Öncelikle amcanıza çok geçmiş olsun, umarım en kısa sürede sağlığına kavuşur.
Görüşlerinize büyük oranda katılıyorum ama olayı sadece "köyde yaşamak" üzerinden okumak günümüzde ne yazık ki yetersiz kalıyor. Birkaç temel noktayı göz önünde bulundurmak lazım:
  • Toprak ve Gıda Kalitesi: Köyde yaşamak artık 30-40 yıl önceki gibi katkısız beslenmek anlamına gelmiyor. Ne yazık ki topraklarımız ithal tohumlar, hibrit tohumlar, aşırı ve bilinçsiz kimyasal gübre/ilaç kullanımı nedeniyle küresel ölçekte bozuldu. Köydeki adam da pazardan veya kendi bahçesinden yese bile o gıdanın besin değeri ve temizliği eski standartlarda değil.
  • Anatomi ve Hareketsizlik: İnsan metabolizması ve anatomisi gereği hareket etmek, avlanmak ve sürekli aktif olmak üzere tasarlanmış bir canlıdır. Teknoloji geliştikçe hepimizin günlük hareket düzeyi muazzam şekilde düştü. Köyde yaşayan biri bile eski usül insan gücüyle yapılan işlerin çoğunu artık makinelerle yapıyor.
  • Pıhtılaşma ve Koruyucu Önlemler: Geçirdiğimiz pandemi süreci ve sonrasındaki etkiler de cabası. Özellikle kan pıhtılaşması eğilimi konusunda duyarlı olmak, doktor kontrolünde düşük doz kan sulandırıcı veya bebe aspirini gibi tedbirleri gözden geçirmek faydalı olabilir.
Özetle; şehir ya da köy fark etmeksizin hem hücresel düzeyde beslendiğimiz gıdaların kalitesi düştü hem de biyolojik yapımıza aykırı bir hareketsizliğe gömüldük. Kalp krizlerinin bu yaşlara kadar inmesi ne yazık ki tüm bu faktörlerin birleşimi. Tekrar geçmiş olsun.