Öncelikle yapay zekayı sorgulamana itirazım yok. Maliyetini, şirketlerin zararını, yatırımcı parasının nereye gittiğini elbette konuşalım. Ama “Matematik ortada” diyorsan ortaya koyduğun iddiaların da verilerle uyuşması gerekiyor.
“Maliyetler düşmeyecek” diyorsun. Stanford’ın 2025 AI Index raporuna göre, MMLU testinde GPT-3.5 seviyesinde performans sağlayan bir modelin kullanım fiyatı, Kasım 2022 ile Ekim 2024 arasında milyon token başına 20 dolardan 0,07 dolara gerilemiş. Yaklaşık 280 kat düşüş. Bu, bütün modellerin her işi 280 kat ucuza yaptığı anlamına gelmiyor. Ama “Bu seviyedeki hizmet ucuzlayamaz” iddiasının karşısında ölçülmüş bir örnek var.
Burada bir ayrımı da açık yapalım: Kullanıcıya sunulan fiyatın düşmesi, şirketin kâr ettiğini kanıtlamaz. Sübvansiyon olabilir. Fakat bundan “Maliyet düşmesi teknik olarak mümkün değil” sonucu da çıkmaz. Aynı Stanford raporu, incelenen yapay zeka donanımlarında hesaplama başına maliyetin yıllık yaklaşık yüzde 30 düştüğünü, enerji verimliliğinin ise yüzde 40 arttığını bildiriyor. Bunlar geleceğe verilmiş sözler değil, raporun incelediği dönemin bulguları.
RAM fiyatına gelince. Hangi ürünün, hangi tarihte, hangi satıcıdaki fiyatını karşılaştırdığını göstermeden “64 GB RAM yedi kat arttı” iddiasını doğrulayamıyoruz. Aynı ürünün gerçekten yedi kat arttığını kabul etsek bile bundan bütün yapay zeka hizmetlerinin aynı oranda pahalanacağı sonucu çıkmaz. Belleğin satış fiyatıyla tamamlanan iş başına hesaplama maliyeti aynı şey değil.
“Herkes zarar ediyor, kârlı kimse yok” diyorsun. Microsoft’un 2025 mali yılı net kârı 101,8 milyar dolar. Bu rakam Microsoft’un yapay zeka hizmetlerinin tek başına kârlı olduğunu göstermez; şirketin başka büyük gelir kaynakları var. Ama o zaman sen de bütün ekosistemi “Kimse para kazanmıyor” diye anlatamazsın. Şirketin toplam kârıyla belirli bir ürünün kârlılığını ayrı ayrı konuşmamız gerekiyor.
“İnsan maliyetini geçiyor” meselesinde de hangi işten bahsettiğimiz önemli. NBER’da yayımlanan müşteri destek araştırmasının ilk bulgularında, yapay zeka desteği kullanan çalışanların saat başına çözdüğü sorun sayısında ortalama yaklaşık yüzde 14 artış görülüyor. Bu, her şirketin kesin tasarruf edeceği anlamına gelmez. Ama ölçülebilir bir ekonomik fayda bulunmadığını söylemeyi de zorlaştırır.
Üstelik ters yöndeki veriyi de saklamayalım. METR’ın 2025 başındaki araçlarla yaptığı çalışmada, kendi projelerinde çalışan 16 deneyimli yazılımcı, yapay zeka kullanabildiklerinde işleri ortalama yüzde 19 daha uzun sürede tamamladı. Demek ki “Her işi hızlandırır” da yanlış bir genelleme. Sonuç; işe, kullanıcıya ve kullanılan araca bağlı. Bir araştırmadan bütün mesleklere hüküm çıkaramazsın.
Starlink örneği ise yapay zekanın maliyet hesabının yerine geçmez. Uydu internetinin abonelik fiyatından bir dil modelinin gelecekteki işlem maliyetini hesaplayamazsın. İkisinde de teknoloji kullanılması, aynı ekonomik yapıya sahip oldukları anlamına gelmiyor.
Gelelim “En düşük paket 5 bin dolar olacak, kaçınılmaz” kısmına. Hangi kullanım limitiyle, hangi modelle, kaç kullanıcı üzerinden hesapladın? Eğitim giderini nasıl dağıttın? İşlem başına maliyeti ne aldın? Bunlar yoksa 5 bin dolar matematiksel sonuç değil, tahmin.
Yapay zeka yatırımlarında balon olabilir. Bazı şirketler batabilir. Fiyatlar artabilir, kullanım limitleri daralabilir. Bunların hiçbirini imkânsız görmüyorum. Ama buradan “Teknolojinin kendisi balondur, maliyetler asla düşmez” sonucuna atlamak, elindeki verinin söylemediği şeyi söylemek olur.
“Bir yolunu bulurlar” kanıt değil, haklısın. Ama “Asla bir yolunu bulamazlar” da kanıt değil.
Matematik konuşacaksak, yalnızca görüşümüze uyan rakamları değil, görüşümüzü zorlayan rakamları da masaya koyacağız.