20 yıldır tanıdığım hem akrabam, hem komşum, hem de çocukluk arkadaşım var(dı).

Hem benim hem de onun birbirimizden başka dostu yok.
Arkadaşlarımız var ama iş, aile, sosyal hayatta neredeyse tüm sırlarımızı bilir, dertlerimizi paylaşırız.

Kendisi de 5 vakit namazında efendi, tek kötü alışkanlığı sigara olan harama helale dikkat eden birisi.
Fakat senelerdir süren bir toksik arkadaş ilişkimiz var.

Sürekli benle dalga geçer, kızdırmaya çalışır, alay eder.
Bir nevi zorbalar.
Bir sırrımı söylerim herkese duyurmak için elinden geleni yapar.
Sır olmayacak bir şeyi de birisine desem bir kaç baskı gittin hemen söyledin der.

Tavırlarımla, söylemlerimle de rahatsız olduğumu belli ederim.
35 yaşında eşek kadar adam, bazı şeylere artık kafası basıyor olmalı.
Ama her seferinde stres topu muamelesi görüyorum.
Evde muhatap alıp adam yerine koyan yok kendisini.
Babası alır, satar, gider, gelir hiç bir şeyini söylemez.
Faturalar, araçların bakımlarına benzinine kadar, telefon faturalarına kadar bu zatta.
Hiç soran olmaz gezecek misin, bir yere mi gideceksin.
Bir nevi ev zencisi.
İş yerinde de hakka hukuka riayet eden birisi.
Haliyle orada da bu yüzden pek sevilmiyor, adam yerine konulmuyor.

Hal böyle olunca saracak adam arıyor.
O şanslı kişi de ben oluyorum.

Cumartesi de aracını satacağı için temizlik yapacaktı araç da.
Cumartesi misafirimiz var diye gitmedim, pazar sabahı da biraz rahatsızdım.
Süpürge başlıklarını sordu, evde yengem yok bilmiyorum dedim.
Oysa biliyordum ama almaya gelecek mecbur gitmek zorunda kalacaktım.
Birde hastayım deyince bozuldu ve telefonu kapattı.
Sonra mesaj attı ki gerek kalmadı sen evde otur diye.
Afedersiniz, popomu sağa sola çalıyormuşum, bir işi düşmüş ben hadi yapalım diyecekmişim.
Her sene bağlarında bahçelerinde iş olur, eşya taşınır gider yardım ederim.
1 günde kendisini çağırmamışımdır.

Neyse uzatdım yine.
Velhasıl bu mesaj da son olmuştur.

Sonra bende açtım ağzımı yumdum gözümü.
Tabii söylediklerim işine gelmediği için bi git akşam akşam işim var dedi.

Şu dakikadan sonra zaten kendisi de aramaz.
Bundan önce bir kaç kez daha küstük aylarca konuşmadık.
Ama her seferinde bir şekilde ya o ya ben konuşmaya devam ettik.
Böyle durumlarda hiç eyvallahı olmadan hemen siler atar.
Ama camii de arabasını yaptırdığı yine akraba ve komşusu olan adam herkes içinde "Yine ne yalan atıyorsun." der ona gıkı çıkmaz.
Bu lafa rağmen halen arabamı takip ediyor, biliyor diye arabasını götürdü.
Geçen de babasıyla sürtüşmüş, araları bozuldu

Sözün kısası şu.
Sırf akraba, komşum, tek dostum diye kimseye sınırları geçmesine izin vermeyin.
Şu anda yemin ederim kafam o kadar rahat ki anlatamam.
Bunu daha önce neden yapmadın salak diye kendime kızıyorum.