Hocam benim asıl itirazım hâlâ doğal dil tarafında. Yapay zekâyla kod yazmanın olayı zaten benim makinenin anlayacağı şekilde düşünmek zorunda kalmamam. Normal Türkçe veya İngilizce ne istediğimi söylerim, ajan gider repoyu tarar, akışı bulur ve uygular.
Sizin verdiğiniz if user.login.error = mail : alert(mail) örneği tam tersine beni tekrar pseudo-code düşünmeye zorluyor. Önce ne istediğimi kafamda kuracağım, sonra bunu bir de ContextDL formatına çevireceğim. AI’nın ortadan kaldırdığı zihinsel yükü tekrar geliştiriciye vermiş oluyoruz.
“Canlı context haritası” kısmında da açıkçası yeni bir şey göremiyorum. Agent zaten repoyu okuyabiliyor, kod ilişkilerini çıkarabiliyor, proje kurallarını sabit context olarak kullanabiliyor. Büyük projelerde bunu daha sistemli yapan repo indeksleme, graph ve dependency araçları da zaten var. Üstelik bunlar bilgiyi gerçek koddan çıkarıyor, benim ayrıca ikinci bir temsil katmanını doğru tutmam gerekmiyor.
“X özelliğini eklersem ne olur, kendi içinde simüle eder” kısmı da fazla iddialı geliyor. Ortada deterministik bir analiz veya gerçek bir simulator yoksa yine LLM elindeki metne bakıp tahmin yürütüyor. Buna simülasyon demek biraz büyük laf.
Tutarlılık örneğinde de aynı şey var. “Her yerde toast kullan, swal kullanma” diye project rules’a bir satır yazınca zaten aynı sonucu alıyorum. Bunun için yeni bir dil katmanına ihtiyacım yok.
Üstelik tek böyle düşünen de ben değilmişim. Reddit’teki “so you reinvented pseudocode?” ve “yup now it’s full circle” yorumları bence durumu bayağı iyi özetlemiş

Yapay zekâyı doğal dili anlayacak hale getirdik, şimdi tekrar insanlara makineye daha yakın bir dil yazdırıyoruz.
Benim gördüğüm kadarıyla burada yeni bir capability’den çok mevcut şeylerin farklı isimlerle ve yeni bir syntax benzeri katmanla tekrar paketlenmesi var. O yüzden bana çözümden çok overengineering gibi geliyor.
Daha fazla uzatmayayım hocam, iyi akşamlar iyi çalışmalar