Boşanmış , hatta çocuğu 6 aylıkken boşanmış 43 yaşında bir abin, arkadaşın, dostun olarak söylüyorum.
Öncelikle o yaşta bir bebeği annesinden ayıramazsın kardeşim. İyi kötü en az 2 yaşına kadar anne sütü alması gerekiyor (hatta ne zaman bırakırsa o zamana kadar, benim kız sanırım 3 yaşında falan bıraktı) gelişimi için bu şart.
Bir diğer konu annesi ne kadar maaş alırsa alsın talep etmesi durumunda (hatta çoğu zaman talep etmese dahi hakim hüküm verme hakkını kullanarak) çocuk için nafaka alır, kendi için alır/almaz konusu tartışmaya açık ve hukuken takdire bağlıdır ama çocuk için alır. Anayasa mı yargıtay mı anımsamıyorum ama babanın "ben çocuğumun tüm okul ve sağlık giderlerini karşılıyorum bu sebeple nafaka ödemedim" savunması red verilmişti ve emsal teşkil ediyor. Anımsadığım kadarıyla hukuki kararda bir ebeveynin çocuğuna ait eğitim ve sağlık giderlerini karşılamasının nafakaya bağlanamadığını bunun vicdani bir sorumluluk olduğuna hükmedilmişti.
Kendimden örnek vereyim kızım 2016 Ekim doğumlu, ben 2017 Mart ayında evleri ayırdım ve dava açtım, resmi boşanmamız da 2019 Mart ayında oldu diye anımsıyorum (mahkeme çok ileri tarihe verdi, evleri de ayırdığımız için ileri alma dilekçesi vermedik, talep ile erkene alınabiliyor, tabi bu karşılıklı anlaşmışsanız mümkün). Kızımın annesi ile çok severek aşık olarka hatta örnek vermek gerekirse 5 dakika göreyim diye git gel 40-50 km İstanbul trafiğinde defalarca yola katlanarak bir sevgi ile evlendim. Evliliğimizin 5. yılında ise kızım doğru sonrasında boşandım. Kendisi kötü biri değildi ama gerçekten çok başka yönlere doğru gittik. Fikir ayrılığı, görüş ayrılığı vb gibi şeylerin gerçek olduğunu böylece öğrenmiş oldum, bu sebeplerden de boşandık. Öncelikle benden hiç bir şey talep etmedi, hakim 300 lira gibi bir nafaka hükmetti (her yıl da tüfe oranında zamlanacak şekilde), ayrıca görüşme zamanlarını, gün ve saatleri belirledi, velayetini annesi istedi tamam dedim gönlü olsun diye. Evlerinin kurulması için elimden gelen maddi manevi her şeyi yaptım, yine de ne kadar yaparsam yapayım o benden fazlasını yapmıştır. Tek bir ricası olsu, kızımız çok küçük babaannesi bakabilir mi başkasına güvenemem dedi, tamam dedim. Cuma akşam kızım annesine gitti, pazar akşamları da annemlere geldi. Şu an 10 yaşında bu düzenimiz devam ediyor. Yıllar içinde bizim de bazen öfkeli, stresli, sinirli olduğumuz zamanlarımız oldu (birbirimize karşı) fakat kızımın varlığı tüm bunlara engel teşkil etti. Kızım annesine gittiğinde de, bana geldiğinde de, babaannesine (babamlara yani) gittiğinde de hiç bir zaman kimsenin kimse arkasından konuştuğuna, kötülendiğine, laf söylendiğine, sinir, öfke vb. gibi şeylere şahit olmadı. Mutlu, gülerek, iyi büyüttük el birliği ile ama yine de çok eksiklikleri/yarımlıkları oldu. Sanırım 5 yaşındaydı bana "baba ben oldum diye mi ayrıldınız annemle dedi" (doğdum diye mi değil oldum diye bu cümle birebir kendi cümlesi) böyle dünya yıkılıyor altında kalıyorsun böyle bir şey sorunca, hiç bir yerde kavga gürültü görmeyince sanıyor ki her şey derli toplu iyi o zaman niye boşandılar, acaba ben doğdum diye mi diye düşünmüş. Yine 7 yaşındaydı sanırım bir yerde yemek yiyorduk karşılıklı güle oynaya, bir anda çatal bıçağını bıraktı. Anlam veremedim yüzü düştü donuklaştı bir an, ne oldu dedim, tam arkamda olan aileyi gösterdi "baba ne güzel bak anne baba çocuk hep birlikte yemek yiyorlar" dedi bu da içimi parçaladı. Bir gün bir sahil kenarına gittik sanırım 8 yaşındaydı, biz kayaların üstüne oturduk annesi oturmadı dönüp "anne bak gel burası aile kayası hep birlikte oturalım" dedi, yine bir veya iki sene evvel "baba ayrılmasaydınız" dedi, işte anlatmaya çalıştım (hani biliyoruz ya her şeyin en iyisini kendimizce) bak kızım anne ile tartışıyorduk, sen üzülürdün, etkilenirdin vs diye dönüp "ben odama giderdim kapımı kapatırdım sizde sonra sakinleşirdiniz" dedi, kısaca ne kadar mutlu 3 evde 3 ayrı yuva versekte bu eksikliği her zaman yaşadı. Bak kardeşim çok net söylüyorum inanılmaz güzel mutlu ve iyi bir hayat yaşıyor şu an, buna rağmen bir aile olamamanın eksikliğini inanılmaz hissediyor ve belli ettiği çok zamanda oluyor.
Değil ben annesi ve annemlerin üstüne titremesi, kuzenlerim, amcalarım, halam, dayım, teyzem, kendi kız kardeşim peşine geziyor, mutlu olsun iyi olsun diye ama anne baba ayrı bu eksikliği hep hissediyor.
