Her gün daha yakınım hiç olmadığı kadar...
Ölmek bir şey değil, benim derdim omuzlara yük olmak.
Keşke kimsesizliğin ortasında bir ağacın altında gün batımını izleyerek verebilsem son nefesimi.
Kimseler bulamasa bedenimi ve öylece toprağa karışsam.
Yalnız yaşayan insanların ölüm haberlerini okuyorum bazen...
O kötü koku muhabbetleri, ceset torbası içinde çıkarılmalar sonrasında "şimdi bu evdeki eşyalara ne olacak" telaşı ve insanların arkanızdan "kimsesi yok mu gerçekten" demeleri.
Bu yüzden korkuyorumdur belki de.
Ama ölmekten değil, yük olmaktan...
Yaşarken kimsesizler mezarlığına yazdırmak istedim geçenlerde kendimi... Tuhaf karşıladı yetkililer.
Oturup anlatmak isterdim ama "neyse" deyip geçiştirdim...
Ölümün tanımı benim nazarımda şöyleydi hep;
"Doğduğunda herkes gülerken sen ağlıyordun. Öyle bir hayat yaşa ki sen öldüğünde herkes ağlarken sen ölüme gülümseyesin..."