Dixon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ülkemizde milyonlarca genç, zengin olma hayaliyle yıllarını heba ediyor. Özellikle internet üzerinden kısa sürede para kazanıp zengin olma düşüncesi, bu hayallerin en başında geliyor. Ancak bu yolu seçenlerin büyük çoğunluğu hayal kırıklığı yaşıyor. Başarı yalnızca hayal kurmakla değil, yetenek, disiplin, azim, süreklilik ve şansla birlikte mümkün oluyor. Maalesef bu tarz başarı hikayeleride ülkemizde sayıca az.

Memurluk boş iş değildir. Düzenli gelir, sosyal güvence ve istikrarlı bir yaşam sunar. Elbette memurlukla zengin olabilmek kolay değildir, ancak aynı şekilde ekonomik açıdanda belirli bir statüde yaşam standardı sunar. Kişinin kendi çabasına bağlı bulunarak mevcut ekonomik durum daha ileri bir seviyeye taşınabilir.

Açık konuşmak gerekirse, hatırı sayılır bir gelire sahibim. Miktarını paylaşmayı doğru bulmuyorum, ancak hiç çalışmasam bile yılda 1-2 gayrimenkul satın alabilecek bir gelir düzeyim var. Buna rağmen size samimiyetle söyleyebilirim ki, gerçekten zengin ya da fakir olmanın, hatta genel anlamda paranın sanıldığı kadar büyük bir önemi yok. Eğer mutlu ve huzurlu değilseniz, aylık milyonlarca lira geliriniz olsa bile bunun size gerçek anlamda bir faydası olmaz. Çünkü para, hayatı kolaylaştırabilir fakat huzuru, sağlığı ve mutluluğu satın alamaz. O sebeple size naçizane tavsiyem önce hayatınızı bir düzene sokun, amacınız zengin olmak değil mutlu ve huzurlu bir yaşam sürebilmek olsun. Belli bir noktadan sonra herşeye rahatça erişebiliyor olmak sanıldığı kadar iyi birşey olmuyor, doyumsuz oluyorsunuz ne yaparsanız yapın mutlu olamıyorsunuz canınız sıkılıyor çünkü istediğiniz herşeyi elde etmişsiniz daha ilerisi yok neyi denerseniz deneyin olmuyor.

Ayrıca işyerindeki arkadaş ortamınıda para dahil hiç birşeye değişmem. Kendi işimizin patronuyken böyle bir ortam yoktu, günler sıkıcı ve huzursuz geçiyordu. Şimdi öyle değil.

Bu arkadaşın yazdıklarına kulak verin; gerçekten çok doğru noktalara değinmiş.

Hem memurluk yapmış hem de dijital işlerden hatırı sayılır gelir elde etmiş biri olarak şunu söyleyebilirim: Hayat, sürekli stres içinde yaşamak için gerçekten çok kısa.

20-23 yaşları arasında memurluk yaptım. İstifa etmeden önce dijital işlerden de para kazanıyordum. O gelirin hep aynı şekilde devam edeceğini düşündüm ve kurulu düzenimi bozdum. Bugünkü düşünce yapısında olsaydım sanırım istifa etmezdim.

Düzenli gelirinizi korurken, yan taraftan yavaş yavaş ek gelir oluşturmak çok daha mantıklı. Bunu yaşayarak öğrendim. Çünkü hayatın sizi hangi yöne götüreceğini, şartların ne zaman değişeceğini bilemiyorsunuz.

Şu an 32 yaşındayım. Çok para kazandım, çok para da kaybettim. Yanlış ortaklıklar, yanlış insanlara güvenmek ve benzeri sebepler yüzünden ciddi bedeller ödedim.

Elbette büyük düşünmek, çok para kazanmayı ve güzel işler kurmayı istemek kötü bir şey değil. Ancak hayata biraz da gerçekçi bakmak gerekiyor. Bugün yaşadığım stresi, huzursuzluğu ve karşılaştığım hayal kırıklıklarını önceden görebilseydim, belki de hiçbir şeyi bu kadar zorlamaz; daha sade, huzurlu ve standart bir hayatı tercih ederdim.