Selam olsun,

Yoksulluk bireysel olarak insanın kabahatinden ziyade toplumsal bir kabahattir.
Yani yoksullukla ilgili değil yoksulluğun dayatılmasıyla ilgili bir konu.
Bu ayrımı yapanlara özeldir konu.

Matematik öyle bir şeydir ki rakamı nereden çekersen istediğin yere getirirsin.
Ben halk tarafından çekip size neden yoksul olduğunuzu anlatmak isterim.

2019 yılında bir eve iki asgari ücret girdiğinde 4040 TL para girişi olurdu.
Bankadan kredi çekip 4 yaşında bir araba aldığınızda 1500 TL civarı bir taksit öderdiniz.
Yani biraz dikkat eder ve kendinizi sıkarsanız bir araba alabilirdiniz.
Arabayı daha sonra satıp bir ev peşinatı yapıp ev kredi çekip ev alabilir haliyle evladınıza bir ev bırakırdınız.

2026 yılında bir eve iki asgari ücret girdiğinde anca kiranızı verir ve temel ihtiyaçları karşılar ki bunun için kredi kartına başvurursunuz.
2026 yılında 4 yaşında bir araba almak istediğinizde 35 45 bin aralığında kredi taksiti olur.

2019 yılında bir asgari ücretin ortalama %60 70'i yeterken ikinci giren asgari ücretle geçinebilirken 2026 yılında 1.5 asgari ücret ödemek zorunda kalırsınız araba kredisi için.
Geri kalan 0,5 lik kısım ne kiraya yeter ne temel ihtiyaçlara.

Bu o kadar hayati ve önemli ki insanları yoksul ve orta/yüksek kalite yaşamı sunar.
İnsanlar artık mülk edinemez hale geldi yani yoksul hale geldi.
Kira ödemeye, ulaşım maliyetlerine ömrü boyunca maruz kalacaktır.
İşin kötüsü kendisine babasından bir ev, araba kalmış bu insanlar kendi çocuklarına bir ev, araba bırakamayacak haliyle çocukları da bu sistemde maaşlı çalışarak bir ev, araba sahibi olmayacaktır.

Bazı aklı arkadaşlar 2019 da asgari ücretle atıyorum 2000 ekmek alınıyordu bugün 2026 da 2600 ekmek alınıyor gibi örneklerle insanları ekmek, soğan, patates gibi yerlere çekiyor.
Evet, 2019 yılına göre daha çok emek yiyebilirsiniz lakin artık araba alamıyor, ev alamıyor yani yoksulluğu kıramıyorsunuz.
Evet, daha çok ekmek yiyebiliyorsunuz eğer sizin için kriter ekmek yemekse mutlu olabilirsiniz.
Mülk sahibi olmak, evlatlarınıza hayata başlarken bir olanak sunmakla ilgileniyorsanız durumlar bence çok parlak değil.

Maaş artışı, enflasyon, tefe tüfe tamam hepsinin bir yeri var lakin paranın alım gücü hepsinden önemlidir.
2019 da asgari ücretle evet daha az ekmek alıyordunuz ama bir araba alıp daha sonra arabayı satıp peşinat yapıp ev kredisi çekip o kredileri asgari ücretle zorlanarak da olsa ödeyebiliyordunuz. Bugün ise daha çok ekmek yiyebiliyorsunuz lakin araba ve ev sahibi olma ihtimaliniz bile yok.

Bunu şöyle düşünebilirsiniz; size daha çok emek verildi, karınınız tok tutuldu ama sizin ve evlatlarınızın mülk sahibi olması neredeyse imkansız hale getirildi.
İşte yoksul olmanızın en önemli nedenlerinden birisi budur.

Yoksul olmanız, yoksulsunuz derken uyarıcı olsun diye bu şekilde yazıyorum.
Antipatik olacağım ama ekmek yemeyi değil mülk sahibi olmaya odaklanarak size o ekmek neden fazla verildi diye düşünün diye konuyu açmak istedim.
Elbette Mülk Allah'ındır diyenler olur.
Siz mülk Allah'ındır dedikçe o mülkleri ekmek yiyenler değil, ekmek yedirenler ediniyor ve mülk onların oluyor.