Pedagoga da gittik, ayrı ayrı uzman görüşleri de aldık ama nafile bu eksikliği hep hissetti ve hissedecek, hayata hep aile olan arkadaşlarından 1-0 geri de başlıyor, içinde bir boşluk var ve bu asla geçmeyecek.
Bunları özellikle söyledim ki al eşini de okut istersen bu yazdıklarımı ileride çocuğunuzun nasıl olacağını bi hayal edin diye, kaldı ki benim kızımın annesi ile fark ettiysen iyi diyaloglarımız var, ailemle arası iyi, düşman değiliz, bir şey olursa çocuğumuzun menfaatine gerekeni yaparız ama bir amerikan filmide çevirmediğimiz için arkadaş/dostta değiliz, her adımımız (bir birimize karşı olan) kızımızı düşünerek atılıyor.
Şimdi senin anlattığına gelecek olursam saygı yok gibi, ailesi de saygı duymuyor sana, böyle bir ortamda o çocuk büyürse (sürekli senin kötülendiğin, tü kaka denildiğin, arkandan konuşulan vs.) o çocuk asla iyi olmayacak, bu yüzden eşini seviyorsan, onun da seni sevdiğini düşünüyorsan, aile olmayı fark edebilecekseniz otur konuş anlat. Gerekirse bi çift terapisine gidin, bir kaç şey deneyin ama öncelikle şunu kabul etmelisiniz onun ailesi sen ve çocuğun, senin ailende o ve çocuğun. Anne, baba, kardeş vs hepsi boş, günün sonunda aile olan sizsiniz ve kimse sizi sizden daha çok önemsemeyecek.
Eşini tanımıyorum, eğer kurtulur bir yanı varsa, yani size tutunmak isterse buna gönlü varsa ne yap et bunu sağla. Gerekirse il değiştirin çıkın alakasız saçma bi yere gidin Yozgat, Çorum, Tokat vs herkesten uzak bir anadolu şehrine gidin.
Kaos, trafik, nüfus çoğunluğu dertlerinin olmadığı ama sizin birlikte geçinmeye gönlünüz yoksa bu işi uzatmayın.
Kendi tecrübelerimden (boşanalı 10 sene oldu neredeyse) kamuda çalışan bekar ve boşanmış eski sevgililerimi düşündüğümde bu kamuda çalışan (yani işim garanti bir ömür boyu, emekliliğimde var) tüm kadınlarda bir ölümsüzlük, böyle korkusuzluk psikolojisi durumu var. İşleri garanti olduğu için kimseye muhtaç değiliz ile başlıyor düşünceleri ve ailedir, çocuktur, eştir pek gözleri görmüyor.
Gerçekten seninle geçinmeye gönlü var mı? Önemli olan bu, yani maaştır, sosyal statüdür, iş yeri pozisyonudur bi kenara ... bu işin garanti olması durumundan ötürü genelde kendi sevgililerimde gördüğüm ya hiç evlenmiyorlar ya da çok çabuk aileyi gözden çıkarıp boşanabiliyorlar.
Ondan da dinlemek lazım aslında konuyu ama şöyle izah edeyim saygıyı hemen kazanırsın da kaybettiğinde bir daha asla yerine geri gelmiyor, düne kadar ağzımın içine bakan benim bilgime gıpta eden, eğitimimi takdir eden lise mezunu kız arkadaşım (ben doktora yaptım, bir kaç üniversitede de öğretim görevlisi olarak çalıştım ders verdim) ayrılık çanları çalmaya başlayınca "sende her şeyi biliyorsun, ukalasın, kendini övüyorsun" gibi şeylerin içinde geçtiği dünya kadar laf saydı
Halbu ki ben biri bir şey sormadıkça bir şey anlatmam söylemem, egom yoktur (buna yemin edebilirim) vs. bilgimi düne kadar takdir ediyorken ayrılık zamanı konu çok saygısızlığa ilerliyor. Sonra ayrılıyoruz, bir iki gün sonra dönüyor özürler vs. ama bende dönüşü olmuyor. Bu sebepten ben 2 kere nişan attım, çünkü saygı bir daha asla geri gelmiyor.
Kızıp bağıırabilirsiniz, laf söyleyebilirsiniz karşılıklı (allah belanı versin, nereden senle evlendim, çok pişmanım vs.) bunlar olağan şeyler, hiç bir şey süt liman değil ama işte ağızdan çıkan bazı lafların da (...refsiz, sen adam mısın, sen erkek misin vs gibi) dönüşü olmaz, çünkü sinirle söylemek başka, içinde düşündüğünü dışarı vurmak başka.
Gerçekten tartışmadan öte, dönüşü olmayacak sözler söyleniyorsa devam etme o evliliğie, bir bardağı bi kere düşürüp kıran sonrasında da kırar.
İyice düşün taşın ve karar ver, eşine durumu anlat, düşmanın değil, düşmanı değilsin bunu özellikle anlatmaya çalış.
Dediğim gibi geçinmeye gönlü varsa bir şekilde her şey toparlanır ama ağızdan çıkan lafın bazen dönüşü olmuyor, sinirle söylemiştim, öyle demek istemedim, yok o manada söylemedim vs. gibi savunmalar yalandan ibaret.
Ulan bu r10 da nasıl bi yerse ne gizli saklımız ne özelimiz kaldı, her şeyimizi döküyoruz

Seviyorum sizi forum, valla şu açıklamaları başka yerde yapmaz kesinlikle anlatmazdım ama forumdan biri olunca arkadaşımız kardeşimiz deyip yardımcı olmak için elden gelen ne var ne yoksa tüm tuşlara basıyor insan

))