Konvensiyonel (doğrudan ve geniş çaplı) bir savaş senaryosunda İsrail'in Türk Silahlı Kuvvetleri'ni (TSK) yenmesi askeri, lojistik ve stratejik açıdan mümkün görünmemektedir.
Askeri güç endekslerinde Türkiye (9. sıra) İsrail'e (15-17. sıra bandı) kıyasla daha üst sırada yer alır. Ancak iki ülkenin askeri doktrinleri, derinlikleri ve kapasiteleri karşılaştırıldığında tablonun neden TSK lehine olduğu netleşir:
1. İnsan Gücü ve Askeri Derinlik
- Türkiye: 350.000'den fazla aktif personel, yüz binlerce eğitimli yedek güç ve 85 milyonun üzerindeki nüfusuyla devasa bir mobilizasyon kapasitesine sahiptir.
- İsrail: Nüfusu (~10 milyon) ve aktif asker sayısı kısıtlıdır. İsrail ordusu (IDF), uzun süreli geniş çaplı bir yıpratma savaşında insan gücü sürdürülebilirliği açısından ciddi sınırlara sahiptir.
2. Coğrafi Strateji ve "Saldırı/Savunma" Faktörü
İki ülke arasında kara sınırı bulunmamaktadır. Dolayısıyla doğrudan bir savaş ancak hava, deniz ve füze/SİHA sistemleriyle yürütülebilir:
- İsrail'in Zayıf Noktası (Stratejik Derinlik Yokluğu): İsrail coğrafi olarak son derece dar bir yüzölçümüne sahiptir. Kritik askeri üsleri, limanları ve altyapısı birbirine çok yakındır. Türkiye'nin uzun menzilli füzeleri (Tayfun, Bora vb.) ve Kamikaze İHA/SİHA filoları İsrail'in stratejik tesislerini felç edebilecek kapasitededir.
- Türkiye'nin Derinliği: Türkiye geniş yüzölçümü ve coğrafi çeşitliliği sayesinde askeri unsurlarını dağıtabilir ve tek bir noktadan felç edilemez.
3. Hava ve Deniz Kuvvetleri
- Hava Gücü: İsrail Hava Kuvvetleri, elindeki F-35 stealth (hayalet) savaş uçakları ve gelişmiş mühimmatlarıyla teknolojik bir avantaja sahiptir. TSK ise F-16 filoları, HİK (Erken İhbar) uçakları, Hisar/Siper hava savunma şemsiyesi ve devasa SİHA gücüyle yanıt verir. İsrail hava üstünlüğü kurabilir ancak Türkiye hava sahasını tamamen domine edemez.
- Deniz Gücü: TSK Deniz Kuvvetleri (fırkateynler, korvetler, TCG Anadolu ve gelişmiş denizaltı filosu); Doğu Akdeniz'de İsrail Donanması'na karşı nitelik ve nicelik olarak açık bir üstünlüğe sahiptir. İsrail'i denizden tamamen abluka altına alabilecek güce sahiptir.
4. Savunma Sanayii Sürdürülebilirliği
İsrail askeri teknolojide son derece ileri olsa da mühimmat stokları ve ağır silahlar bakımından ABD yardımına ve lojistiğine göbekten bağlıdır. Türkiye ise yerli ve milli savunma sanayii hamlesiyle (zırhlı araçlar, obüsler, İHA/SİHA, mühimmat, gemiler) uzun soluklu bir savaşı kendi kaynaklarıyla sürdürebilme kapasitesini (lojistik bağımsızlık) büyük oranda kazanmıştır.
Nükleer Faktör (İsrail'in Asimetrik Kozu)
İsrail'in resmi olarak kabul etmediği ancak varlığı bilinen nükleer silah kapasitesi bulunur. İsrail, varoluşsal bir tehdit hissettiğinde (Samson Doktrini) bu güce sahip bir caydırıcıya sahiptir. Ancak nükleer silahlar konvansiyonel savaşın galibini belirlemekten ziyade "topyekün yıkım" aracıdır.
Özet: İsrail, yüksek teknolojisi ve ABD desteğiyle TSK'ya ciddi zararlar verebilir veya lokal hava operasyonlarında etkili olabilir. Ancak Türkiye'yi işgal etmesi, TSK'yı teslim alması veya konvansiyonel bir savaşta Türk ordusunu yenilgiye uğratması askeri gerçeklikle bağdaşmamaktadır.
Gerçekten de TSK yi karşısına alabilecek bir güç olmadığını tekrar öğrenmiş olduk.