Fsolitary adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Öncelikle hastane bilişim personeliyim , Doktora puan verme E-Nabız üzerinde var ancak bir işe yarıyor mu orasını tam bilmiyorum , ancak en ufak doktor hakkındaki bir şikayette soruşturma başlatılıyor bunu söyleyebilirim , doktorun tavrından memnun olmayıp bunu şikayet ederseniz ve bu şikayet süreklilik arz ediyorsa doktor hakkında cezai işlem uygulanıyor.(Maaş kesintisi vs.)

Hastanın doktor seçme özgürlüğü olduğu gibi doktorunda hizmetten geri çekilme hakkı mevcut bunlar yasal olarak yazılı maddeler ancak dediğiniz gibi hastayı fişlemek yasak , hasta üzerine bu tarz benzeri notlar işaretler koymak yasak.Sağlık hizmeti alma anayasal bir hak olduğu için bu dediğinizi nasıl yapıyorlar orasını ayrı merak ediyorum. Renk kodlu sistem triyaj renklerini kast ediyorsunuz sanırım , acile özel bir durumdur , triyaj hemşiresinin hasta durumunu ön değerlendirme ve hastanın şikayetinin hayati risk önceliğini anlamak için yapılır.

Hekimleri tam anlamıyla zorlayıcı ve bağlayıcı kanunların oluşturulması taraftarıyım bende sizin gibi , Klinik rehberleri hazır ve yayınlanıyor ama soruşturma anında dikkate alınmıyor.Doktorun hata yaptığında onu soruşturan başka bir hekim olduğu için birbirlerini haklı buluyorlar , cerrahi müdahalelerde yapılan hatalar hastayı canından edebiliyor ancak aile olarak bu işin araştırılmasını talep ettiğinizde soruşturma başlatılıyor sonrasında diğer hekim arkadaş evet bu olabilir bu operasyonda diyip dosyayı kapatıyorlar. Eşimin başına benzeri bir durum geldi.
Bahsi geçen olay her hastanede var mı, bir şey diyemem. Ben kasten isim verdim. Bunun ana nedeni, yaşanmış tecrübe olması, duyum olmamasıdır. 3 haneli numaradan aranıp şikayet kaydı da oluşturuldu, CİMER'e de yazıldı, dava da açıldı. Biz daha ilk aşamada 3 haneli numarayı aradığımızda, bölüm hemşiresinin aynı gün haberi oldu ve o gün doğrudan tutum negatif yönde değişti. Hastane bir anda düşmana döndü. Sıkıntı: yatalak hastaya hava alan yatak verilmemesi, ve bundan doğan enfeksiyon başlangıcıydı. Hasta bununla başlayan sıkıntılar zincirinde vefat etti. Çünkü antibiyotik ya da benzeri türevleri yüklemeyeceğiniz, kritik ve yaşlı bir hastaydı. Enfeksiyon kapması, yapması gereken en son şeydi. Personel hala FSM hastanesinde. Burada FSM diye özellikle vurgulamamın sebebi şu: Maltepe - Kartal bölgelerinde Eğitim ve Araştırma Hastanelerine gitseniz, modern ve özel bir hastane gibi görüyorsunuz hastane ortamını. Birbirine 20 dakika sürüş mesafesinde olan iki hastanedeki çağ farkından bahsediyorum. Bahsettiğim renk kodu acil renk kodu değil, hasta renk kodu. Bunu bize izah eden FSM'de çalışan doktor komşumuz. Kendisi olmasa haberimiz dahi olmayacaktı.

Sakuragi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam son cümlenize tebessüm ettim.

Covid döneminden beri sağlık çalışanlarına yapılan saldırılara göz yummak ve bunu hem sosyal medya'da hem de haberlerde yayınladıktan sonra sağlık çalışanları ne yapsın ?

En basiti bende kendimden örnek vereyim. Bir kaç sene önce topuk dikeni yüzünden hastaneye randevu aldım. 8:30 olmasına rağmen 9'a kadar bekledim. Uzun zamandır hastaneye gitmeyince de doktorun randevu saatinde geleceğini düşünerek doktora içimden sövdüm. (Sonradan konuşmalara denk gelince mesai'nin 9'da başladığını, devletin hasta randevu alsın diye erken saate koyduğunu öğrendim)

Neyse saat 9 oldu durumu anlattım. MR çektirmeye yolladı. MR çekecek personel mesai başlamamış gibi tavırla işimi gördü. Muhattap olmadan işimi 5 dk hallettim.

