görseldeki Ahmet Şerif Doğan imzalı metin, kitabın fiziksel arka kapak yazısı değil; satış sayfasına eklenmiş bir tanıtım/değerlendirme metni.
bu ayrımı bende yaptım aslında ama yeterince iyi ifade edemedim sanırım. şimdi tekrar okuyunca yazdıklarımı imla hatalarımda bol : )
Benim aradığım övgü değil, metne dayanarak yapılmış dürüst bir değerlendirme. Polisiye artık tercih ettiğiniz bir tür değilse sizi zorlamak istemem; ancak teklifiniz ciddiyse kitabı memnuniyetle ulaştırırım. Sayfalarca not tutmanız da sevmediğiniz noktaları açıkça yazmanız da benim için kıymetli olur.
bir şeyleri övüp yüceltme konusunda iyi değilim zaten. okur değerlendirir ve paylaşırım, bunu hikaye de kusur veya anlatı dilinde sorunlar görmeye çalışarak da yapmam. yazmanın en rahatsız edici tarafı da bu, geri bildirim almamak. kimse özenle bir şeyler yazmıyor okuduğu metin hakkında veya yazınca basit tutuyor ve üzerine düşünmenize sebep olacak bir şey söylemiyor.

ben belki 15 senedir farklı tarzlar da şeyler yazıyorum, kimse okumadı desem yeridir, okuyanlarda ağız dolusu bir şey söylemedi. yakın zamanda tüm metinleri .txt formatına çevirip bazı yıllara ait olanları seçerek ai'ye verdim, bir deneme kitabı olsaydı bunu nasıl hazırlardım diye. çokta niyetli değilim tabi yayınlamaya, tutunamayanlar'dan selim'in yazacağı tarzda veya yeraltından notlar tarzında okuyanı rahatsız edecek bir şey çıkardı ortaya ve dar bir kitleye hitap ederdi. kaldı ki insanlar beğenmedikleri gibi düşünmüyorlar da artık. dostoyevski bugün yaşasa, başarılı bir yazar olamazdı muhtemelen; hem çıta yükseldi hem de odak azaldı, çeşitte çok ayrıca. şimdi üzerine düşünülmesi gereken uzun cümlelerin en can alıcı kısımları sosyal medya da postları süslemek için var sadece.