Özet:
Hakan ve Suzan, kar tatili için gittikleri dağ evinde şiddetli bir kar fırtınasına yakalanır. Sıkıcı geçen günün akşamında kapıya, arabası bozulan Kaan adında bir adam gelir. Kaan'ın polisiye yazarı olduğu ve "psikopat bir yazarın dağ evinde işkence yapması"nı konu alan bir roman yazdığı ortaya çıkınca ortam gerilir. Kaan aniden çantasından bıçak çıkarır, Suzan'ı bıçaklar; Hakan'la boğuşmada ikisi de ölümcül yara alır. Jandarma geldiğinde üçü de kan kaybından ölmüştür.
Twist finalde gelir: Kıdemli jandarma Tuğrul'un anlattığına göre Suzan aslında yıllar önce ölmüştür — onu bizzat Hakan öldürmüş, ağacın altına gömmüş, sonra kendini ihbar edip akıl hastanesinde yatmıştır. Çıktıktan sonra evi karısının fotoğraflarıyla doldurmuş, onun hayaliyle yaşamaya başlamış, hatta bazen ona bürünmüştür. Yani hikâye boyunca gördüğümüz "Suzan", Hakan'ın halüsinasyonudur. Kaan ise gerçekten yardım istemeye gelen dengesiz bir yazardır; iki "çatlak" karşılaşmış ve birbirlerini öldürmüştür — başlıktaki "acayip buluşma" da budur.