PowerKing adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Karşılaştığım bir durum karşısında birkaç kişi sanki bir kişiden sürekli feyz alma, bilgi alma yolunda. Onu can kulağıyla dinliyorlar, onlar konuşurken aralarına kimsenin girmesini istemiyorlar gibi sanki. Aklıma bu soru geldi. Bir insan neden dini ya da dini bilgisi yüksek, ağzı bu konuda iyi laf yapan bir lidere ihtiyaç duyar? Yani diyorum ki Hazreti Muhammed (sav) peygamber efendimiz, dini kitaplar ve yaratıcımız Allahu Teala yetmiyor mu? İnsan bilgi alabilir ama karşısındaki ilahi bir kişiymiş gibi davranması bana yanlış geliyor. Sonuçta biz de okuldan, öğretmenlerden ve araştırarak öğreniyoruz.

Bir de insanlar bizi görsün dini konuşurken, kitap okurken ya da namaz kılarken gibi bir izlenim oluştu. Oysaki ibadet kimsenin gözüne batmadan, gizliden yapılmaya çalışılsa olmuyor mu?

Bir de bulundukları ortamda diğer kişilerin düşüncesini, acaba rahatsız olur mu diye düşünmeden gezerek telefonla konuşmalar, namaz kılmalar yapıyorlar umursamadan. Aslında bunu normalde çok iş yapıyor ama insanın düşünmesi gerek karşımdaki ya da bulundukları ortamdaki insanlar rahatsız olur mu diye. Bu konularda izin alarak hareket edilmesi daha doğru değil mi? Kesinlikle kötülemiyorum. Resmiyet kapsamında iyi davranan iyi insanlar. Böyle bir şey benim için sorun değil de bunu düşünmeleri gerekir diye düşünüyorum.
Kesinlikle tam olarak doğru soruları sormuşsun ve aslında sende cevabını biliyorsun fakat sadece yine de yanlış birşey yapmamak düşünmemek adına İSTİŞARE ediyorsun.
Allah insanoğluna kaybettiğimizde yeri dolmayacak işlevsellik açısından taklit edilemeyen birçok soyut yada somut şeyler vermiştir. Vermiş olduğu soyut kavramlardan biri de akıl, düşünme yetisi sen şuan onu kullanıyorsun.
Bende bu soruyu kendime uzun zaman önce sordum. Salih-Saliha insanlar vardır ama kısa ve öz söyleyeyim bizene. Herkesin günahı ve sevabı kendine varmı herhangi bir inanışta ben işte bir başkasının yerine cehenneme giderim. hayır o suçlu ben değilim.
Hiç bir insan çıkarı olmadan kimsenin önünde el pençe durmuyor. İnanlar için söylüyorum. Cennet vaadi ve cehennem azabı olmasaydı kim Namaz kılar itaat ederdi.
Önce kendin araştır bilgilen öğren senin haddinin yetmediği yerde bir bilene İSTİŞARE et istişare ettikten sonrada körü körüne tamam budur deme onuda aklında muhakeme et öğrendiklerinin toplamıyla.
Biz din konusunda tembel bir milletiz istiyoruz ki buda hazır önümüze gelsin bizim elimizden birisi tutsun sevap işletsin cennete göndersin falan filan ama malesef yok öyle bişey.
Sen öğrenmek istemezsen başkası gelir senin düşünme yetini elinden alır ve sana derki sen cahilsin benim dediğim doğru sende doğru sanarsın.
Allah ile araya kimseyi sokmamak gerek. Örnek alınması gerek ise "Güzel ahlak üzerine" gönderilen Hz.Muhammed (s.a.v) dir. Bence şu cümle bile örnek almaya yeterli bir delildir bana göre GÜZEL AHLAK ÜZERİNE herşeyin de temeli bu davranış ve söylem açısından ahlaksız olanı akılda muhakeme eder gözde görür kulakta duyar.
Tek muhakeme yeteneği olmayan şey NEFİS tir.