Hayat dediğimiz şey yalnızca güzel günlerden ibaret değil. Bazen sevinçler yaşıyoruz, bazen hiç beklemediğimiz imtihanlarla karşılaşıyoruz. Bazen bir kapının açılması için dua ediyor, bazen de neden kapandığını anlamaya çalışıyoruz.
Ben zamanla şunu öğrendim: Her şey istediğimiz gibi gitmeyebilir. Bazen kaybederiz, bazen bekleriz, bazen sabretmekten başka çaremiz kalmaz. İçimize attığımız, kimseye anlatamadığımız sıkıntılarımız olur. Dışarıdan her şey yolunda görünürken içimizde nice mücadeleler veririz.
Ama bir de nimetler var…
Sabah uyandığımızda aldığımız nefes, soframızdaki bir lokma ekmek, sevdiklerimizin yanımızda olması, evladımızın gülüşü, sağlığımız, huzurlu bir akşam ve farkına bile varmadan sahip olduğumuz nice güzellikler…
Bazen o kadar çok istediğimiz şeylere odaklanıyoruz ki zaten sahip olduğumuz nimetleri görmezden geliyoruz.
Ben artık şuna daha çok inanıyorum: İnsan her şeyi anlayamayabilir. Yaşadığı imtihanın hikmetini hemen kavrayamayabilir. Fakat sabretmenin, şükretmenin ve Allah'a güvenmenin insana verdiği huzur bambaşka.
Kur'an-ı Kerim'de Rabbimizin bildirdiği her hakikat, insanın hayatına ayrı bir pencereden bakmasını sağlıyor.
Bir ayeti okuyorum, bazen yaşadığım bir zorluğu hatırlıyorum. Bazen sahip olduğum nimetleri düşünüyorum. Bazen de kendi kendime şunu söylüyorum:
Azîm olan Allah doğru söyledi.
Çünkü biz bazen bir nimetin kıymetini kaybetmeden, bir güzelliğin değerini yaşamadan, sabrın ne demek olduğunu imtihan edilmeden anlayamıyoruz.
Rabbim yaşadığımız imtihanlarda sabır, sahip olduğumuz nimetlerde şükür, attığımız her adımda hayır nasip etsin.
Darlıkta da genişlikte de, hastalıkta da sağlıkta da, sevinçte de hüzünde de bizi kendisine layıkıyla şükreden kullarından eylesin.
Unutmayalım; bazen bir imtihan sabrı, bazen bir nimet şükrü, bazen de bir ayet bütün hayatımızı yeniden düşünmemize vesile olur.