Kurşunların sadece bir kaç santim üstümüzden geçtiği o günü anlatacağım size. .
Korkup ağlayan askerler, ve "nonoş bu" diye dalga geçtiğimiz askerin, hepimizden yiğit çıkıp baskının önünü kesen hamlesi....

Şırnak- Cudi Dağı ... üs bölgesi

Tarih 19 mart 2018 Çakı gibi asteğmenim tabi. askerede çok geç gittim. Yaşım 33 falandı . Bir gün önce hakim tepelerde terör örgütleri ateş yakarak nevruz kutlamaya başladı. Cudi dağını bilenler bilir ki mesafe yakın gibi görünür ama 30-35 KM uzaklıktan bahsediyorum.
FırtınaBÜS'ler ateş etse de o mesafeyi nokta atışı vurmak çoğu zaman ıskalar. ki öyle de oldu... Uçaksavarın yada piyade tüfeklerinin o mesafeyi vurması imkansız olduğu gibi bir şeyleri hedef almakta imkansız.. Orada olduklarını biliyorsun ama bir şey yapamıyorsun. Öyle bir şey yani..

neyse, akşamında gece 2-3 gibi nöbetçi askerler, dağın eteklerinde bir birine el feneri yakan guruplar gördüklerini bildirdi. El feneri ile yerlerini diğer guruplara işaret ediyorlardı anlaşılan... hedef dışında oldukları için maalesef sadece dua ederek tan yerinin ağarması beklendi...

Bazen terörist gibi görünen kişiler kaçakçı çıkabileceği için %100 emin olmadığın bir guruba ateş edemiyorsun.

Derken, sabaha karşı büyük bir gümbürtü ve kulakları sağır eden o sesle yataktan fırladık. KAOS nedir orada gördüm. herkes silah almaya koşuyordu ama silahlarla mermileri arasında 50 metreden fazla mesafe vardı. kendi silahını alman zaten imkansızdı. Rastgele aldığın silahla hemen cephaneliğe koşuyor ve oradan da mermi alıyordun.

Arka arkaya koğuşlara roketler atılıyor ve roketler düştüğü yerde açılarak her tarafa saçılıyordu. ( Rus yapımı izli roketler. arkasında yön verici tel bulunur ) .
bir kaç dakika sessizlik çökünce hemen yer değiştiyor ve mevzi alıyorduk.

Ama büyük bir sorun vardı. Çünkü mermiler ve roketler gece fener yakılan yerden gelmiyor başka bir yerden geliyordu. bir roket atan bir daha atmadığı için de nereden geldiğini anlayamıyorduk.

ve sonra bir havan atışı yapıldı ve 20-30 metre yakınımıza düştü. ANAMMM... sesini ilk orada duyduk. henüz yeni gelmiş bir kaç aylık askerler şoka girdi. hemen yanımda mevzilenmiş bir asker bana komutanım ölecek miyiz dediğinde ona dedim ki " - böyle ölüm herkese nasip olmaz. diren" dedim. ve bu sözüm üzerine baygınlık geçirdi ve yanıma yığıldı. Havan saldırısında da 8 kardeşim yaralandı.

Tan yeri yavaş yavaş ağardı ve tekrar roket saldırısı başladı. Roketler askeri değil, tankları ve koğuşları hedef alıyordu. Sonrasında o korkunç docka sesleri yükseldi ve işte orada bu devletin neden sözleşmeli askerliğe geçtiğini daha iyi anladım. . Çünkü normal askerlerin pek çoğu korkmuştu. tecrübesi yoktu.ve ilk defa karşılaştıkları içinde bu durum gerçekten normaldi. ama sözleşmeli askerlerin ve uzmanların hemen hemen hepsi bir cengaverdi. Ses tahlil ediyorlar ve karşılık veriyorlardı.



Ardı ardına havan atılmaya başladı docka saldırısı başladı. " nonoş bu diye dalga geçtiğimiz uzman çavuş, telsizden anons geçti. - havanı gördüm iz bırakıyorum dedi ve izli mermiyi havana doğru attı.
Çünkü doçka yada roket değil, havan can yakıyordu ve onu göremiyorduk.

Kule ve mevzileri askerimiz terk etmişti. Çünkü kuleler ilk hedeftir.Baskın zamanında ilk orayı terk edersin. Ama o uzman çavuş kuleye çıktı ve uçaksavarla Allah ne verdiyse....


Havan artık sustu ama içeriye sızma başladı.

Evet herkes cengaver değildi ama bazıları bir kişiyken 10 kişi oluverdi. Çocuk deyip geçme kocaman bir orduya dönüşenleri gördüm.

İçeriye sızmaya karşı acayip bir durum oldu. tabur komutanı görerek ateş etme emri verdi. Ama emri duyan mı var ? Askerin adrenalin zirvede. Allah ne verdiyse yayım ateşiyle püskürttük ve gittiler. Sonrasında özel hareket operasyon düzenledi ve o günden kalma silah vs hepsini getirdi. Ama leş sayısını bilmiyorum.

6 arkadaşımın durumunun ağır olduğunu duydum en son ama şükür ki ölüm haberleri gelmedi.

Sonrasında helikopterler geldi ve resmen cudi dağını yerle bir ettiler. Hala ne olduğunu bilmediğim uçaklar ardı ardına bombalar bıraktılar. Askerden geldikten sonra ki 2 sene boyunca yüksek sesten irkildim. evet tam iki sene daha askerlik yapmaya devam ettim.

Allah Türkü korusun..