Normal bir kovanda işçi arılar önce beslenir, büyür ve bal ürettikçe kovana katkı sağlarlar. Türkiye'de sıfır sermaye ile şahıs şirketi kurarak e-ticarete atılan bir girişimci ise henüz hiç bal üretememiş (0 TL kazanmış) bir işçi arıdır.
Ancak sistem, bu işçi arının daha ilk uçuşunda, kanatlarında tek bir gram polen bile yokken ondan "kraliçe arıyı" (devleti ve sabit masrafları) beslemesini ister.


Kovanın Acımasız Döngüsü:
  • Bal Yok Ama Vergi Var: Girişimci henüz tek bir ürün satamamışken, kovanın sabit giderleri olan Bağ-Kur primi, her ay düzenli gelen damga vergisi, muhasebeci ücreti ve ofis (veya stopaj) masrafları kapısını çalar.
  • Ezici Yük: Arı sütü üretip büyümesi gereken işçi arı, daha siftah bile yapamadan cebinden çıkan bu sabit masraflarla ezilmeye başlar.
  • Borç ve Faiz Sarmalı: Satış yapamadığı için bu masrafları karşılayamadığında, kovan ona tolerans göstermez; üzerine borç, gecikme faizi ve vergi cezaları biner. Kanatları borç yüküyle ağırlaşan arı, artık uçamaz hale gelir.
  • Yok Oluş: Masrafları düşünmekten nektar arayacak (pazarlama yapacak, ürün geliştirecek) enerjisi ve sermayesi kalmaz. Sonuçta, üretemeyen, satamayan ve sistemin ağırlığı altında ezilen işçi arı, daha kovanını büyütemeden piyasada var olamayarak yok olur.
Sistem, arının bal üretmesine izin vermeden onu beslemeye zorladığı için, girişimci daha yolun başında kovanın altında ezilen bir figüre dönüşür.