Öncelikle konuyu saptırmayı bırak. Ben sana Türkiye'deki her uygulama doğrudur, her yasak haklıdır veya vatandaşın ödediği bütün vergiler makuldür demiyorum. Ama sen de hoşuna gitmeyen her düzenlemeyi "rant", her devlet denetimini "geri kalmışlık" olarak değerlendiremezsin.
Bir ülkenin güçlü olması, yabancı şirketlerin her talebini kabul etmesi anlamına gelmez. İngiltere, Almanya ve İsviçre örneklerini veriyorsun. Peki bu ülkelerde faaliyet gösteren şirketlerin vergi, lisans ve diğer yasal yükümlülükleri olmadığını mı sanıyorsun?
PayPal meselesinden başlayalım.
PayPal'ın Türkiye'deki faaliyetlerini durdurmasının arkasında lisans ve bilgi sistemlerinin Türkiye'de bulundurulmasına ilişkin şartlar konusunda yaşanan anlaşmazlık vardı.
Şimdi sana soruyorum: Türkiye'de milyonlarca insanın parasını yöneten yabancı bir ödeme kuruluşunun Türkiye'nin finansal denetim kurallarına tabi olmasını istemek neden yanlış olsun?
Bu şartlar ağır mıydı, daha makul bir çözüm bulunabilir miydi? Elbette tartışılır. Ama meseleyi yalnızca "Türkiye geri kalmış olduğu için PayPal yok" seviyesine indirgemek ciddi bir değerlendirme değil.
Gelelim Starlink'e.
Türk Telekom'u, Turkcell'i veya Vodafone'u savunmak zorunda değilim. Hizmetleri pahalıysa eleştiririm, rekabeti engelliyorlarsa onu da eleştiririm.
Ama sana basit bir örnek vereyim.
Yarın Türkiye'deki bütün internet operatörlerinin kapandığını ve herkesin Starlink kullanmaya başladığını varsayalım.
Milyonlarca müşteriden gelir elde eden bu şirketin Türkiye'deki vergi yükümlülükleri nasıl düzenlenecek? Hangi lisans şartlarına tabi olacak? Mahkeme kararları ve hukuka uygun bilgi talepleri nasıl yerine getirilecek?
İnternet üzerinden büyük bir dolandırıcılık gerçekleştirildiğinde, çocuk istismarı veya başka ağır suçlar işlendiğinde yetkili makamlar bu şirketten hukuka uygun şekilde bilgi talep edebilecek mi?
Bunları düşünmeden "Elon Musk gelsin, istediği gibi hizmet versin" demek kolay.
Devletin görevi yalnızca sana ucuz internet sağlamak değildir. Aynı zamanda vergi toplamak, vatandaşını korumak, suçla mücadele etmek ve ülkesindeki ticari faaliyetleri denetlemektir.
Tabii ki bu yetkiler hukuk çerçevesinde ve vatandaşın mahremiyeti korunarak kullanılmalıdır.
Senin mantığınla hareket edersek yarın başka bir yabancı şirket de çıkıp "Ben Türkiye'de faaliyet göstereceğim ama sizin mevzuatınıza uymayacağım" derse bunu da kabul mü edeceğiz?
O çok örnek verdiğin ABD'ye gitsinler de "Sizin lisans şartlarınıza uymayacağız, vergi yükümlülüklerinizi kabul etmiyoruz, mahkeme kararlarınıza da cevap vermiyoruz" desinler. Bakalım ABD buna nasıl yaklaşacak?
Discord konusuna gelirsek...
Bir platformda suç işlenmesi, o platformun tamamen kapatılmasını otomatik olarak haklı çıkarmaz. Alınan kararların hukuka uygunluğu ve orantılılığı tartışılmalıdır.
Ancak yabancı bir platformun da faaliyet gösterdiği ülkelerin hukukunu tamamen yok sayma hakkı yoktur. Adli makamların hukuka uygun talepleriyle iş birliği yapılması ve kullanıcı güvenliğinin sağlanması konusunda sorumlulukları olabilir.
