bundan 25 30 sene önceyi hatırlamıyorsunuz genç arkadaşlar, o gün birisi dolmuşta otobüste (hatta daha önce uçakta) sigara yasaklanacak dediğinde gülerdik, hatta bu yasaklar başlamadan önce kimsenin aklına bile gelmezdi böyle bir şey olabileceği. düşünün ki şehirler arası yolculuktasınız, çocuğunuz var yanda ve tüm otobüste 10 tane çocuk ve 1 2 tane hamile kadın var yaşlılar hastalar da olabilir. burada en az 15 kişi sürekli bir sigarayı söndürüp tekrar bir sigara yakıyor, kimse sigara içmeyin diyemiyor içenlere, olay çıkar yani. Dolmuştasınız hava çok sıcak nefes alamıyorsunuz ve 60 dk lık bir yolculuk yapıp işinize gideceksiniz ve o dolmuşta başta şoför olmak üzere bir sürü kişi sigara içiyor, içeride 1 saatte 40 50 sigara içiliyor. birisi de o ulaşım aracında eleştirsin bakalım sigara içmeyin desin veya keşke yasaklansa diye bir fikir atsın ortaya, olay çıkar yine bu durumda. kimsenin aklına da gelmiyordu . ankara üniversitesi mülkiye kantini, kocaman salonun ortasında yıl 1994, o salonda herkes salonun ortasındaki çok büyük kantin alanında (ki o tüm büyük salondan 2 kattaki tüm sınıflara giriliyor) o kadar çok sigara içilirdi ki aklınız almaz. sürekli herkes tüm gün onu içine çekiyor. bir kahve (o zaman kafe yoktu kahve vardı) bile arada havalandırılırdı, burada ise tüm katlardaki koridorlarda ve alttaki salonda yüzlerce kişi aynı anda sigara içiyordu.

Şimdi bunların hepsi bitmiş, bir çok yerde sigara yasaklanmış ve diyorsunuz ki bu yasaklanamaz, öyle de bir yasaklanır ki. üstelik öyle de gerekli ki bu. sigara nedir arkadaşlar? bir plastik karışımlı kağıda sarılı şeyi yakıp dumanı insan oğlu niye içine çeksin, ve bunu tüm toplum tüm zararına rağmen yapsın, biz toplum olarak bir yaşantı sürerken bu benim keyfim içerim kimse de karışamaz diyemezsiniz. bir ülkede birlikte yaşamanın ve toplum sözleşmesinin şartları vardır, bu şartlar zaman zaman değişir. hırsızlığa haksızlığa adaletsizliğe karşı çıkılırken sigara yasağına katılmamak bencilliktir. kimse kimsenin dumanını koklamamlı, kimse ülkenin ekonomik kaynaklarının heba olmasını kabul etmek zorunda değil, hiç bir evdeki çocuk ailesi sigara içiyor diye o dumana maruz kalmak zorunda değil, hiç bir sağlık sistemi sigara içip hasta olan kişiyi tedavi etmek zorunda değil. obezler sigara içenler ve başka bir çok tespit edilebilir durumdaki kasıtlı veya hatalı şekilde risk yaratanlar için sağlık sigortası primleri artmak zorunda. tedavi katkıları da arttırılmak zorunda. toplum olarak yaşamanın gereği budur.

hükümet veya siyasetle ilgili bir şey demiyorum, akılla düşünen insanların varacağı nokta budur. polemik yapmayın lütfen sigara içen kişiler afiyetle içsin, ben de içtim bıraktım ve şu anda bunun zararlı olduğunu biliyor ve mücadele edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Her tür ortak kullanım alanında sigara yasak olmalı ve söylediğim diğer önlemler de alınmalı. 2040 tarihi de tamamen sistemden bu zararlı şeyin çıkarılması için iyi bir tarih öngörüsü. torbacı mı satar millet evinin bahçesine mi eker bilemem.
bu arada bir de samimi eleştiri ekleyeyim bu görüşlerime. bir kaç ay önce izmir'de adliye bahçesinde 3 4 kez bulundum ve her geçtiğimde buram buram yasaklı madde kokuyordu. araba ile trafikte giderken muhtemelen yan araçlardan içildiği için aracın içine geliyor kokuyor, bir ortamda parkta her yerde hastane bahçesinde kokuyor. ne hale gelmiş ülke diye içimden geçti, ben çocukluğumda tüm çocukluğum ve gençliğim boyunca 1980 2100 arasında bu kokuya sanıyorum 1 2 kez rastlamışımdır, son 2 yılda türkiye ye 10 defa geldim ve her geldiğimde defalarca bunu hissettim. bir çok ülke gezdim, istatistiklere göre türkiye ile kullanım oranı aynı olan hiç bir ülkede bir kez bile kokuya rastlamadım. türkiye'de inanılmaz bir kullanım var. hayat şartları, eğitimsizlik, denetimsizlik, enflasyonun yarattığı ve genel durumun yarattığı baskı ve gelir dağılığımı bozukluğu ile birlikte başka bir çok sorun nedeniyle insanlar çok büyük bir çöküntünün eşiğinde. buradan iyi bir noktaya gidilmesi çok zor, çok üzgünüm.