yine erkekler sayesinde kazanıyorlar o özgüveni. vermeyin, gerekirse "sen hayirdir oglim?" diye sorun karşı tarafa amacının ne olduğunu. kadınların kafası aşırı farklı çalışıyor, hemde öyle böyle değil. onlar bambaşka bir dünya kurgulamışlar ve organize olup hepsi bu dünyanın kurallarına iştirak etmişler. örneğin şu şort meselesi, çok can sıkıcı yerlere çekiliyor ve bunu bir kadına ifade edemiyorsun bile. yani bana göre karşımdaki kişi donla (iç çamaşırla) duruyor, erkek olsa da rahatsız ederdi beni. ki ölçü bazında baktığımızda, hakikaten dondan kısa yani o şort. benim bu konuda felsefem "kadın, kadın kültürüne aykırı olacak" şeklinde değişti. çünkü baktığımızda makyaj bile aslında bi özgüven eksikliğinden kaynaklanan ve kendi cinsiyetleri arasında belirledikleri standartları yakalayıp, birbirleriyle yarıştıkları bir aktivite. kadınların hepsi organize olup makyaj yapmıyoruz deseler örneğin, bizim güzellik yargılarımızda herhangi bir taş oynamaz bile. özetle, o tarz özgüveni şişmiş hanımefendiler başka bir dünyadalar kafa olarak, hiç elleşmemek yaklaşmamak en doğrusu. "adamlık" nasıl ki cinsiyetle değil karakterle örtüşüyorsa, artık "kadın"lık da cinsiyetle değil karakterle örtüşmeli, istiyorsa recevep ivedik gibi kaşları olsun ama apt4l bir insan ve çıkarcı bir karakteri olmasın, o benim gözümde dünyanın en iyi kadınlarından biridir; bu illa romantik bir ilişki olmak zorunda da değil. birde bu tarz sorularda işin açığı pekte doğru değil, türk kızındaki özgüven, türk erkeğindeki öküzlük gibi sorular cidden anlamsız. konunun cinsiyetle alakası yok bana göre, konu tamamen kişisel gelişimle alakalı. herkesin iyi kötü hayata, topluma karşı kendi geliştirdiği algıları, yargıları ve değerleri var. sorgulanacaksa toplumsal düzeyde bu değerler sorgulanmalı, cinsiyet özelinde kişilikler değil.