gelibolu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Merhaba, Öncelikle başarılar ve şans dilerim. Nacizane fikrim konunun herhangibir yerinde vatandaşlık vs. konularını hiç geçirmeyin çünkü yanlış anlaşılır ve vaatte bulunmuş gibi görünürsünüz. Şirket üzerinden dahi olsa Bulgaristan'da bırakın vatandaşlığı oturum almak bile ciddi şartlar ve zaman istiyor. Bende Bulgaristan'da yaşıyorum ve bu sene aile birleşimi ile 4. oturum kartımı yeniledim ve özellikle schengen durumları vs. önceki 3 sene yenilemelerimizi mumla arattı. Bu projede yer alacak ortak veya yatırımcıların vatandaşlık gibi bir beklentisi olmadan bu işi incelemeleri her iki taraf için de çok daha sağlıklı olur.
Merhaba,
Öncelikle zaman ayırıp konuya ek bilgiler verdiğiniz ve iyi dileklerinizi ilettiğiniz için teşekkür ederim. Geç cevap verdiğim için de ayrıca kusura bakmayın.
Nacizane fikrinizi çok iyi anlıyorum. Ben de aile birleşimi üzerinden 10 yılı aşan bir sürecin sonunda vatandaşlık almış biriyim. Dolayısıyla bu süreçlerin geçmişte dahi kolay olmadığını, son yıllarda ise şartların ve uygulamaların çok daha zorlayıcı hale geldiğini bizzat tecrübe ettim.
Hatta zamanında ücretli olarak danışmanlık verdiğim ve sonrasında arkadaş olduğumuz bazı kişilere bu konularda yardımcı olduğum da oldu. Ancak artık şartların oldukça farklılaştığının farkındayım.
Zaten ana konuda da özellikle belirtmek istediğim nokta buydu: Ben herhangi bir kişiye oturum veya vatandaşlık garantisi vermiyorum. Buradaki amacım, kendi tecrübem doğrultusunda kişinin önündeki yasal yolları ve seçenekleri göstermek. Sonrasında kişinin kendi şartları, başvurusu ve yürürlükteki mevzuat doğrultusunda süreç ilerliyor.
Ben kendi süreçlerimde nasıl yasal haklarımı kullanarak ilerlediysem, daha önce şirket kuruluşu, çalışma ve benzeri konularda destek verdiğim kişilerde de aynı şekilde mevcut yasal yollar üzerinden hareket ettik. Ancak bunların hiçbirini “kesin sonuç” veya “garanti” şeklinde değerlendirmemek gerekiyor.
Sizin verdiğiniz 4. oturum kartı örneği de aslında bu duruma güzel bir örnek. Belirli bir süre ve şartları tamamlamak, kişinin bazı haklara başvurabilmesinin önünü açabilir; fakat bunun sonucunun otomatik olarak vatandaşlık, EGN veya başka belirli bir statü olacağı anlamına gelmez. Kişinin durumu, geçmişi, belgeleri, mevzuat ve başvuru sırasında geçerli olan şartlar ayrıca değerlendirilir.
Dolayısıyla benim buradaki yaklaşımım da tam olarak bu: “Şu yatırımı yaparsanız kesin oturum/vatandaşlık alırsınız” gibi bir iddia kesinlikle yok. Yasal olarak hangi yolların mevcut olduğunu bilen ve bunları doğru şekilde takip eden bir yapı oluşturmak istiyorum. Sonuç ise her kişinin kendi durumuna ve ilgili makamların değerlendirmesine bağlı.
Zaten konunun esas amacı da vatandaşlık veya oturum değil, bir datacenter yatırımı oluşturmak.
Bu arada proje tarafında da ilk yazıyı açtığım zamandan bu yana önemli bir değişiklik oldu. Geçtiğimiz ay mevcut ve aktif olarak çalışan bir datacenter yapısına ortak olarak dahil oldum. Dolayısıyla başlangıçta düşündüğüm “1-2 kabinle sıfırdan mikro datacenter kurma” fikri, mevcut bir tesisin içerisine dahil olduğumuz farklı bir modele dönüşmüş durumda.
Açıkçası bu benim açımdan da daha anlamlı oldu. Sıfırdan tesis kurmanın ciddi altyapı ve yatırım maliyetleri yerine, halihazırda kurulmuş ve müşterileri bulunan bir yapının üzerine gerekli geliştirmeleri yapmak çok daha uygulanabilir bir model ortaya çıkardı.
Şu anda web sitemizin son hazırlıkları yapılıyor. Buna paralel olarak kendi KOKPİT yazılımımızı da devreye almayı planlıyoruz. Mevcut sistem aktif ve müşterileri olan bir yapı olsa da, bizim açımızdan bazı operasyonel ve teknik geliştirmelere ihtiyaç olduğunu gördük ve bunları aşamalı olarak hayata geçiriyoruz.
Tesisin mevcut kapasitesi açısından da oldukça ciddi bir yapıdan bahsediyoruz. Görselde gördüğünüz 3D izometrik çizim tesisin genel yerleşimini gösteriyor. Her sırada yaklaşık 480 kabinlik bir yerleşim alanımız bulunuyor. Şu anda henüz ilk/üst bölümdeki kabin sıralarının kurulum aşamasındayız; alt bölümlerde ise henüz kabinler bulunmuyor. Yani mevcut kullanılan alan ile tesisin toplam fiziksel kapasitesi arasında ciddi bir büyüme alanı var.
Bunun yanında yaklaşık 1.2 Tbps seviyesinde bağlantı kapasitemiz, uydu üzerinden radyo ve TV yayınlarını alabilmek için 12 adet 2,5 metrelik parabol antenimiz, şu anda aktif yaklaşık 1 MW elektrik altyapımız ve ikinci trafonun devreye alınmasına yönelik çalışmalarımız bulunuyor.
Network tarafında da Türkiye ile Avrupa arasındaki önemli fiber güzergâhlarından birine erişimimiz bulunuyor. Bu da Türkiye tarafındaki müşteriler ile Avrupa tarafındaki altyapıyı aynı yapı içerisinde değerlendirebilmemiz açısından bizim için önemli bir avantaj.
Dolayısıyla proje ilk yazdığım halinden biraz daha farklı bir noktaya geldi. Artık sıfırdan küçük bir DC kurmaktan ziyade, mevcut bir datacenter altyapısının üzerine teknik, ticari ve operasyonel olarak yeni bir yapı inşa etme aşamasındayın.
Tekrar teşekkür ederim. Özellikle oturum/vatandaşlık konusunda yaptığınız uyarının yanlış anlaşılma ihtimaline karşı önemli olduğunu düşünüyorum. Bu konunun yatırım tarafının önüne geçmemesi gerektiği konusunda hemfikirim.

Yani artık yatırımcı değil bitmek üzere hazırlıklar tamamlanınca müşteri arama çabasına gireceğim nasipse