Bu konu kronik bir sorun olduğu için uzun olacaktır, vakti olmayan çıkış yapabilir.
Hayatım bir türlü rayına oturmuyor. Bu sorunun nedenini binlerce kez beynimin içinde simüle ediyorum ama cevap bulamıyorum.
Maddiyat veya bir kıza sevdalı değilim önce bunu belirteyim..
Ortada aslında belirli bir sorunda yok, ama hayattan zevk alamıyorum. Evet bir şeylerin var olması "para" veya başka şeylerin olmasının önemli olmadığını anladım.
Gerçekten hayattan zerre zevk almıyorum, banka hesabımdaki sıfırlar beni mutlu etmiyor, bir şeyler satın almak, gidip bir kaç kadeh bir şeyler içmek veya sosyal aktiviteler yapmak bana zevk vermiyor.
Hayattan zevk alan duyularım gün geçtikçe kayboluyor, çevremde kimseyi tutmuyorum. Yalnızlığın en dibini yaşıyorum, sevmiyorum insan sesini
Bir şeylere özlem duyardım eskiden, şimdi özlem duygumda kaybolmuş vaziyette.
Sürekli kendimi sorgularken buluyorum, duvarlarla husumet kuruyorum bana neden yan bakıyor acaba? diye sorguluyorum, bu sorgulamaların sonucunda onun duvar olmadığı kanısına varıyorum.
Kendimle konuşurken bazen bu ayarı kaçırıyorum, kendime sen beni değilde neden başkasını savunuyorsun sen ben değil misin diyorum (paradoks)
Bir şeyler izlerken kafam sahnede ki insanlara takılıyor, bir açıklarını hatalarını görüyorum ve durduk yere senariste küfürler ediyorum.
İnanç skalam yeterince aşağılarda geziyor, bir gün ineğe taparken bir gün hiç bir şeye tapmayabiliyorum. Bazen bir dinciden bile daha yobaz din savunucusu olabiliyorum.
Bazen herhangi bir dine mensup olsam nasıl olurdu diye düşünüyorum, kendi adıma biliçsizce başka dinleri öğrenip onlar gibi inanç sistemine girmeye çalışıyorum
Bazen dinlerin ritüellerine sadık kalıyorum, kurbanda kurban kesmek gibi veya bir kilise'ye gidip mum yakmak gibi.
Öğretilerden ve hayatların ders vermelerinden kaçıyorum, çünkü bağlanma korkusu var. Bir şeye bağlanırsam kopamıyorum, ama bu huyumda artık paslı bir bıçak gibi köreldi.
4 sene bir kızın peşinden koşup her şeyimi mahvettikten sonra ben ne yapıyorum acaba diyebilmiş biriyim. Bu konuda da kendime sonsuz güvenim yok.
Aşk gibi kalıpsal şeylerden uzak duruyorum, bir su gibi her kalıba girebilirim çünkü var olmaktan korku duyuorum.
Karanlıkta saatlerce sabit bir şekilde hayatın ne kadar hızlı aktığıyla ilgili kendime senfoni veriyorum, zamanın ne kadar acımaz olduğunu.
Bizden aldıklarını sadece bizi zor durumda bırakmak için yaptığını biliyorum. Bütün bu olan biten bizi bir nebze aciz bırakmakla alakalı.
Sosyalist'ler gibi, Naziler'in değirmen suyuna su taşımaya çalışıyorum. Çünkü istatiksel veri biliminden henüz nefret etmemişken insanların toplu şekilde yok olmasına göz yumabilirim.
Çünkü biliyorum; "idam mangasına adam göndermek için adli delile gerek yok. Bu prosedürler arkaik bir burjuva detayıdır. Bu bir devrimdir"
Maziyi sadece içimde yaşamıyorum, anılardan birer arşiv yapıyorum.
Bazen martavallar okuyup kendime öğütler veriyorum kendimden ne kadar kaçarsam o kadar az duyuyorum.
Bazen gerçekten hiç var olmamış gibi yaşıyorum, sanki sizler benim önümden geçiyorsunuz ve beni görmüyorsunuz.
Böyle bir kayıbın yaşanmasına kimsenin üzeleceğini de düşünmüyorum. İnsanoğlu unutkandır çünkü
Unutulmak, veya bir kare resim içinde olmak için sıraya giren insanlar görüyorum.
Büyük kaçışlardan birer kurtuluş anını canlandırmayı ve bunu başarı olarak görüyorlar
Ben ise siliniyorum tarihten çünkü hiç yerim olmamıştı.
Sizleri sevmiş gibi yapıp iyi insan imajı çiziyorum, aslında ben de - dahil kimseyi sevmiyorum.
Sevmek benim için artık yabancı bir madde'nin kanıma girip aklıma bulandırması gibi.
Çünkü bilirim ki: kimi sevsem hep yarı yolda kalıyorum! ve kendime marşa bas motor çalışmıyor diyorum.
Geliyorlar aklıma birer birer, hep farklı senaryolar ve hayal edilenler
Sanki koca mağaranın içinde dut yemiş bülbül gibi aydınlığın ne kadar kötü olduğunu düşünüyorum alıyor çünkü gökyüzü ve beyaz renk
Çünkü alışmışım karanlık kuytu köşelerde yaşamaya, kuyruğunu patilerinin arasına saklayan kuduz bir köpek gibiyim.
Biraz hüsran duyuyorum, ve bu hüsranlarım beni daha da kaygılandırıyor. Elim sürekli telefonun ekranında gelecek olan o kötü haberi nasıl hazmederim diye düşünüyorum
Bu yüzden hayatımı da sizleri de sessize aldım..