Hocam siz ısrarla aynı şeyi diyorsunuz yine demek istediğimi anlamıyorsunuz, ben bunu kimse istemez demiyorum, dediğiniz şey finansal olarak, teknik olarak, matematiksel olarak mümkün olacak bir şey değil, isteseniz de yapamazsınız.
İşin mantığına göre böyle olabilir diyorsunuz ya, bende diyorum ki işin mantığına göre böyle bir şey olmasının mümkünatı, imkanı yok. Ben size köstek olmak için söylemiyorum.
Kıymetli maden işini siz vadeli mal gibi karıştırıyorsunuz. Bu dediğiniz olabilecek bir hesap mantık değil.
Bakın, size çok basit bir hesap yapayım.
Siz kuyumcusunuz, güncel altın satış fiyatı net olarak 6700 TL.
Siz bu altını farzediyorum ki 6500 TL'ye aldınız.
100 tane almıştınız. 6500x100= 650 Bin TL para bağlayıp aldınız.
Satış arasındaki fark 6700-6500= 200 TL, yani her satıştan 200 TL, 100 satıştan ise 20 Bin TL para kazanacaksınız.
Buraya kadar her şey doğru.
Sizin hesabınızda 100 tane de vadeli 1gr almak isteyen müşteriniz var, biri de benim.
Burda iki adet seneryo var, ben vadeli alım için sizin ile anlaştığımda ya kasaya benim altınımı ayıracaksınız, yada vade bitince elinizdekinden vereceksiniz.
Buraya kadar da doğru.
Siz 100 kişiye 1 gr vadeli anlaşma yaptınız, vade sonu teslim.
100 kişi başladı ilk taksitleri vermeye.
Normalde aylık enflasyon daha yüksek ama resmi verilere bakalım, %1,5 ile %3 arasında dalgalanan bir enflasyonumuz var. Ortalama %2 diyelim.
Birinci senaryo:
Siz 100 kişinin külçe 1 gr altınını kasaya ayırmıştınız, size maliyeti adet 6500, 100 taneden 650 Bin TL.
Bu işe 650 bin TL para bağlayıp vadeli verdiniz.
Sizin hesabınızla 800 TL fark koyalım, 6700 satış fiyatlı altını 7500'e yani aylık 1875'den 4 ay.
İlk ay aldınız 1875 TL, ama geçen ay kasaya 100 altın ayırmıştınız o yüzden %2 enflasyon ile bu paradan değer kaybettiniz. 1875'in %2'si 37,5 TL.
1875-37,5= 1837,5 TL, 100 kişi var (x100) 183.750 TL reel enflasyon farkı ile tahsil ettiniz aslında.
ikinci aya geldik, aynı şekilde %2 kayıp daha var, yine 100 kişiden reel enflasyon kaybı ile aslında toplam 180.025 TL tahsil ettiniz.
Üçünü ay, yine %2 kayıp var reel enflasyon farkında, aslında 176.395 TL tahsil ettiniz 100 kişiden.
Son aya geldik, yine %2 kayıp, 100 kişiden reel enflasyon kaybı ile 172.868 TL tahsil ettiniz.
Vadeler bitti, altınlar teslim.
Reelde toplam reel tahsilat 713 bin TL, 650 binden 713 çıkar, 63 bin TL görünen kâr değil mi, ama 4 ay öncesinin 650'si bugünün 702 Bin TL'si.
Yani siz 11 bin TL kazandınız, ama altında 4 ay süre içinde tabiki %10 artarak 6700'den 7150 TL oldu, yani bırakın reel olarak kâr etmeyi, zarar ettiniz, Hemde hiç bir şey yapmadan büyük zarar ettiniz.
Hiç böyle bir işe kalkışmayıp anında elinizdeki 100 altını satsanız kâr etmiştiniz. Yada yine vadeli verip 4 ay kasada tutmak yerine, kendinize saklasanız 4 ay satmadan, yine kâr etmiştiniz.
Bir diğer seneryo ise hiç kasaya ayırmayıp elinizdekinden vermekti, onda da muhtemelen 7 bin küsüre aldığınız külçeleri yok fiyatına vermiştiniz, yani o da zarar.
Bir diğer konu ise, müşteri tipi.
Vadeli mal alan niye alır, ya elindeki malın enflasyon karşısında değer yükseltip kazanmak için, yada aciliyetten alır.
Vadeli altın olayları da, ya evlenecektir acil ihtiyaç vardır, ya altın borcu vardır, yada nakit ihtiyacından bozmak için alır.
Altın sektörü zaten devamlı nakit akış sağlaması sayesinde yürür, hızlı sirkülasyon sayesinde yürür, kıymetli madenler diğer sektörler gibi vadeli maldan akış döndürülebilecek bir sektör değildir.
Anlattığımdan anladığınız üzere, bu elden vade olayını çok isteseniz de yapamazsınız. Hiç bir esnaf ne yapar ne bir esnafa yarar bu.
Ekstra olarak demiştim, zaten altın biriktirmek isteyen birinin de en mantıklı yapacağı şey, en garanti yol bankalardan parça parça ufak tutarlarda virgülü altın alıp, 1 gr olunca çekip fizikiye döndürmesi. Tabi bir diğer mantık ise eğer altın kart faizinin üstüne çıkıp ona reel nakit kazandıracak ise o da olabilir ama zor bir seneryo.
Çok benzer bir örnek değil ama, gayrimenkul gibi düşünün. Millet pandemiden önce yüklü kredi çekip uzun vade ile ev aldı, şimdi faiz olmasına rağmen aylık 3,5 bin ödüyorlar kira parasını bırak telefon faturası kadar vade ödüyorlar eve, ki yüklü banka faizine rağmen. Evler de depremden sonra giderek uçtu, aynı altın gibi ondan da kâr edildi.
Şimdi aynı faiz mantığı ile müteahhitin ev sattığını düşün, o paraya batmayı bırak canına kıyar.
Altın da aynı muhabbet, ha uzun vade ha kısa 4 ay vade. Uzun vadede tutarlar daha yüksek, düşük vadede daha düşük. Ama işin sonu aynı ZARAR.
Bir not düşeyim, enflasyon için 800 değil 1000 fark koydunuz, altın ise hiç yükseliş değil düşüş gösterdi, o zaman kâr edersiniz tabi. Ki bence böyle bir seneryoda aynı sizin dediğiniz gibi, aylarca sabit kalan altın piyasasında böyle bir vade farkı ile kuyumcudan altın satarsanız bunun da tefecilikten farkı olmaz. Bu sefer esnaf kâr ederken, alacak kişi zarar etmiş olur, o zaman da bankalardan parça parça altın almak aynı dediğim gibi daha da mantıklı bir senaryoya çıkar birikim için.
Umarım açıklayıcı olmuştur