Burada savunduğum şey her erişim engeli değil, devletin hukuki denetim hakkıdır.
Senin anlamadığın temel nokta şu: Bir devletin düzenleme yapma hakkını savunmak, o devletin yaptığı her düzenlemeyi savunmak değildir.
Türkiye'de internet pahalı olabilir, IMEI harcı aşırı yüksek olabilir, bazı erişim engelleri ölçüsüz olabilir. Bunların hepsi eleştirilebilir.
Ama sen bütün bu farklı konuları tek bir torbaya doldurup "Türkiye geri kalmış, herkes rant peşinde" diyerek meseleyi açıklamış olmuyorsun.
Bir de sürekli "Dünya lideriyiz diyorsunuz ama kimse sizi takmıyor" diyorsun.
Ben sana dünya lideriyiz mi dedim? Bir ülkenin kendi kanunlarını uygulama hakkını savunabilmesi için dünya lideri mi olması gerekiyor?
Beni dikkate almayan bir yabancı şirket varsa dikkate alsın diye karşısında eğilip bükülmemi mi bekliyorsun?
Sen güçlü ülkeleri örnek veriyorsun ama onların kendi ekonomik çıkarlarını, hukuk sistemlerini ve egemenlik haklarını ne kadar ciddiye aldıklarını görmezden geliyorsun.
Güçlü devlet olmak, yabancı şirketlerin her istediğine boyun eğmek değildir. Kendi hukukunu uygularken vatandaşının haklarını da koruyabilmektir.
Son olarak, "Afganistan'da yaşamayı hak ettin" gibi ifadelerle tartışmayı kişiselleştirmen, ortaya koyduğun iddiaları daha doğru yapmıyor.
Ben yabancı şirketler karşısında devletin egemenlik, vergilendirme ve hukuki denetim hakkını savunuyorum. Sen ise bunu bütün yasakları savunmak olarak göstermeye çalışıyorsun.
Devletin yanlış uygulamalarını eleştirmek başka, devletin kendi ülkesinde kural koyma hakkını reddetmek başka.
Önce bu ikisi arasındaki farkı anlaman gerekiyor.
Konuyu tartışmaya çevirmek istemiyorum. Sadece paylaştığınız örneklerle ilgili düşüncelerimi paylaşayım.
Paypal ==> Bu kadar veri sızıntısı olan ve bunu normalleştiren bir yere bende dev bir şirket olsam veri merkezimi taşımazdım. Firmaya ait onlarca ülkeye veri güvenliği konusunda sabıkalı bir ülkeye getirmek istememesini hak veriyorum. Vergi konusunda ise Paypal'ın vergi ödemeye razıyız açıklamaları da mevcut. Konu vergi değil yani.
Starlink ==> Yani diyorsunuz ki milletin ucuza bir şeyleri kullanması rahatsız edici bir şey. Emin olun direkt yassah hemşerim demek yerine önünü açsalardı bu konuda şirket gerekli düzenlemeleri yapardı. Elon Musk'ın Türkiye'ye yaptığı yatırım ve gösterdiği önem herkesin malumu.
Discord ==> İçerisinde suç unsuru barındırıyor diye bir şeyi yasaklamak da ayrı bir saçmalık. Zamanında Blackberry bırakın Türkiye'yi hiçbir ülke ile güvenlik gerekçesi ile veri paylaşmayı reddetti. Tahmin edin bakalım o zaman da kapatmakla tehdit eden yer neresiydi? Ben whatsapp ile de suç unsuru oluşturabilecek konuşmalar yapıp , sms grupları ile suçlu topluluğu oluşturabilirim. O zaman whatsapp ya da sms teknolojisini de yasaklasınlar. Ama SMS olmaz dimi olursa yukarıda savunduğunuz operatörler ne yapar sonra.
Kusura bakmayın ama cümleleriniz kraldan çok kralcı gibi olmuş.