar. Ancak gerekli tepkileri kaliteli bir üslupla verdiğinizde sizden çekiniyorlar.
Ayrıca, eğer aldığınız bir ürünü beğenirler ve ona göz koyarlarsa işinizi iyice yokuşa sürüyorlar. Bana converse vakasında yaptıkları gibi (oradaki ters memure muhtemelen converse'leri kendi çocukları için istedi diye düşünüyorum) gümrük beyannamesi isteyebilirler. Unutmayın, sizin Tüzel kişiliğiniz yok ve ürünleri kendi ihtiyaçlarınız için alıyorsunuz! Bunu söylediğimde artık daha fazla itiraz edecek güçleri kalmamıştı.
Söyleyecekleri sözlere hazırlıklı olun, kadın memureye bana bir daha git gel masrafı yaptırmamasını rica ettiğimde bana "Mahmutpaşa'da 20 liraya çok güzel ayakkabılar olduğunu, benim marka meraklısı olduğumu" söylemişti.
Son olarak, ısrarcı olun! O çok istediğiniz ürünü nihayet satın aldınız, parasını verdiniz, günlerce beklediniz ve artık elinizi uzattığınızda alabilecek kadar yakında. Burada elinizi değil dilinizi ve birazcık ta beyninizi yormanız gerekli. Sakın unutmayın, sizin boşverdiğiniz ürün sizin tarafınızdan alınmadığı taktirde 2 3 ayda bir yapılan (sözde!) açık artırmalarla oradaki asık suratlı orta yaşlı ve üstü ters memur-memurelerin evlerine girecek! Onlara, haketmedikleri şeyleri kullanma zevkini yaşatmayın! (Daha iyi bir motivasyon olamazdı sanırım )