Golobussum adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
hocam burada bazı konuları açıklayarak sana bir tavsiyede bulanacağım:



İş Kanunu’nun 34. maddesi, ücret ödeme gününden itibaren 20 gün içinde mücbir bir neden olmaksızın ödeme yapılmaması durumunda işçinin iş görmekten kaçınabileceğini düzenler. Bu, işverenin maaşı 20 gün geciktirme hakkına sahip olduğu anlamına gelmez. maasş eğer bir sözleşmen varsa o tarihte ödenmesi gerekir. sözleşme yoksa patronlarımız maalesef esnetiyorlar. yoksa söyledikleri ödeme gününden itibaren 20 gün geçmesine rağmen mücbir neden olmaksızın ödeme yapılmazsa işçi, kanundaki koşullar çerçevesinde çalışmaktan kaçınabilir. kaçınmaktan kasıt şu iş yavaşlatma veya haklı nedenle fesih yapma gibi hakları var yani istifa değil! istifa bir işçinin en son düşüneceği seçenek olmalıdır. iş yerinde eğer sgk asgari ücret alınmadığı halde asgari ücretle sgk gösteriliyorsa bu haklı fesih nedenidir kıdem tazminatını talep ederek ayrılabilirisiniz, ihbar tazminatı alamazsınız. ihtar noterden çekilmeli yalnız. ve ihbar çekildikten sonra 1 dk dahi işyerinde bulunmamalısınız. işten ayrılırken her hangi bir şeye imza atmak gibi bir zorunluluğunuz yok elden ödeme almayın ve hepsini banka kanalından yapılmasını isteyin. 1 yıldan fazladır orada çalışıyorsanız bu seçeneği düşünün derim.

ayrıca fazla mesaiye kalıyorsanız ve bunun da fazla mesai ücreti ödenmiyorsa bu da haklı nedenle fesih yapma sebebi doğurur. bunuda değerlendirin derim. Senin durumunda: Maaş ödeme tarihi her ayın 5’i ise 12 Ekim itibarıyla maaşın gecikmiş olması, ücret alacağı açısından bir ihlale işaret eder. Ancak henüz 20 gün dolmamış olması, diğer hukuki hakların doğmadığı anlamına gelmez.
İşçiye satışlardan, cirodan veya gerçekleşen hedeflerden belirli bir oranda prim ödenmesi kararlaştırılmışsa ve işçi bu primi kazandıysa, prim alacağı da ücret niteliğinde değerlendirilebilir.
İş Kanunu kapsamında, sözleşme koşullarına göre kazanılmış primlerin ödenmemesi de haklı fesih nedeni oluşturabilir. bunla ilgili yargıtay kararları var
ücret kavramının yalnızca temel maaştan ibaret olmadığı; prim, ikramiye ve fazla çalışma ücretleri gibi alacakları da kapsayabildiğini söylüyor.

Kısa bir son Not : Bence diğer şirket batma eğilimi göstermiyorsa diğer iş arkadaşlarını da gizliden örgütleyim grev iş yavaşlatma gerekirse iş durudurma yöntemini deneyip bu işi düzene sokmak mümkün olabilir. başka gideceğiniz bir iş yerinde aynı şeylerin yaşanmayacağının garantisi yok. gördüğünüz gibi koşullar zamanla değişiyor önce 5 gün gecikiyordu şimdi neredeyse 1 ay oldu ödenmemdi diyorsunuz.

şuda önemli son not:



Noterden ihtarname göndermek tek başına kıdem tazminatı hakkı yaratmaz. Haklı fesih nedeninin gerçekten mevcut olması ve gerektiğinde ispatlanabilmesi gerekir.
Bu nedenle ihtarname gönderilmeden önce şu hazırlıkların yapılması daha doğru olur:
  1. İş sözleşmesi ve varsa prim sistemine ilişkin belgeler toplanmalı.
  2. Maaş ve primlerin hangi tarihlerde ödenmesi gerektiği belirlenmeli.
  3. Banka kayıtları ve bordrolar kontrol edilmeli.
  4. Ödenmeyen maaş ve primlerin miktarı hesaplanmalı.
  5. SGK kazanç bildirimleri incelenmeli.
  6. Varsa fazla mesai ve diğer ücret alacakları belgelenmeli.
Bunların ardından ihtarnamede yalnızca doğrulanabilen olgulara dayanılmalı.

kolay gelsin. bir sorun olursa özelden yazabilirsin avukat değilim, tecrübelerimizden bu işlerden anlarım az çok
Hocam yorumunu şimdi gördüm kusura bakma. İşe girerken yapılan sözleşme de belli bir tarih varmıydı hatırlamıyorum açıkçası ama sözlü bir şekilde 5'i denmişti sonra ilk ayımda yatmayınca genelde 5 ile 10 arasında yatıyor dediler. Bugün bir toplantı vardı yanımdaki kişi bölge müdürünü arayıp durumu sordu maaşı gündeme getirdim muhtemelen 15inde yatacak demiş. Bu cevaba daha çok sinir oldum muhtemelen demek ne demek. Şuan Eylül de ve Ekim de alacağım 2 prim ve maaş var eğer 15inde bunlar yatmazsa uzun bir mesaj atacağım. İşim rahat ve yorucu değil evime de çok yakın hemen çıkma kafasında değilim ama soğuttular acayip bir şekilde