Adına sadaka demek zorunda değilsiniz. Elinizden din için, dua için çıkmak zorunda değil. Bilmiyorum din ne der, dinci biri değilim. Ancak, sadaka vermek için sadaka vermek, devlete vergi vermek gibidir. Alıcı da verici de gönül ilişkisi olmayan bir iş yapmış olur.

Bence, siz doyuracağınız aileleri doyurun, gıda yardımı yapın, ev ihtiyaçları karşılayın, para olmak zorunda değil. Amacınız bir dönüş almak olmasın, bir yüz güldürmek olsun. Eğer amaç gerçekten bu olursa, yüzünüz aynı gün bile gülecek cevabı bulur. Bunun bence olayı budur.

Çocuğu doktora götürüyorum, otoyolda aracın teker patladı. Bir işçiye denk geldik, adam geldi her şeyi yaptı, tesadüfen de yakınlarımızdaydı. 300 lira verirler en fazla, ben 1300 lira verdim. Öyle bir doktora denk geldim ki bizim gittiğimiz 10 tane doktorun göremediği şeyi gördü. Parayı verdikten 1 saat sonra, hastaneye vardığımda bunu yaşadım. Kimisine yok artık dedirtir, kimisine tesadüf. Bir adı olmak zorunda değil. Para verdiğim adamında bir çocuğu vardır elbette. O çocuğuna dondurma alır, biz çocuğumuzu hastane kapılarından kurtarırız. İki tarafta mutlu. Bunun içerisine dini bir şey katmanın çok bir esprisi yok. Dua edilecekse, edilir. Yardım yapılacaksa, yapılır. İkiside içinden gelmelidir. Kimisi duayı bile başına bir şey geldiğinde, bir şeylerden korktuğunda, zoraki yönlendirildiğinde falan ediyor. Gerçekten kafanız tamamen boşken, hiçbir şey istemiyorken, hiçbir şeye ihtiyacınız dahi yokken dua etmek içinizden gelmiyorsa, etmemelisiniz bence.

Bana göre din bir varlık inancının yanı sıra, insanın kendine olan saygısı ve inancıdır. Zaten hangi kitabı okursanız okuyun, her dinin amacı aynı kapıya çıkar. Bilmiyorum bu yazım size iyi mi kötü mü hissettirir. Ben hayatımın her anında en imkansız anlarda bile gökten iner gibi yetişen çok iyilik meleğine denk geldim. Umarım sizlerde denk gelirsiniz.