İstanbulda yaşayıp günde 5 saati toplu taşımada geçen biri olarak ve hala hastalığı yaşayan biri olarak;
2-3 senedir arada bir kalbime ağrı vuruyordu. Bir kaç kardiyoloji ile görüştüm. En son kalp krizi geçireceğimi zannettim sabahın 4'ünde rengim betim benzim atınca ev ahalisinin zoruyla hastaneye götürüldüm. İlk hastane halimi görünce (sebebini hala bilmiyorum) bizde nöbetçi ilgili doktor yok. Başka hastaneye gidin diye yönlendirildim. Daha pahalı bir hastaneye gittikten sonra gerekli kontroller sonucunda acildeki arkadaşın kalbinizde hiç bir şey yok bu zamana kadar doktorlar nasıl bunu size söylemez bence bir psikolog ile görüşün demesi üzerine panik atak ile tanışmış oldum.
O günden sonra ilk bindiğim toplu taşımada akıllı saatim 130 kalp hızını gösterince hemen indim. O günden bu yana 5 ay geçti hala toplu taşımada yutkunan nefes alamam. Hatta 6-7 duraklık yolumu 2-3 kere inerek tamamlarım özellikle metrobüste

Çekilecek çile değildir.
Burda bir çok arkadaşın özgüven depolasın, nefes taktiği yapsın, "asla bana bişi olmicak" laflarını tekrarlasın gibi cümlelerini milyon kere denedim. Yaşamayan bilemez derler ya. 10 saniye sonra kalp krizi geçirip ölüceksin bundan %1000 eminsin o an burada yazılanlar gibi olmuyor

Hem özel kliniklik hem özel hastane hem psikoloji hem bakırköy mazhar osmana gidip belirli tedavilerle uğraştım. Benim durumumda tedavim biraz zor olacağından epey meşakatini çekiyorum. Sanki ömür boyu devam edecekmiş ve bununla yaşamam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Sonu ne olur bilemem ancak benim nacizane önerim. PSikiyatriyi çok 2. plana atmasın