Merhaba,
Öncelikle herkese iyi geceler dilerim.
Yeni Mesajlar sekmesi ile forumdaki konu akışına genel olarak göz gezdirirken bu konu başlığına da gözüm çarptı ve kısa süreli bir düşünce yaşadım.
Konuya girip,
"Evet, var gibi" şeklinde yazmayı düşünürken, bir anda içimden
"Yok, boşver" diyip farklı başlıklara yönelmek varken aynı ekranda diğer bir konu başlığındaki
"yok" sözcüğü dikkatimi çekti.
Ardından da ekran görseli oluşturup bu konuda paylaşımda bulunmaya çalışıyorum..
Kimine göre şans, kimine göre tesadüf, kimine göre ve bana da artık bir süredir bunu kaderin bir parçası olarak betimleyebiliyorum.
Kaderi azıcık da olsa hissederek sezgileyebilmek, neden sonuç ilişkisi kurmaya çalışmak, takip edebilmeye gayret göstermek. Bu bir yetenek sayılır mı bilemem, yetenekse nerede ve nasıl kullanmalıyım muamma, kullanmalımıyım o da muamma, ancak, en azından paylaşımda bulunarak kader kavramını destekleyebilirim diye düşündüm.
Son 1 senedir, hayatta hiçbir şeyin tesadüf olmadığını farklı farklı örneklerle defalarca deneyimledim ve bu deneyimleri olabildiğince delillendirerek paylaşmaya çalışıyorum.
Kısa vadeli ve uzun vadeli olarak,
ilahi adalet,
külli ve
cüzzi irade kavramlarını da yaşayarak öğreniyorum diyebilirim.
Özellikle,
İslamiyet'e göre imanın
6 şartından ilki olan
Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak ile
Hayır ve şerrin (iyilik ve kötülüğün) Allah'tan geldiğine inanmak maddeleri birbirleri ile o kadar eş zamanlı ilerliyor ki.
Kendimi olabildiğince kötülüklerden iyiliklere yönlendirip beni yaratana yönlenebildiğim zaman, bu maddeler daha belirgin bir biçimde kendini gösteriyor. Forumdaki farklı konuların bir kaçında yolda yürürken araba plakalarını takip etme, etraftaki yazılara gözümün ilişmesi ile birlikte hayatı okumaya çalışma veya es kaza birinin önünden fütursuzca geçtiysem, bir süre sonra araya birşeyin girip o kişinin beni geçmesi gibi örneklerde bulunmuştum.
Bunlara birkaç örnek daha eklemek istiyorum son dönemde yaşadığım;
1. Geçen günlerde mutfakta ayakta dururken gözümün bir anda
limon aromalı yazılı bulaşık deterjanına ilişmesi, kafamı çevirdiğimde üzerinde ibaresi de bulunan
limon kolonyasını görmem ve son farklı bakışımda üzerinde
limon figürleri olan bir kahve fincanı ile göz göze gelmem.
2. Metrobüs ile bir arkadaşımı ziyarete gitmem esnasında turnikede kart basarken bir gencin destek istemesi,
1 kişililk destek olabilmem sonucu
100TL uzatması, teşekkür edip kibarca reddetmem. Yanlış durakta inip geri dönerek yeniden turnikelere geldiğimde ise kendi kartımın eksik bakiyede olması, bir başkasından benim yardım istemem, yardımcı olunması akabinde cebimdeki
100TL'yi vermek istemem ve aynı şekilde kibarca reddedilmesi.
3.
Candan ERÇETİN'in Gamsız Hayat parçasını içimden mırıldanırken
1-2 gün,
3. ya da
4. günlerde trafik ışıklarında karşıdan karşıya geçmek için beklerken, o parçanın çalındığı bir otomobilin geçmesi.
4. Otobüste giderken durakların birinde ön kapıdan yoğun dekolteli bir kadının binmesi ile kafamı camdan dışarı çevirdiğimde
Teşhir sözcüğü içeren bir tabelaya denk gelmem.
Konuyu daha fazla uzatmadan ve konu dışında çıkmadan pekiştirmek adına ayrıca oluşturduğum
Youtube kanalını paylaşmak istiyorum.
Yine kimine göre şans, kimine göre tesadüfün böylesi denebilecek, hatta ilk dönem yanlış algılamam sebebi ile
Ne İstersen Onu Gör başlıklı ama aslında
Kader Oyunu şeklinde değiştirilebilecek videolar serisi.
https://www.youtube.com/@mytunesyour...irtunes/shorts Ancak, şunu özellikle dipnot olarak vurgulamak isterim, her ne kadar tarihteki tasavvuf kavramını benimseyen nice alimlerin yeniden ve yeniden hissedebilmek içip yanıp tutuştuğu huşu kavramını, tasavvuf sözcüğünün t harfinden geçmemiş birisi olarak kısmen deneyimleyebiliyor olsam da, benim açımdan da hiçbir şey toz pembe değil, hatta, kimi öğrendiğim hayatlara göre benim için intihar sebebi olurdu dediğim şeyler ile belki de benim yaşadığım zorluklar bir başkası için de aynı şekilde olabilir. Fakat, ne yapıyoruz? Unutmamak için özen gösteriyoruz, çünkü, gülü seven dikenine katlanmak zorundadır.
Saygılarımla.