Bilmiyorum, bazen ağzıma ağız dolusu küfürler geliyor. Ama siyasilere ya da bürokratlara filan değil yanlış anlaşılmasın. Neticede tarafınız ne olursa olsun onları da seçenler bizleriz. Asıl mesele aramızda fikir ayrılıkları oluşması. Siyasi konu filan değil. Müsait oldukça şehitlerin saraylarını ziyaret ederim. Sarayları dememin sebebi asıl sefalet hayatta kendimizin yaşadığına inandığımdan. Anneleri, Babaları, hiç göremedikleri evlatları eşleri bacıları. Herkesi burada bırakıp gitmek her kişinin yapabileceği şeyler değil bilirim. Elimizden geldiğince de onların kinini güder, mücadelemi veririm. Çünkü borçlu hissederim.
Genelde insanlarla tartışmam, fikrimi beyan eder kenarı çekilirim. Fakat bu aralar böyle susmak değil de karşı tarafta boş boğaz yorum yapan insanlara karşı neredeyse fiziki müdahalelerde bulunacak gibi hissediyorum. 35 Yaşında adamım, artık bazı şeyler zoruma gittiğinden ve sanırım kaldıramadığımdan artık bazı yükler ağır gelmeye başladı. Kendi evlatlarımda var yaklaşık 7 senedir, belki de ondan. Belki de yaşadığımız bazı süreçlerden, belki de beklediğimiz günlerden.
İnsanlar arasında siyasi fikriniz ne olursa olsun " 3-5 gazi, 1-2 şehit, 3-4 aile " kavramlarının artık normalleştiğini görüyorsunuz değil mi? İnsanların ne kadar seviyesiz, pervasız yorumlar yapabildiğini?
Siyasete girmeyelim, konu silinmesin ya da birbirimizi banlatmayalım ama biraz da olsa birbirimizi anlayabilelim, o insanları anlatabilip gösterebilelim. Fakat ben çözümü artık bulamıyorum. Sabrım tükeniyor, enerjim kalmıyor. İnsanlar küçümsedikçe milli konuları artık daha çok zoruma gidiyor. Olduğum yerden uzaklaşıyorum. Uzaklaşmak çözüm değil ama artık güceniyorum.
Hani demiş ya rahmetli atsız, saraylarda süremem dağlarda sürdüğümü; bin cihana değişmem şu öksüz Türklüğümü diye. İşte o öksüz Türklüğümü artık iyice hissediyorum.
Elbette pes etmiyorum, etmeyeceğimde. Ben değilse evlatlarım devam ettirecek kinimi.
Ama inanın artık sabredemiyorum...