Sonra doktorun yanına çıktım. Doktor da zaten "Hastaları alayım ondan sonra bakacağım dedi." Büyük ihtimalle devlet her 5 dk'ya bir hasta soktuğu için doktor sabah erken alan hastalara bakıyor diye düşündüm. (Art niyetim yok. Ortamın durumunu kafamda canlandırıyorum )

Doktor oda'da hastayla konuşurken bir çift odaya girip bir şey sormaya başladı. Doktor da önlem alamayınca bunları koridora çıkarıp orada konuşmaya başladı. Kadın olan Fitili ateşlemiş, Erkek de barut bulmuş ateş gibi patlıyor. Güvenlik vs. geldi doktor adama dedi ki "eşinize bakmayacağım". Hasta da "şikayet ederim "dedi. Doktor "İstediğiniz yere şikayet edin. Polis de hakimde savcı çağırın önemli değil" dedi

Olaya dahil olmadan izleyen ben, doktorun yaşadığı durumu anlayarak mr sonuçlarını göstermeden uzaklaştım zaten. Hasta da olanla oldu. Doktor ise gözümde yükseldi.

MR sonuçları için başka gün başka doktora randevu aldım. Yemin ediyorum 1 dk baktı ilaç yazdı ve gönderdi. Reçeteye de önünde reklamını aldığı vitamin tabletini de sıkıştırdı

Şimdi ben ilk doktor'a eylemlerinden ötürü 1 puan mı vermem gerekiyor ?

Yoksa reçeteyi yazana 5 puan mı vermem gerekiyor ?

İnsanların çoğu kendi bildiklerinin dışında bilmedikleriyle çok uğraşmıyor. Bu yüzden insanlara karşı önyargı kısmında hataya düşüyor. İnsanların eylemlerinde size karşı art niyet yoksa karşılık vermeyin.
Öncelikle elma ile armudu karıştırmamak gerekir. Elbette bahsi geçen yerlerde, doktora karşı hastaya karşı bir takım şeyler yapılıyor olabilir. Size dağ başında bir hastaneden örnek vermedim. Kaldı ki, doktora kötü davranılmış olması, doktorun ondan sonraki gelen hastalara kötü davranma hakkını tanımıyor. Tıpkı bizim güne kötü başlayıp, gidip doktoru dövmememiz gerektiği gibi. Biz gün içerisinde olan her türlü sıkıntıyı kapının dışında bırakıp tebessümle içeri giriyor ise, doktor da aynı şekilde her gelen hastayı aynı tebessümle karşılar. Tebessüm yok mu? Sorun değil. Ancak, davranış profesyonelliğin dışına çıkarsa, o sorun. Bunun telafisi olmaz.

Hasta ile doktor arasındaki fark:
Hizmet alan: Konunun profesyoneli değil.
Hizmet veren: Konunun profesyoneli.

Aradaki fark: Doktor gelen kişinin asabiyetini ve anksiyetesini görebilir. Doktor profesyonel ve teşhis edendir. Hasta, doktoru teşhis edemez, ve doktorun durumunu anlayamaz, ancak, anlayış gösterebilir. Haliyle, sizin o normal hastanede gördüğünüz tutumun, çok daha ağır versiyonları var. Örneğin: Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine gidin. Doktoru öldürmeye kalkan hasta da görürsünüz. Aynı bölgede 20 dakika mesafede başka bir hastanede, herkes doktora melek gibi davranabilir. Bunlardan biri profesyonel biri tarafından teşhis alır: Anksiyete Bozukluğu, Panik Bozukluk.. vb gider. Nitekim, Erenköy'deki doktor, bana neden kızdın diye profesyonelliğin dışına çıkmaz. Sakin konuşur. Gerekirse Ativan verir, sakinleştirir. Güvenlikten yardım alır, hastayı dövmek için değil, kontrol altında tutmak için. Silahla bile gireni var. Polis olup gizli saklı tedavi göreni var. Erenköy'deki doktor, günde 50 hastayı bu profilde görüyor olabilir. Bahsi geçen hastanede doktora saldıran kaç hasta, kaç günde geliyor? Doktor neden bunun profesyoneli değil? Profesyonel olmak için, profil mi seçmeniz gerekiyor?

Anlamadığınız nokta tam olarak bu da değil aslında. Siz olayı şiddet yönü ile ele alıyorsunuz. Sıkıntı şiddet değil. Şiddetin olmadığı ortamda dahi profesyonelliğin olmaması. Çünkü birileri bu konuda maaş alırken, karşılığında iş yapma vaadi veriyor.

