Son yıllarda ülkemizdeki toplumsal yapıya baktıkça gerçekten hayret ediyorum, cehalet ve eğitimsizlik hiç bu kadar görünür, hiç bu kadar arsız olmamıştı. Sokakta, ekranda, sosyal medyada nereye baksak aklın sınırlarını zorlayan, garip tavırlara sahip insanlarla karşılaşıyoruz. İşin en acı yanı da hayatı sadece telefon ekranında gördüklerinden veya sağdan soldan duyduklarından ibaret sanmalarıdır. Önlerine ne konursa hiç sorgulamadan inanıyorlar. Bir konuda en ufak bir fikirleri, birikimleri yok ama sevdikleri bir siyasetçi ya da takip ettikleri bir fenomen ağzını açtığı an, söylediklerini kutsal bir gerçek gibi kabul ediyorlar. Okumak, araştırmak, 'Acaba bu doğru mu?' diye sormak, sorgulamak tamamen rafa kalktı, yerini körü körüne bir bağlılık ve sorgusuz sualsiz bir kabulleniş aldı.

Bireylerin vicdani gerekçelerle, boykot ürünü olsun olmasın boykot kararı alması elbette kendi tercihidir ama işin rengi öyle bir değişti ki, önüne gelen markayı, araştırmadan etmeden A'dan Z'ye "İsrail malı" ilan etmelerini bir kenara bıraktım, asıl tahammül edemediğim şey, bir ürünü kullanan veya tüketen insanları saçma bir şekilde "dinsiz" ya da "kafir" ilan etme cüretleridir.

Böylesi bir tekfircilik ve saldırganlık ancak bir cehaletin ürünü olabilir. Adama bakıyorsun, büyük bir özgüvenle "Lenovo boykot ürünü" diyor. "Neden?" diye soruyorsun, ne bir bilgisi var ne dayanağı, yüzüne bön bön bakıp arkasından yine ezbere "İsrail malı işte" diye kestirip atıyor. Bir başkası Migros'tan alışveriş yapanı dinden çıkarıyor, gerekçesi "İçki satıyor, İsrail’i finanse ediyor." Kaynak soruyorsun, çıt yok.
Gülsek mi ağlasak mı bilemediğimiz bir diğer örnek de yerli üretim meselesi. Ülkemizde satışa sunulan, şişelenen içecekleri protesto ederken, bu fabrikalarda çalışan binlerce Türk işçisini, taşımacısından hammadde üreticisine, şişelemesinden ödenen devasa vergilere kadar bu topraklara giren sıcak parayı ve yerli istihdamı anlatmaya çalışıyorsun. Karşılığında aldığın tek cevap yine aynı ezber slogan: "İsrail malı."
Kendi ekonomisine, kendi insanının ekmeğine vuracağı darbeyi hesap edemeyen, tek bir kaynağa bakmadan herkesi yaftalayan ve insanları kolayca inançsız ilan eden bu cahillik gerçekten çok yorucu. Tepki vermek başka bir şeydir, cehaleti bayrak yapıp etrafa saldırmak başka birşey.

Bu ülkede belki vardır bilmiyorum İsrail menşeili bir ürüne ben rastlamadım. İsrail'in finanse ettiği markalar olabilir, hatta Türk markalarda vardır belki, bunlara saldırmadan, kutuplaştırmadan boykot çağrısı yapılabilir. Ancak bunlar için elle tutulur bir argüman, bir delil olması gerekir.

Bu konuyu şu sebepten açtım aslında, son zamanlarda cehaletinden şüphe etmediğim benzer kişilerle Lenovo, Coca Cola, Migros, TOGG gibi markalar hakkında ufak çaplı tartışmalar yaşadım. Bugün ise Burger King siparişimi getiren kuryeye yönelik olarak, sakallı ve şalvarlı bir vatandaşın “*** yiyin, bebek kanı içiyorsunuz, imansızlar” şeklindeki tepkisine şahit oldum. Kurye karşılık vererek tartışmaya girsede, arkasına bakmadan yoluna devam edip gitti.

Sebep her ne olursa olsun, kişi neye inanıyorsa inansın, herkes istediği ürünü boykot edebilir, kimseyi ilgilendirmez ama bu şekilde saldırganca ifadeler karşılıksız cahillikten başka birşey değil. O işletme ve işletmelerde çalışan insanlar ekmek parası için çalışıyor kimse keyfinden çalışmıyor. Kaldı ki bu bahsedilen markaların hiçbiri İsrail markası değil. Artık bir kitle var herşeyi boykot ediyor, sadece kendi değil herkes boykot etsin istiyor.