Browland adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Çan ilçe merkezinde bir lokanta var tıka basa dolu. Köfteler, ızgaralar havada uçuşuyor. birinin yanına usulca oturdum. Garson geldi sesim çıkmayacak kadar düşük tonda "bir işkembe" dedim. Sağ çaprazımdaki çorbasını bitirdi garson geldi "beyti" dedi adam. Garson "az mı tam mı" dedi. Tam olsun diye tamamladı.

İşkembem geldi biraz salata... Bolca ekmek, su için sürahi var yanında da pet şişe. Tabi bardağa sürahiden doldurdum. Az sonra çaprazımdaki adam kalktı gitti. Ben bolca ekmek ile bir tas çorbayı zor yedim.

140 lira ödedim hızlıca uzaklaştım oradan.

Benim hakkımı kim yiyor?

Hayırlı cumalar

Türkiye’deki servet dağılımı eşitsizliğinde, nüfusun en yoksul %50’lik kesimi ulusal toplam servetten yalnızca %3 ila %4 civarında bir pay alırken, buna karşılık en zengin kesim varlıkların çok büyük bir kısmını elinde bulundurmaktadır.

Orta %40: Toplam servetin yaklaşık %29'una sahip.

En zengin %10: Ülkedeki tüm servetin yaklaşık %67 - %68'ini kontrol ediyor.

En zengin %1: Yalnız başına toplam servetin %35 ila %40'ını elinde tutarak Türkiye’yi bu alanda Avrupa’nın en yüksek eşitsizliğe sahip ülkelerinden biri yapıyor.


En zengin %10'luk dilimin geliri, en yoksul %50'lik dilimin gelirinin 34-35 katına ulaşmış durumdadır.