Basit bir örnek, tecrübeden yazayım:
Uludağ Eğitim ve Araştırma Hastanesine 10 dakika sürüş mesafesinde ölümlü trafik kazası gerçekleşiyor. Kazayı yapan kişi öldü mü belli değil. Şehirlerararası Otobüs hattı yolu çaprazlama kapatıyor. Herkes Ambulans arıyor. Olay yerinde yaralı avındalar. Boş şehirde, hastane önünde duran ambulansın hareket süresi 2 saat 50 dakika. Olay yerine polisinden, savcısından sonra varan bir ambulans. Muhtemelen ambulans beklerken vefat eden bir mağdur. Nitekim ölüm raporu vb hazırlanıyor. Ölüm raporunda adı geçen hekim, tatilde. Olay yerine hiç gelmeyen hekim üzerinden yazılan ölüm raporu, altına imza attırılmamış belge. 6 saat geçiyor. Hastanedeki mesul müdür sorumluluk alıp görmediği mağdurun ölüm belgesine kendisi imza atıyor. Nitekim peşpeşe olan olaylar zinciri sonrası şikayetler ediliyor. Dava açılıyor. 7 yıl hukuk mücadelesi veriliyor. Sürekli savcılar taraf değiştiriyor. Dosya yargıtaya gidiyor. Finalde konuyu paraya bağlıyorlar. Ailesine belli bir miktar ödemeyi uygun buluyorlar, hastane ve diğer konular hakkında soruşturma açıldığı söyleniyor. Olayın üzerinden 12 yıl geçiyor. Ne bahsi geçen o dönem yeni mezun olmuş ve Uludağ Eğitim ve Araştırma Hastanesine hiç gitmemiş hekim ceza alıyor, ne belgeyi imzalayanlar, ne ambulans, ne de başka bir şey.

Bir şikayet sistemi var ise, bu şlkayet sistemi neden çalışmıyor?

Yukarıdaki arkadaşa verdiğim örnekteki kişi de "şikayet ettikten sonra cezasını çekenlerden".

Kısaca, amaç hastane kötülemek değil. Doktor ya da sistem kötülemek değil. Anlaşılmayan şu:
Kartal'a çok güzel hastane yapıp, her şeyi TV lere örnek şekilde sunacak kadar tatlı gösterirken, 20 dakika mesafesindeki diğer bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, mezbaha gibi çalıştırılıyor. Ne sistemi değiştiriliyor. Ne yönetimi. Ne de modernize ediliyor. Modernize etseniz de çok bir şey değişmeyecek zaten.

Burada anlamadığınız ve üstünü kapattığınız şey şu:
Birilerinin bir yerlerde bir tanıdıkları var ise, isterseniz Ankara'ya açık mektup yazın. Hiçbir halta yaramaz. Aynı şey Polis için de geçerli. Bahsi geçen konu sadece Türkiye'ye özgü değil. Birçok ülkede var. Sadece Türkiye bizim ülkemiz olduğu için bunun üzerine basarak konuşuyoruz.

Türkiye'de yapılması gereken doktor/hasta üzerine yoğunlaşan sistemi, hastane/yatak üzerine yoğunlaşan sistemi, hastaneye gitmeye gerek kalmadan önleyici tedavi uygulayan sisteme dönüştürmek. Bunu yapmadığınız sürece, yeni yatak alsanız ne olur, bahçesine lale dikseniz ne olur? 1500 küsür hastaneden, 1000 tanesi devlete ait olsa, bunlardan sadece 1 tanesinde şiddet görüldüğünde, bunu sanki 1000 hastanede her gün doktor dövülüyormuş gibi yansıtmaktan vazgeçin. Bugün ciddi bir cerrah arasanız, 1500 hastanede sadece bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar çok iyi cerrah bulursunuz. Yıl olmuş 2026, İstanbul'dan Ankara'ya ameliyata giden hastalar görüyorsunuz. Sırf doktoru orada diye. Bunun nesini savunasınız?

Doktora puan vermenizin bir esprisi yok. Puan sisteminin çalışabilmesi için, öncelikle sistemin çalışması gerekir. Sistemin sadece elle sayılır, televizyonlara konu olan hastanelerde değil, tüm hastanelerde çalışması gerekir. Sadece göstermek için çalıştırmaktan bahsetmiyorum. Gerçek anlamda çalışan sistemden bahsediyorum.