Eğer Netscape Web 1.0 için standart taşıyıcı ise, Google Web 2.0 için kesinlikle standart taşıyıcıdır, çünkü onların kendilerine ait olan IPO’ları her dönem için tanımlanıyordu. Dolayısıyla bu iki şirketin ve konumlandırmalarının mukayesesiyle başlayalım.
Netscape eski yazılım modeline dayanarak "platform olarak web"’i düzenledi: en çok rağbet gören ürünleri bir masaüstü uygulaması olan web tarayıcısıydı, ve stratejileri tarayıcı pazarındaki egemenliklerini yüksek fiyatlı sunucu ürünleri için bir pazar kurmakta kullanmaktı. Tarayıcıdaki uygulamaların ve içeriğin gösterimini standartlara göre kontrol etmek, teoride, Netscape’e Microsoft’un PC pazarında sahip olduğu gibi bir pazar gücü vermeli. Tıpkı "atsız taşıyıcılar" kelimesinin otomobilleri belirtmesi gibi, Netscape de, masaüstünün yerini alacak bir "webtop" ifadesi planladı ve webtop'u, Netscape servisleri satın alacak olan enformasyon sağlayıcılarının webtop'a dahil ettiği enformasyon güncellemelri ve küçük uygulamalar ile yaygınlaştırmayı planladı.
Sonuçta, web tarayıcıları ve web sağlayıcıları başlıca satış ürünleri olarak ortaya çıktılar, ve web platformu üzerinden sağlanan servislerin fiyatını yükselttiler.
Google sektöre doğal bir web uygulaması olarak girdi, hiç satılmadı ya da paketlenmedi, fakat müşterilerin ödemeleriyle, doğrudan ya da dolaylı olarak servis olarak kullanıma sunuldu. Eski yazılım endüstrisinin hiçbir tuzağı Google’da geçerli değildir. Planlanmış yazılım sürümü değil, sadece sürekli gelişime; lisanslama ya da satışa değil sadece kullanıma; müşterilerin yazılımı kendi ekipmanlarında kullanabilmesi için başka platformlara taşınmasına değil, sadece açık kaynaklı işletim sistemleri kullanmakta olan PC'lerin büyük oranda ölçeklendirilebilir bir koleksiyonuna ve ek olarak şirket dışında kimsenin henüz göremediği, şirket bünyesinde hazırlanmış uygulama ve özelliklere sahip.
Aslında, Google’ın, Netscape’in hiçbir zaman gereksinim duymadığı bir güce ihtiyacı vardı: veritabanı yönetimi. Google, sadece yazılım araçlarının bir koleksiyonu değil, aynı zamanda uzmanlaşmış bir veritabanıdır da. Veriler olmadan, araçlar bir işe yaramaz; yazılım olmadan, veri yönetilemez. Yazılıma lisans verme ve API’ler üzerinden kontrol etme—önceki dönemde bunun için harcanan çaba—konu dışıdır çünkü yazılımın hiçbir zaman dağıtılmaya ihtiyacı yoktu, sadece gerçekleştirilmeye ihtiyacı vardı ve ayrıca veri toplama ve yönetme becerilerinden yoksun kaldığında yazılım oldukça kullanışsızdır. Aslında, yazılımın değeri, yönetilmesine yardım ettiği veri dinamizmi ve skalası ile ölçülür.
Google’ın servisleri bir sunucu değildir--çok büyük bir internet sunucusu koleksiyonu tarafından sağlanmasına rağmen--ne de bir tarayıcı—tarayıcıda olduğu gibi kullanıcı tarafından tecrübe edilmesine rağmen. Hatta armadası olan arama servisi dahi kullanıcıların bulmasına yardımcı olduğu içeriğe sahip değil. Daha çok, her iki uçlarda da değil aradaki networkte yer alınan bir telefon görüşmesine benziyor.
Google, tarayıcı ve arama motoru ile hedef içerik sunucusu arasında bir kolaylaştırıcı gibi yer almakta ya da kullanıcı ile kullanıcının online deneyimi arasındaki aracı görevinde bulunmakta.
Netscape ve Google'ın ikisi birden yazılım şirketleri olarak tanımlanabilir ancak, Google'ın yazılımını eBay, Amazon, Napster, DoubleClick ve Akamai gibi diğer Internet uygulamalarınınkine benzerken, Netscape ise Lotus, Microsoft, Oracle, SAP ve 1980'lerin yazılım devriminden sonra hizmete girmiş diğer şirketlerin yazılım dünyasının içinde yer aldığı net olarak görülüyor