Hocam bir şeye bağlanmak, bence insanın en büyük problemlerinden birisi bu. Sadece eş olarak düşünmemek lazım, araba, telefon, iş; insan her şeye bağlanmaya müsait bir varlık. Hepimiz de farklı farklı şeylere bağlanıyoruz. Sonra onu kaybedince de tüm dengemiz dağılıyor. Boşanmayı deneyimlemedim, çünkü evlenmedim. Ama ben de yıllarca bağlandığım birini kaybedince dünyam kararmıştı çok uzun bir süre. Ama bu dönemde çok şeyin farkına vardım. Evet üzülmek, yas tutmak bunlar insani şeyler ama bu kadar fazla bağlanmayı seçmek direkt bizim sorunumuz diye düşünüyorum. Çünkü istesek de istemesek de bağlandığımız maddi her şeyi kaybedeceğiz. Eşinle, arkadaşınla aran bozulur veyahut ölürler. Hepimiz öleceğiz, bunu zaten kimse inkar edemez. Öyle ya da böyle birileri birilerini doğal olarak bırakacak. Eşyalar eskir, kırılır, kullanılamaz hale gelir. Kendine çok bağlanırsın ama aynada gün geçtikçe dökülen, beyazlayan saçlar, kırışıklıklar. Bunların hiçbirini durduramazsın, durduramıyoruz da. Bu kadar da aciz varlıklarız esasında. İnsan bunları düşünüp algıladıktan sonra bir şeylere sonsuz bağlanmayı kesiyor, en azından dünyadaki geçici şeylere. Kiminin ahiret inancı vardır, kiminin yoktur bilemem. Ama bu dünyada yaşadığım her bir kayıp, beni derinlemesine düşüncelere itti ve yaşam tarzımı, hayata bakışımı tamamen değiştirdi. Umarım en kısa sürede sizin de hayata bakış açınız sizin için olumlu olarak değişir.
Düzenleme: Size iyi gelip gelmeyeceğini bilemem ama ben bu dönemde YouTube'da birçok psikoloji kanalını izlemiştim. İnsan psikolojisini anlamaya çalışmıştım, çünkü bir şeylerin normal olmadığını biliyordum. Neler yaşadığımı bir ben, bir Allah biliyor. Kanalların hepsinin ismi aklıma gelmiyor ama iyi hatırladıklarımdan birisi "Şehval Görmez" idi. Başlıklardan ilginizi çeken bir videoyu izleyebilirsiniz.
Bir süre sonra da dini videolar izleyip dünyanın o pencereden görüntüsünü anlamaya çalıştım. Ki yukarıda yazdığım birçok cümle de buralardan içime sinen ve "evet, gerçekten tam olarak denildiği gibi böyle bir yer burası, yaşadığımı anlatan tam olarak bu" diye zihnime kazınan cümleler. Hepsini hatırlamam mümkün değil ama birçok kez tekrar tekrar izlediğim videoyu atayım. Dini inancınızı bilemem ama ben de dinini çok yaşayan biri değildim. Bana iyi gelmiş ve bakış açımı değiştirmişti. O yüzden iletiyorum:
https://youtu.be/rAnLDNJJuDQ (Sanki Dünya Bana Yüzünü Dönmüş... (Tevekkül) -Serkan Aktaş)
Bu arada şarkılara dalıp kendinizi iyice depresif moda sokmamanızı öneririm ki bunun hiçbir anlamı yok. Hele ki bizim şarkılar zaten normal zamanlarda bile dinlenmez, olumsuzluk aşılamaktan başka bir şey içermiyor çoğu.