İlk olarak, takviye kullanımı, en azından vitamin ve mineraller, durduk yere kullanılacak şeyler değil.
Önce detaylı bir kan tahlili ve diyetisyen rehberliğinde vücutta ne eksikse, eksikliğe göre alınması en iyisidir.

Ondan önce, iyi beslenmenin yerini, hiçbir takviye tutamaz, yani beslenmenizi düzeltmeniz ve mümkünse eksikliği beslenme ile, diğer türlü takviyelere başvurmanız önemlidir.
Siz en iyi takviyeleri, en kaliteli markaları kullanın, eğer günde 1 litre kola, fanta vb içecekler, market raflarındaki rafine şeker ve bilimum zararlı içerikli çikolata, gofret, bisküvi vb atıştırmalıkları paket paket yiyorsanız, takviyelerden sizin kurtarmasını beklemek, Supermen'i beklemekle eş değer bir şey.
Bu yüzden daha takviyelere gelene kadar gözden geçirilmesi gereken çooook şey var.

Bu adımları geçtik, takviyeleri her yerden almamanız da gerekir, Trendyol vb sitelerde görüyorum, %90 sahte yani işe yaramaz. Ya kendi sitesinden, ya yetkili satıcıdan ya da eczaneden almanız lazım.
Diğer türlü, ''falanca satıcı 9.9 puan almış, ben buradan alayım, hem de daha ucuz'' diye düşünürseniz, bu da size hem vakit, hem de nakit kaybı olacaktır.

Buraları geçtik, şimdi gelelim takviyeler konusuna. Ben neleri kullanıyorum ve neden?

İlk olarak belli periyotlarla ara vererek, d3k2 kullanıyorum. D vitamini depolarım için.
D vitamini özünde bir hormondur, bağışıklığımız için ise olmazsa olmazdır. En basitinden, diyelim sokağınızda bir hırsız gördünüz ve polisi aradınız, oraya bir ekip otosu gönderilir değil mi?
Oraya, tank-helikopter-askeri birlik gibi çok gereksiz olacak ve gereksiz tahribat yapacak güçleri yollamazlar. İşte! D vitamininin en temelde yaptığı şeylerden birisi de bu. Vücutta, basit bir mikrop algılandığı zaman
oraya yeterli sayıda (ekip otosu) reaksiyonu göndererek vücut savunmasını yapar, gereksiz şekilde fazla reaksiyon verilmesini engeller, diğer türlü gereksiz reaksiyon verilmesi halinde vücudun kendi içindeki dinamiklere zarar verir.
Bu sayede otoimmün yani vücudun kendi kendine saldırdığı hastalıklar konusunda da kendinize avantaj sağlamış olursunuz. Bağışıklığın olmazsa olmazıdır D vitamini. Doğal olarak en kolay güneş yoluyla alınabilir ama fazla güneş ışığına maruz kalmak, cilt açısından da pek yararlı değil. Hadi yaz ayları okey diyelim, kışın TR genelinde insanların %80'inden fazlasında D vitamini eksikliği yaşanıyor. Besin olarak, yumurta sarısı, balık (somon) ve karaciğer (sığır) ile alınabilir ama en az yanılmıyorsam 300-400 gr somon veya 20 adet yumurta ya da 1,5 kilo ciğer yemek lazım her gün ki, bu çoook zor bir ihtimal.
Diğer yandan d3 tamam da k2 niye? D vitaminini tek başına alırsanız D vitamini kalsiyumun kana geçmesini sağlar ama bu kadar... K2 ise burada kalsiyumun kemik ve dişlere bir nevi kurye gibi dağıtır ve K2'siz bir D vitamininin uzun süre alınması halinde damarlarda kireçlenme ya da böbrek taşı gibi ihtimaller baş gösterir. Bu yüzden d3k2 kombinasyonu çok ama çok elzemdir.


İkinci kullandığım takviye Magnezyum, bunun da farklı formları var.

Ben şahsen gündüzleri Malat formunu kullanıyorum, kaslar için faydalı ve enerji veriyor, kas ağrıları konusunda oldukça iyi, eskiden halı saha sonrası kendime gelmem saatler alırdı, şimdi dakikalar alıyor mesela.
Akşamları yatmadan 2-3 saat önce de, Bisglisinat, L-Treonat ve Taurat formlarını kullanıyorum.
Bisglisinat, sakinlik, dinginlik, kas rahatlaması ve uykuya geçiş ve uyku kalitesinin artması için birebirdir.
L-Treonat, Kan ve beyin bariyerini geçen tek magnezyum formudur. Beyin-Hafıza ve Odaklanma isteyenler için birebirdir.
Taurat, Kalp sağlığı, tansiyon ve damarlar için çok faydalıdır.

Fakat, magnezyumu kan tahlili ile ölçmek ne yazık ki doğru sonuç vermez, vücudumuzdaki magnezyumun %99'u hücre içindedir, %1'i sadece kandadır. Günlerce bile magnezyum ile ilgili bir gıda ya da takviye almasanız bile kan tahlilinde en düşük 1.6 olarak görünecektir, yani 0,5 ya da 1.0 gibi sonuçlar görmek zaten imkansızdır, o yüzden kan tahlili değil de Eritrosit İçi Magnezyum Testi en doğru sonucu verir.

Son olarak da Balık yağı kullanıyorum. Kalp ve damar sağlığı, beyin fonksiyonları ve hafıza, göz sağlığı, inflamasyon önleyici gibi birçok faydası var. Burada önemli olan balık yağı miktarı değil, içindeki EPA ve DHA miktarlarıdır.
1000 mg balık yapında 300 mg EPA ve 200 mg DHA olarak yani toplam 500 mg, ama tabi pakette 1000 mg yazmasına birçok kişi aldanıyor. Birçok otorite, günlük 1000 mg EPA+DHA alımını çok faydalı buluyor. Ben de bu doğrultuda kullanıyorum.

Dönemsel olarak da kan tahlilime göre Demir + C vitamini takviyesi aldığım oldu ama devamlılık arz etmiyor tabii ki. Bitkisel ekstreler de mevcut ama oralara girersek hiç çıkamayız

Şahsen ben bizzat bildiğim güvendiğim eczaneden Ocean marka d3k2 ile Balık yağı ile Venatura marka magnezyum takviyeleri kullanıyorum ve oldukça da faydalarını görüyorum.