Sistemi bu hale getiren bizler ve aslında arka planda neler olduğunu bilmeyen bizler. Bir doktor yakını olarak sistemi az çok tanıyan birisiyim diye düşünüyorum. Bu günümüze şükür edin arkadaşlar. Daha gerisi gelmedi ve emin olun çok kötü olacak. Her zaman çürük elmalar olacaktır. Bu tüm kasanın çürük olduğunu göstermiyor tabiki.
Örneğin genel de okuduğum randevum 8:30'daydı doktor 9:00'da geldi. Bu bize göre doktor kaytarıyor, işine geç geliyor gibi görünüyor . Fakat dediğim gibi arka planda doktor sabah 8 veya daha erken gelmiş, yatan hastalarının vizitlerini atıyor. Onların durumlarını kontrol ediyor. Bunun böyle olduğunu bilen sistem hala daha 8:30 randevu yazıyor ve doktor ve hastayı karşı karşıya getiriyor.
Diğer bir örnek; "doktor benimle ilgilenmedi şöyle bir baktı, beni dinledi reçeteyi yazdı ve beni gönderdi". Her 10 dakika da bir hasta bakmaya zorlanan ve bu 10 dakikaların içerisine randevusuz gelen hastaları da sıkıştırmak zorunda olan bir doktor sizi rahat rahat nasıl muayene edecek?
TUS kazanmış doktorların hemen hemen hepsi cerrahi bölüm seçmiyor. Kritik öneme sahip beyin cerrahi, kalp damar cerrahi gibi bölümlerde şu an belirlenen kadroların neredeyse yarısında asistan yok ve yeni cerrah yetişmiyor. Kadın doğum ve pediatri gibi bölümler neredeyse boş. Hepsi göz, dermatoloji, üroloji, fizik tedavi gibi risksiz bölümleri seçiyor. Çünkü açılan malpraktis davaları doktorları yıldırmış durumda. Her gün gereksiz tehditler yıldırmış durumda. Bu şu demek oluyor arkadaşlar; cerrahi alanda uzmanlaşmış, canımızı kanımızı emanet edip bıçağının altına yattığımız doktorlar yetişmiyor. Yetişenler de çok az olduğundan yakın gelecekte cerrahımız, çocuk doktorumuz olmayacak. Ve Allah korusun anamız, babamız, canlarımız çocuklarımız hasta olduğunda, ameliyat gerektiğinde evimizi, arabamızı satıp ameliyat yaptıracağız. Veya yurt dışına ameliyata gideceğiz.